KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/3143 E., 2023/3129 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/865 E., 2021/475 K.
- Karar
- İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine
- İlk derece mahkemesi
- ... Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/5 E., 2020/28 K.
Karar Metni
1.423 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz ve elatmanın önlenmesi davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 22 nci maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca 2018 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan tapuda ... ... ve ... adına kayıtlı bulunan eski 1808 parsel ... 15.850,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 127 ada 48 parsel numarasıyla ve 15.478,91 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda ... adına kayıtlı bulunan eski 1806 parsel ... 8.300,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 127 ada 49 parsel numarasıyla ve 8.455,95 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacı ... ... ve ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında kendilerine ait eski 1808 (yeni 127 ada 48) parsel ... taşınmazın yüzölçümünün eksildiği ve bu eksikliğin davalıya ait eski 1806 (yeni 127 ada 49) parsel ... taşınmazdan kaynaklandığını ileri sürerek taşınmazların uygulama kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların önceki yüzölçümleri ile tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.
3. Birleşen dava dosyasında davacı ... ... ve ... vekili dava dilekçesinde; tapuda adlarına kayıtlı bulunan 1806 parsel ... taşınmazın bi bölümüne komşu 1808 parsel maliki olan davalı ... tarafından bina inşa etmek sureti ile müdahale ettiğini ileri sürerek taşınmaza vaki müdahalenin önlenmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesi vermemiş, duruşma sırasındaki beyanlarında ise davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tesis kadastro paftası, uygulama kadastro paftası ve hava fotoğraflarının çakıştırılması sonucunda dava konusu 127 ada 48 parsel ... taşınmaz ile 127 ada 49 parsel arasındaki sınırın uygulama kadastrosu sırasında hatalı belirlendiği, uygulama kadastrosu sırasında taşınmazların ara sınırının geçerli sınır tipinde (kadastro paftasına göre) belirlenmesine rağmen eski kadastro paftasına uymadığı, 68 nolu noktanın 289 nolu noktaya birleşmesi gerekirken uygualam kadastrosu sırasında 69 nolu noktanın 289 nolu noktaya birleştirildiği,
kadastro paftasına göre batıdaki yolun bitim noktasından ara sınırın oluşması gerekirken, uygulama kadastrosunda yaklaşık 3,00 metre yukarıdan ara sınır oluşturulduğu ve bu durumum hava fotoğraflarında da açıkça görüldüğü gerekçeleri ile davanın ve birleşen davanın kabulüne, çekişmeli 127 ada 48 ve 49 parsel ... taşınmazların uygulama kadastro tespitlerinin iptali ile teknik bilirkişilerin 27.04.2019 tarihli raporunun eki krokide (A) harfi ile gösterilen 162,85 m2'lik kısmın 127 ada 49 parselden çıkarılarak 127 ada 48 parsel ... taşınmaza eklenmesine, bu yolla 127 ada 48 parsel ... taşınmazın 15.641,76 m2 yüzölçümlü olarak,
127 ada 49 parsel ... taşınmazın ise 8.293,10 m2 yüzölçümlü olarak tapuya kayıt ve tesciline, 127 ada 48 parsel ... taşınmazın teknik bilirkişilerin 18.03.2020 tarihli ek rapor ve eki krokide (T1=10,41 m2 ve T2=5,68 m2) ile gösterilen kısmına davalının yaptığı el atmanın önlenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacılar vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamakla beraber, müdahalenin meni kararının yanında taşınmaza bina yapılması sureti ile müdahalede bulunulduğundan kal kararı verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca asıl ve birleşen davalar yönü ile ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak bu yönleri içerir şekilde davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; hükme esas bilirkişi raporları ile önceki yıllarda alınan raporların çelişkili olduğunu, bu çelişkilerin giderilmesi yönündeki itirazları üzerine alınan raporda da çelişkilerin giderilmediğini, mahalli bilirkişilerin tesis kadastrosu sırasında taşınmaz üzerinde bina bulunmadığı yönündeki beyanların kabulünün mümkün bulunmadığını, bilirkişi raporlarının hatalı olup, asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekili ile davalı vekili'nin istinaf başvurularının 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl dosya yönü ile; 3402 ... Kanun'un 22 nci maddesinin 2 nci fıkrasının a bendine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığı, birleşen dosya yönüyle ise; uygulama kadastrosu tutanağı düzenlenmesinden evvel mahalli hukuk mahkemesinde görülmekte olan el atmanın önlenmesine ilişkin davanın kadastro mahkemesine devredilip devredilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 ... Kanun'un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri ile 3402 ... Kanun'un 22 inci maddesinin 2 inci fıkrasının a bendi, 5 inci ve 27 inci maddeleri, Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilinde Gerekli Düzeltmelerin Yapılmasında Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik'in 9 uncu ve 28 inci maddesi, Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi Ve Tapu Sicilinde Gerekli Düzeltmelerin Yapılmasında Uyulacak Usul Ve Esaslara İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 9 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1. Davalı vekilinin asıl dava dosyasının konusunu teşkil eden uygulama kadastrosuna itiraz davasına ilişkin verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin birleşen dava dosyasının konusunu teşkil eden elatmanın önlenmesi davasına ilişkin verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
3402 ... Kanun'un 22 nci maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun amacı, tesis kadastrosu ya da sonrasında yapılan ifraz ve tevhid işlemleri sırasında yapılan sınırlandırma hataları ile ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermek suretiyle taşınmazların planlarını ve pafta haritalarını yenileyip, tapu sicilinde gerekli düzenlemeleri yapmaktır. Anılan maddenin 3 üncü fıkrası, "yapılacak çalışmalarda 2, 4, 14, 17, 19 ve 21 inci maddeler ile 13 üncü maddenin (B) ve 20 nci maddenin (B), (C) ve (D) bentleri hükümleri uygulanmaz." hükmünü içermektedir. Bu fıkrada, 3402 ... Kanun'un 5 ve 27 nci maddelerinde sözü edilen "davalı" taşınmazlara ilişkin hükümler "uygulanmayacak maddeler" arasında sayılmamıştır.
Ne var ki; Kadastro Kanunu'nun "uygulanmayacak" maddeleri arasında sayılmadığı için, uygulama kadastrosunda da geçerli olan maddelerin kapsamları değerlendirilirken, uygulama kadastrosunun amacının göz önünde bulundurulması zorunludur. Bu nedenlerle, genel mahkemelerden aktarılacak davaların niteliği; başka bir ifade ile hangi davalar nedeniyle uygulama kadastrosu tutanaklarının "davalı" olarak tanzim edilip Kadastro Mahkemesine gönderilmesi gerektiği hususları da bu amaca uygun olarak belirlenmelidir.
Uygulama kadastrosunun amacı dikkate alındığında, uygulama kadastrosu tutanağının "davalı" olarak düzenlenmesi için görülmekte olan davaların sınır ya da yüzölçümü ihtilaflarına ilişkin bulunması ve yargılama sonunda verilecek hükmün, taşınmazın kadastral sınırlarını değiştirme ihtimalinin bulunması zorunludur. Nitekim, 3402 ... Kanun'un 22 inci maddesinin ikinci fıkrasının a bendinin uygulanmasına ilişkin çıkarılan ve 29.11.2006 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan "Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilinde Gerekli Düzeltmelerin Yapılmasında Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik'in" 28 inci maddesinde söz konusu davalardaki uyuşmazlığın “taşınmazların sınırına ve yüzölçümüne yönelik” olması gerektiği vurgulanmıştır.
Somut olayda, 3402 ... Kanun'un 27 nci maddesi uyarınca kadastro mahkemesine devredilen ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/1394 Esas ve 2019/822 Karar ... dava, çapa dayalı elatmanın önlenmesi davası olup; bu tür davalar sonunda verilecek hükümler, çekişmeli taşınmazların kadastral sınırlarını değiştirmeyeceğinden, yukarıda yer alan açıklamalar karşısında, Kadastro Mahkemesine devredilmesi gereken davalardan değildir.
Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesi tarafından bu dava yönü ile görevsizlik kararı verilerek dava dosyasının yetkili ve görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olduğundan, hükmün bu dava yönü ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Davalı vekilinin asıl davaya yönelen temyiz itirazlarının yukarıda (V.C.3.1) no.lu bentte yazılı nedenlerle reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca asıl dava yönünden ONANMASINA,
2. Davalı vekilinin birleşen dava yönünden temyiz itirazlarının yukarıda (V.C.3.2) no.lu bentte yazılı nedenlerle kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının birleşen dava yönünden BOZULMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/3143, K. 2023/3129, 24 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama