KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/4441 E., 2023/3778 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2023
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/1267 E., 2020/977 K.
- Karar
- Davanın reddine
Karar Metni
1.401 kelime·7 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki düzeltme işlemine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Kadastro Müdürlüğünce, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 41 inci maddesi uyarınca re’sen yapılan düzeltme işlemi sırasında, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve tapuda sırasıyla ... Tekstil Ltd. Şti, ..., ... ve arkadaşları adına kayıtlı olan 6010, 6011 ve 6012 parsel ... 464,65; 318,00 ve 517,77 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, 454,79, 327,51 ve 511,79 metrekare yüzölçümlü olarak belirlenerek tapu kaydında düzeltme yapılmasına karar verilmiştir.
2.Davacı ... dava dilekçesinde; düzeltme işlemi sırasında kendisine ait taşınmazın yüzölçümünün arttığı ancak inşaat faaliyet alanının daraldığı gerekçesiyle Kadastro Müdürlüğünce yapılan düzeltme işleminin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin kendi taşınmazına inşaat yapmak için Kadastro Müdürlüğüne başvurduğunu, kendisine bu nedenle aplikasyon krokisinin verildiğini, bu krokiye göre Belediyeden yapı ruhsatı alındığını, yapılan düzeltme işlemi ile müvekkilinin taşınmazının da 10 m2 küçüldüğünü, düzeltme işlemine karşı açtıkları ... 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2008/115 E.- 2009/467 K. ... ilamıyla reddedildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.02.2013 tarihli ve 2008/317 Esas, 2013/221 Karar ... kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 07.03.2014 tarihli ve 2013/14174 Esas, 2014/2207 Karar ... kararıyla "hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda taşınmazın 1973 yılında yapılan ifraz haritasının teknik hata içerip içermediği denetlenmediği gibi çekişmeli taşınmazın yüzölçümündeki artışın sınırlarında meydana gelen değişikliğin ifraz haritasından mı yoksa tesis kadastrosunda yapılan sınırlandırma ve sayısallaştırma hatasından mı kaynaklandığı, teknolojik yöntem farklılıklarının neler olduğu ve hatanın nereden kaynaklandığı denetime açık olarak gösterilmediği,
mahkemece, ilk tesis kadastrosuna ait ölçü krokisi ve hesap çizelgesi, denetime veri teşkil edecek ortofoto, ilk tesis kadastrosunun yapıldığı tarihlere en yakın tarihlerde çekilmiş hava fotoğrafları, uydu fotoğrafları, tesis kadastrosu paftası, varsa kadastrodan sonra 1973 yılında yapılan ifraz haritaları getirtilerek bu şekilde dosya keşfe hazır hale getirilmesi, bundan sonra mahallinde, harita ya da jeodezi mühendisi fen bilirkişi, yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarının katılımı ile keşif yapılması;
keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan ilk tesis kadastrosu sırasında da zeminde mevcut olan sabit sınır ya da yapılar bulunup bulunmadığı sorularak varsa yerleri fen bilirkişisine işaretlettirilmesi, fotoğrafları çekilmesi, fen bilirkişisinden düzeltme işlemine esas teşkil eden bilgi ve belgeler, otrofoto, hava fotoğrafları, uydu fotoğrafları ve memleket haritaları ile bilirkişi ve tanık anlatımlarından yararlanarak düzeltme işleminin denetlemesi, alınacak fen bilirkişi raporunda, ilk tesis kadastrosunun hangi yöntem ve tekniklerle yapıldığı, uygulanan yöntemlerin hata paylarının ne olduğu,
üretilen haritaların yüzölçümleri ya da sınırları itibariyle zeminle uyumsuz bulunması halinde farklılığın nereden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı, 1973 yılında yapılan ifraz haritalarında hata bulunup bulunmadığı, düzeltme işlemi sonucu tespit edilen yeni sınırların yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edilip edilmediği, düzeltme işlemi sırasında hata yapılmış ise doğru sınır ve haritanın nasıl olması gerektiği gibi hususlar bilimsel yöntemlerle ve denetime elverişli olacak şekilde açıklanması, teknik ve bilimsel verilere dayalı ayrıntılara yer verilmesi,
ayrıca fen bilirkişisinden, çekişmeli taşınmazı, komşu parselleri ile birlikte konumunu gösterecek şekilde ilk tesis ve düzeltme işlemi sonucu oluşan haritaların hava fotoğrafı, uydu fotoğrafı ve ortofoto üzerinde çakıştıran denetime elverişli harita düzenlenmesinin istenmesi, 1973 yılında yapılan ifraz haritalarının teknik hata içermediğinin anlaşılması halinde taşınmazların sınırlarını değiştirecek şekilde düzeltme kararı verilemeyeceğinin de göz önünde bulundurularak toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilerek hüküm bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 6010- 6011 ve 6012 parsellerin geldisi olan kök parsellerin tapulama işlemi sırasında oluşan 66 ve 67 parseller oldukları, 66 parselin evveliyatının 12.07.1966 tarih 15 sıra ... tapu kaydına, 67 parselin evveliyatının ise 01.11.1965 tarih, 1 sıra ... nolu tapu kaydına dayandığı, 66 parselin evveliyatı olan 15 sıra numaralı tapu kaydında 893 m2 yüzölçümlü olduğu, ancak tapuya tapulama tutanağında yazdığı gibi 869 m2 olarak tescil edildiği ve aradaki farkın 24 m2 olduğu, 67 parselin evveliyatının ise 1 sıra numaralı tapu kaydında 1340 m2 yüzölçümlü olduğu,
ancak tapuya tapulama tutanağında yazdığı gibi 1309 m2 olarak tescil edildiği, aradaki farkın 31 m2 olup bunun sebebinin tapulama tutanağında yazdığı üzere tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün 05.05.1966 tarihli merkez komisyon kararında belirtildiği gibi Cumhuriyet Mahallesinin tapu haritalarının tümünün zemine kabili tatbik olmadığından tersimen teşekkül eden yollara istinaden yapılan ölçümde iş bu parsel ile bu ada içinde kalan parsellerin zeminde miktarları azaldığından orantı dahilinde tashihan ve bu parselin de tapu miktar ve haritasının kısmen şeklinden faydalanılmakla tahdit ve tespitinin yapıldığının denildiği,
6010- 6011 ve 6012 parsellerin tapulama esnasında kök 66 ve 67 parsellerin çeşitli değişiklik işlemleri görmesi ile oluştukları, 67 parselin 15.09.1970 tarih 8811 ve 8812 yevmiye numaralı tescil beyannamesi ile ifraz işlemi gördüğü,
5373-5374 ve 5375 parsellerin oluştuğu, burada oluşan 5373 parselin (436 m2) ise 09.01.1973 tarih 14561 yevmiye numaralı tescil beyannamesinden de anlaşılacağı üzere 66 parsel ile tevhit olup ifrazen 6010 parsel (464 m2), 6011 parsel (318 m2) ve 6012 parsellerin (523 m2) oluştuğu, tescil beyannamesinde görüleceği üzere tecviz hesabında oluşan 9,74 m2 alan eksikliğinin parsellerin yüzölçümleri ile orantılı şekilde dağıtıldığının görüldüğü, tapu haritalarından tapulama esnasında kısmen şeklen faydalanılması,
1970 ve 1973 yıllarında ifraz hesaplamalarında parsel alanlarının şimdiki koordinatlı alan hesaplama yöntemine göre pek hassas olmayan thomson yöntemi ile hesaplanmasından ötürü alan farklılıkları çıktığının düşünüldüğü, ... ilçesi Cumhuriyet Mahallesi 6010-6011 ve 6012 parsel numaralı taşınmazlardaki pafta zemin uyumsuzluğunun 09.11.1973 tescil tarihli tevhiden ifraz beyannamesindeki yapıların ölçü hatasından dolayı evrakına hatalı işlenmesinden meydana geldiği,
Tapu ve Kadastro Müdürlüğünün 1999/1 ... genelgesi çerçevesinde yapılan sayısallaştırma işlemleri sonucu elde edilen kadastral veri ile 09.11.1973 tescil tarihli değişiklik evrakının sayısal datası arasında ortaya çıkan farklılığın da pafta zemin uyumsuzluğunu gidermese de 1973 tarihli tescil evrakındaki cepheleri ile uyumlu olarak yapılan düzeltmenin kadastro paftası ile çakışması sonucu mevzuata uygun olduğu kanaatine varıldığı, ...
Kadastro Müdürlüğü tarafından tanzim edilen düzeltmenin teknik olarak doğru ve mevzuatına uygun olduğu bildirilmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; alınan bilirkişi raporuna itiraz etmiş olmalarına rağmen mahkeme bu raporu hükme esas aldığını, bilirkişi raporunda bozma ilamında belirtilen hususlarda inceleme yapılmadığını, raporun kendi içinde çelişkili olduğunu, raporda pafta zemin uyumsuzluğundan bahsedilmesine rağmen sanki hiçbir uyumsuzluk yokmuş gibi anılan uyumsuzluğun gözardı edilerek düzeltmenin hukuka uygun olduğunun belirtildiği,
yine söz konusu farklılığı gerekçe olarak 09.11.1973 tarihli tevhiden ifraz beyannamesindeki yapıların ölçü hatasından kaynaklandığının belirtilmesine rağmen düzeltmenin hukuka uygunluk nedeni olarak 1973 tarihli tescil evrakındaki cepheleri ile uyumlu olmasının gösterildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda fiili durumun incelenmediğini, iki taşınmaz arasındaki sınır niteliğinde bulunan duvarın tanık beyanlarına göre 1967 yılından beri mevcut olduğunun sabit olduğu buna rağmen davalı şirketin binasının çekme mesafelerinin altına düşülerek yapıldığını öne sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kadastro Müdürlüğü tarafından yapılan düzeltme işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kanun'un 41 inci maddesi
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ...
Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 120,60 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
1086 ... Kanun'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/4441, K. 2023/3778, 19 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama