KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/16426 E., 2023/3904 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2023
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/9 E., 2021/69 K.
- Hüküm/karar
- Davanın Reddi
Karar Metni
2.221 kelime·11 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Uygulama kadastrosu sırasında temyize konu olup ... İli ... İlçesi ... mahallesi çalışma alanında bulunan ve tapuda davacılar ... ve müşterekleri adına kayıtlı, eski 1657 parsel ... 16.222,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 120 ada 38 parsel numarasıyla ve 10.807,89 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda davalılar ... ve ... adına kayıtlı bulunan eski 1658 parsel ... 10.526,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, 120 ada 37 parsel numarasıyla ve 10.928,01 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacı ... ve müşterekleri vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında kendilerine ait eski 1657 (yeni 120 ada 38) parsel ... taşınmazın yüzölçümünün eksildiği ve eksikliğin davalılara ait eski 1658 (yeni 120 ada 37) parsel ... taşınmazdan kaynaklandığını ileri sürerek, çekişmeli taşınmazların uygulama kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların eski çaplarına göre belirlenecek yüzölçümleri ile tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf duruşma sırasındaki beyanlarında davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.12.2015 tarihli ve 2013/16 Esas, 2015/43 Karar ... kararı ile mahalli bilirkişilerin gösterdikleri sınırlara göre hükme esas bilirkişi raporunda A harfi ile gösterişlen 865,36 metrekare yüzölçümündeki kısmın 120 ada 38 parsel ... taşınmaza eklenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 120 ada 37 parsel ... taşınmazın 25.02.2015 havale tarihli fen bilirkişisi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 865,36 metrekare yüzölçümündeki kısmın bu taşınmazdan ifrazı ile bu kısmın 120 ada 38 parsel ... taşınmaza eklenmesine, böylelikle 120 ada 37 parsel ... taşınmazın yüzölçümünün 9.062,65 metrekare, 120 ada 38 parsel ... taşınmazın yüzölçümünün ise 12.673,25 metrekare olarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalılar ... ve Remazan Bastıroğlu temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 24.12.2018 tarihli ve 2016/2667 Esas, 2018/8122 Karar ... kararıyla, İlk Derece Mahkemesince çekişmeli taşınmazlara ait tesis ve uygulama kadastrolarına ilişkin ölçü krokisi, ölçü cetveli ve diğer belgeler ile arazi kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları ile temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğraflarının getirtilmediği, uzman bilirkişi kurulundan yöntemine uygun şekilde rapor ve harita alınmadığı,
harita mühendisi sıfatına sahip olmayan kontrol memuru ve kadastro teknikeri bilirkişi tarafından düzenlenen soyut ve yetersiz nitelikteki ve tesis kadastrosu sonucu oluşturulan paftadaki sınır yerleri ile uygulama kadastrosu sonucu oluşturulan paftadaki sınır yerlerinin yapılan çakıştırması sonucunda birbirleriyle ve zeminle uyumlu olmadığını belirten ancak bu durumun nedenlerinin tartışılmadığı ve denetime elverişli şekilde açıklanmadığı rapor ile yetinildiği açıklanarak, öncelikle yukarıda belirtilen eksik belgelerin temin edilmesi,
daha sonra harita mühendisi sıfatına sahip üç kişilik uzman bilirkişi kurulu, yerel bilirkişi ve taraf tanıkları hazır olduğu halde mahallinde keşif yapılması, yerel bilirkişi ve tanıklardan tesis kadastrosu sırasında da zeminde mevcut olan sabit sınır ya da yapılar bulunup bulunmadığı sorularak varsa yerlerinin fen bilirkişisine işaretlettirilmesi, fotoğraflarının çekilmesi, teknik bilirkişiler eliyle yöntemine uygun şekilde inceleme ve araştırma yapılması, diğer taraftan davacı tarafın dayandığı ve taraflar arasında daha önce görülen men-i müdahale ve ecrimisil isteğine yönelik ...
Sulh Hukuk Mahkemesinin 1996/583 Esas, 1997/517 Karar ... ve ...
Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/219 Esas, 2009/668 Karar ... dosyalarındaki hükme esas alınan fen bilirkişi raporları ile tesis ve uygulama paftaları çakıştırılmak suretiyle aynı harita üzerinde gösterilmesi; yapılan inceleme ve araştırma sonucunda taraflar arasındaki ihtilafın mülkiyet ihtilafı niteliğinde olduğunun anlaşılması halinde kadastro tespiti kesinleşen taşınmazlar hakkındaki mülkiyet iddiası ile açılacak davalarda görevli mahkemenin genel mahkeme olduğunun da göz önüne alınması,
bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile harita mühendisi bilirkişi raporunda 1956 ve 2013 yılına ilişkin hava fotoğraflarında dava konusu 120 ada 37 ve 38 parsel ... taşınmazların kuzey - güney yönündeki ortak sınırının belirgin olmadığı, doğu yönündeki ortak sınırının ise belirgin ve uygulama kadastro sınırlarının hava fotoğrafındaki sınırlarla uyumlu olup, tesis kadastro sınır ile uyumsuz olduğu, dava konusu taşınmazlara ilişkin hava fotoğraflarındaki sabit ve değişmemiş sınırlar dikkate alındığında ilk tapulama çalışmaları kapsamında yapılan ölçü ve hesaplamalarda hataların bulunduğu,
tapulama paftasındaki sınırların zemine aplike edilmesinin mümkün olmadığı, dava konusu taşınmazların uygulama çalışmalarında tespit edilen sınırlarının doğru tespit edildiği gerekçesi ile davanın reddine çekişmeli 120 ada 37 ve 38 parsel ... taşınmazların uygulama kadastro tespitleri gibi tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı ... ve müşterekleri vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı ... ve müşterekleri vekili temyiz başvuru dilekçesinde, verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, bozma gerekleri yerine gelmeyip, eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 22 inci maddesinin 2 inci fıkrasının a bendine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kanun'un 22 inci maddesinin 2 inci fıkrasının a bendi.
3. Değerlendirme 1. Uygulama kadastrosunun amacı, tapulama, kadastro veya değişiklik işlemlerine ilişkin; sınırlandırma, ölçü, çizim (tersimat) ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermektir. Uygulama kadastrosuna itiraz davaları, kadastro faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yöneliktir.
2. Uygulama kadastrosu yapılırken öncelikle zeminde bulunan ve tesis kadastrosu tarihinde mevcut olan sabit nokta ve sınırlardan, aynı döneme ya da yöreye ait farklı amaçlarla üretilmiş haritalar ile benzeri verilerden yararlanılarak yapılan teknik çalışmalarla, tesis kadastrosuna ait pafta haritaları ortofoto üzerine işlenmekte; haritanın zemine uygun olmaması halinde farklılıkların nerelerden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı tespit edilip varsa hatalar yöntemine uygun şekilde giderilmekte, düzenlenen ada raporu ile yapılan teknik çalışmalar ve gerekçeleri açıklanmakta;
bundan sonra yönetmelikte açıklanan ilkeler çerçevesinde taşınmazların bütün sınırları tek tek değerlendirmeye tabi tutularak ilk tesis kadastrosu sırasındaki gerçek fiili duruma ulaşılmaya çalışılarak, uygulama tutanağı düzenlenmekte ve uygulama kadastrosu haritaları üretilmektedir. İşte, uygulama kadastrosuna itiraz davaları, uygulama kadastrosu faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yönelik davalardır.
Bu nedenle mahkemelerce, uygulama faaliyetine eşdeğer ve amaca uygun bir araştırma yapılması zorunludur.
3. İlk Derece Mahkemesince amacına ve yöntemine uygun bir araştırma yapılabilmesi için öncelikle, denetime veri teşkil etmek üzere, Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin "Hgm-Geoportal" sayfasına girilmek suretiyle taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı olduğu araştırılıp belirlenmek ve tarihleri açıkça yazılmak suretiyle tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğraflarının Harita Genel Müdürlüğünden getirtilmeli, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları, tesis kadastrosuna ait pafta haritası, varsa bu haritada değişiklik yapan ifraz haritaları,
mahkeme ilamları ve eki olan haritalar, varsa uygulama kadastrosu sırasında yararlanıldığı anlaşılan diğer haritalar, dava konusu taşınmaza ilişkin tesis kadastrosu ve uygulama kadastrolarına ait ölçü çizelgesi, hesap cetveli ve ölçü krokileri gibi bilgi ve belgeler toplanmalı, bundan sonra mahallinde, yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, harita ya da jeodezi mühendisi teknik bilirkişilerin katılımı ile keşif yapılmalıdır.
4. Keşif sırasında çekişmeli taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı, bitki örtüsü, zeminde mevcut ağaçların yaşı gibi hususlar ile zeminin jeolojik yapısının değerlendirilmesine ihtiyaç duyulan hallerde uzman ziraat bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişi de keşif heyetine dahil edilmelidir.
5. Yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan tesis kadastrosu sırasında da zeminde mevcut olan sabit sınır ya da yapılar bulunup bulunmadığı sorularak varsa yerleri fen bilirkişilerine işaretlettirilmeli, fotoğrafları çekilmeli, taraflar keşif sırasında hazır bulunmakta ise zeminde ortak sınır üzerinde uzlaşıp uzlaşmadıkları tespit edilip gerektiğinde imzaları ile beyanları tevsik edilmeli, uzlaşılan sınırlar ile iddia edilen sınırlar fen bilirkişi tarafından haritasında işaretlenmeli, keşif sırasında hazır edilmeleri halinde ziraat bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişisinden,
taşınmazlar arasında değişmeyen doğal ya da yapay sınırlar bulunup bulunmadığı, sınırlarda mevcut ağaçların yaşları gibi hususlarda bilgi alınmalı, fen bilirkişiden denetime veri teşkil etmek üzere dosya içine getirtilen bilgi ve belgeler ile bilirkişi ve tanık anlatımlarından yararlanarak uygulama kadastrosunu denetlemesi istenmelidir.
6. Teknik bilirkişilerden, tesis kadastrosunun, paftaların üretim yılı, üretim tekniği, altlığı ve ölçeği gibi hususları da açıklar tarzda hangi yöntem ve tekniklerle yapıldığı, uygulanan yöntemlerin hata paylarının ne olduğu, üretilen haritaların zeminle uyumsuz bulunması halinde farklılığın nereden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı, sırasıyla tersimat hatası, hesap hatası, ölçü hatası ve sınırlandırma hatası bulunup bulunmadığı, uygulama kadastrosu sonucu tespit edilen yeni sınırların niteliğinin ne olduğu ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak belirlenip belirlenmediği,
uygulama kadastrosunda hata yapılmış ise doğru sınır ve haritanın nasıl olması gerektiği gibi hususlarda ve "ada raporu" ile "uygulama tutanağı ve haritasını" irdeler şekilde, teknik ve bilimsel verilere dayalı, gerekçelendirilmiş, denetlenebilir ve ayrıntılı rapor ve haritalar alınmalıdır.
7. Raporun denetime elverişli olması için fen bilirkişisinden, düzenleyeceği haritalardan iki tanesinde hava fotoğrafı üzerinde, iki tanesinde ise ortofoto (yoksa uydu fotoğrafı) üzerinde ilk tesis kadastrosu paftası ve uygulama kadastrosu paftasını çakıştırması istenmeli; çakıştırmaların birer tanesinin ada bazında değerlendirme yapmaya elverişli geniş ölçekli olması, diğerinin ise dava konusu taşınmaz ve çevresini gösterir şekilde daha dar ölçekli olması istenmelidir. Fen bilirkişileri haritasında, uygulama kadastrosunda yanlışlık varsa, infazı kabil bir hükme esas olmak üzere doğru sınırların nasıl olması gerektiği de gösterilmelidir.
8. Açıklanan yönteme uygun inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmeli; değerlendirme yapılırken uygulama kadastrosunun amacının mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı ve mülkiyet uyuşmazlıklarının uygulama kadastrosuna ilişkin davalarda tartışma konusu yapılamayacağı göz önünde bulundurulmalıdır.
9. İlk Derece Mahkemesince, (IV.B) numaralı paragrafta açıklanan gerekçe ile yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli bulunmamaktadır.
10. Mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyulduğuna göre, bozmada işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Bozmaya uyulmakla, taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma gereklerinin yerine getirilmesi zaruridir. Hükmüne uyulan bozma ilamında "...
Hükme esas bilirkişi raporunda tesis kadastro sınırları ile uygulama kadastrosu sonucu oluşturulan paftadaki sınır yerlerinin birbirleriyle ve zeminle uyumlu olmadığı halde bu durumun nedenlerinin tartışılmadığı açıklanarak yöntemince araştırma yapılması ve üç kişilik harita mühendisi bilirkişiden ihtilafı aydınlatmaya elverişli rapor alınması..." gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma içeriğindeki belgeler ikmal edilerek mahallinde keşif yapılıp, üç kişilik bilirkişi kurulundan rapor alınmış ise de, bu rapor ihtilafı aydınlatmaya elverişli değildir.
Şöyle ki; çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede tesis kadastrosu 1954 yılında yapılmış, çekişmeli taşınmazlar ise kadastral 1289 ve 1290 parsel ... taşınmazlardan, 1290 parsel ... taşınmazdaki tersimat hatasının giderilmesi sureti ile bu taşınmazın bir kısmının tenzil edilip, 1289 parsel ... taşınmaza eklenmesi ve bu taşınmazın ifraz edilmesi sureti ile 16.04.1966 tarihinde oluşmuşlardır.
İfraz işlemine ilişkin belgeler incelendiğinde ölçü tablosu ve ölçüye dayalı ifraz krokisi bulunduğu anlaşılmakta olup, taşınmazlar kadastral parsellerin ifrazı neticesinde oluştuğuna göre bu belgelerden yararlanılması zaruridir.
Ne var ki, harita bilirkişi kurulu raporunda bu belgelerden yararlanılıp yararlanılmadığı anlaşılamadığı gibi, uygulama kadastrosu sırasında taşınmazların ara sınırı geçerli sınır tipinde belirlendiğine göre, mevcut bilirkişi raporunda tesis sınırı olarak gösterilen sınır ile uygulama kadastro sınırının çakışması gerektiği halde bu sınırların ayrı hat çizdikleri anlaşılmakta olup, bilirkişi raporunda bu hususun nedenleri tartışılıp değerlendirilmemiş, bilirkişi raporunun 7 nci sayfasında çekişmeli taşınmazların zemin sınırlarının tesis ve uygulama sınırları ile uyumlu olmadığı,
12 ve 13 üncü sayfalarında taşınmazların kuzey güney yönlü ara sınırının belirgin olmadığı belirtildiği halde, raporun 17 nci sayfasında uygulama kadastro sınırlarının zemindeki belirgin sınırlarla ve hava fotoğrafları ile uyumlu olduğu belirtilerek çelişkiye düşülmüş, diğer taraftan tüm sınırlar ayrı hat çizdiği halde (tesis, uygulama ve zemin) bu husus üzerinde önemle durulmayıp, taşınmazların ara sınırlarında sabit sınır niteliğinde sınır bulunmamakta ise pafta ve teknik belgesinde (somut olayda ifraz krokisi ve evrakları) hata bulunmaması halinde buna göre belirlenecek sınırın esas alınması gerektiği de düşünülmemiştir.
Eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
11. Hal böyle olunca; öncelikle çekişmeli taşınmazların tesis ve uygulama kadastro paftaları, tesis kadastrosu ve uygulama kadastrolarına ait ölçü çizelgesi, hesap cetveli ve ölçü krokileri gibi bilgi ve belgeler, taşınmazların ifrazen oluşumlarına ilişkin tüm belgeler (ifraz haritası, ifraza esas ölçü krokisi ve cetveli vs.) ile tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe ve ifraz tarihine en yakın tarihli hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğraflarından eksik olanlar getirtilerek dosya ikmal edilmeli,
ayrıca çekişmeli taşınmazlara komşu taşınmazlara yönelik uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin dava mevcut ise bu dava dosyaları getirtilerek hukuki ve fiili irtibat bulunup bulunmadığı üzerinde durularak birleştirme gereği düşünülmeli, daha sonra önceki bilirkişiler dışında harita mühendisi ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi sıfatına sahip bilirkişilerin de dahil olduğu,
üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak denetime elverişli rapor alınmalı, taşınmazların tesis ve uygulama kadastrosu sınırlarının örtüşmemesi halinde sınır farklılıklarının nedeni denetime elverişli şekilde ortaya konulmalı, taşınmazların ara sınırının sabit sınır tipinde belirlenmediği durumda pafta ve teknik belgelerinde hata bulunmaması halinde buna göre belirlenecek sınırın esas alınması gerektiği de göz önüne alınarak toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
12. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözardı edilerek hüküm kurulması isabetsiz olduğundan İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/16426, K. 2023/3904, 21 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama