İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/5800 K.2023/3127

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2021/5800Karar2023/3127Tarih24 Mayıs 2023Okuma7 dk · 1.494 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2021/5800 E., 2023/3127 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Mayıs 2023
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Sayısı
2017/20 E., 2021/104 K.
Karar
Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.494 kelime·7 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın davalı Hazine yönünden reddine, dahili davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı dahili davalı ... vekili tarafından duruşma istemli, davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından ise duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin ise davanın niteliği gereği reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Kullanım kadastrosu sırasında ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 7020 ada 6 parsel sayılı 235,56 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesinde 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve iş bu taşınmaz ve üzerindeki tek katlı kargir binanın 20 yıldan beri ...'in kullanımında olduğu belirtilerek bahçe vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.

2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın 30 yılı aşkın süredir kendisinin fiili kullanımında bulunduğunu ileri sürerek taşınmazın beyanlar hanesine lehine kullanıcı şerhi verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; kadastro tespitinin kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak yapıldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin (.../... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin) 07.06.2011 tarihli ve 2010/610 Esas, 2011/283 Karar sayılı kararı ile kadastro tespitinin kesinleştiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 04.06.2015 tarihli ve 2015/6960 Esas, 2015/7309 Karar sayılı kararıyla çekişmeli taşınmazın kullanım kadastrosu tutanağının 30.6.2010 - 29.7.2010 tarihleri arasında askı ilanına alındığı, davacı tarafından 27.7.2010 tarihinde ve askı ilan süresi içinde eldeki davanın açıldığı, tutanağa karşı askı ilan süresi içinde dava açılmış olması nedeniyle, tutanağın sehven kesinleştirilerek tapu kaydının oluşturulmasının usulsüz olduğu, usulsüz kesinleştirmenin de hukuken geçerliliği ve başlayıcılığı bulunmadığı açıklanarak, Mahkemece davanın esastan incelenmesi gerektiği ve inceleme görevinin ise Kadastro Mahkemesine ait olacağı gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsizliğine değinilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

1. İlk Derece Mahkemesinin (... 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin) 24.11.2016 tarihli ve 2016/405 Esas, 2016/209 Karar sayılı kararı ile davanın usulden reddine, Mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın ... Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ve iş bu kararın 01.02.2017 tarihinde kesinleşmesi üzerine dosya ... Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesinin (... Kadastro Mahkemesinin) yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişilerin beyanlarına göre taşınmazın 30 yılı aşkın bir süredir davacı tarafından kullanıldığının anlaşıldığı gerekçesi ile davacının Hazineye karşı açtığı ve Hazine adına yapılan tespitin iptali talebi yönünden davasının reddine, davalı ...'e karşı açtığı şerhe yönelik davanın kabulüne, çekişmeli 7020 ada 6 parsel sayılı taşınmazın, beyanlar hanesinin 2 nci maddesine bulunan, “...iş bu taşınmaz ve üzerindeki 1 katlı kagir bina 20 yıldan beri ... oğlu ...'in kullanımındadır..." şerhinin iptali ile, bu şerh yerine; "...İş bu taşınmaz 20 yıldan beri ... T.C. kimlik numaralı Halil oğlu ...'nın kullanımındadır..." şerhinin yazılmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili, davalı Hazine vekili ve dahili davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde, davalı Hazine yönü ile verilen ret kararının ve aleyhe vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetli olmadığını, taşınmazın davacı tarafından imar ve ihya edilerek tarım arazisi haline getirilmesi karşısında taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek ve resen dikkate alınacak sebeplerle hükmün bozulmasını istemiştir.

2. Davalı Hazine vekili temyiz başvuru dilekçesinde, çekişmeli taşınmazın Bakanlığın 06.03.2013 tarih ve 133 sayılı oluru ile Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığına devrinin uygun görülüp, taşınmazın TOKİ'ye devredildiğini, taşınmazın evveliyatının orman olup, 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığı gerekçesi ile davalı Hazine yönünden verilen ret kararının isabetli olduğunu, ancak kullanım kadastrosu yönü ile verilen kabul kararının eksik inceleme sonucunda verildiğini ileri sürerek ve resen dikkate alınacak sebeplerle hükmün bozulmasını istemiştir.

3. Dahili davalı ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde, dosya kapsamında yapılan işlemlerin önemli kısmının tebliğ edilmeyip, savunma haklarının kısıtlandığını, çekişmeli taşınmazı davalının 1990 yılında davacının babası ...'dan satın aldığını ve üzerine ev yapmak sureti ile üzerinde ikamet etmeye başladığını ve taşınmazın bulunduğu yerin TOKİ'ye devri tarihi olan 2015 yılına kadar da taşınmazın kendi fiili kullanımında bulunduğunu, davacı tarafın taşınmazda bir kullanımı bulunmadığını ileri sürerek ve resen dikkate alınacak sebeplerle hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yargılama aşamasında davalı tarafa yapılan tebligatların usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, bu kapsamda davalı tarafın savunma hakkının ihlal edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6100 sayılı Kanun'un 27 nci maddesi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu ve 21 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1. İlk Derece Mahkemesince, (IV.B.2) numaralı paragrafta gösterilen gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, verilen karar usul ve yasaya uygun düşmemektedir.

2. Bilindiği üzere 6100 Sayılı Kanun'un hukuki dinlenme hakkı başlıklı 27 nci maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. Hukuki dinlenme hakkının gereği olarak, taraflar duruşmaya çağrılmadan hüküm verilememesi, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın (Anayasa) 36 ncı maddesi ile düzenlenen iddia ve savunma hakkının kullanılmasına olanak tanınması ilkesinin doğal bir sonucudur. Aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6 ncı maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının da en önemli unsurudur.

3. Gerçekten savunma hakkını güvence altına alan Anayasa’nın 36. maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un 27 nci maddesinde açıkça belirtildiği üzere, Mahkemece davalı taraf, dinlenmek ve savunması alınmak üzere kanuni şekillere uygun olarak davet edilmedikçe hüküm verilmesi mümkün bulunmamaktadır.

4. 7201 sayılı Kanun'un bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10 uncu maddesinin 1 inci fıkrasına göre, tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır.

Anılan kanun maddesinin, 6099 sayılı Tebligat Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6099 sayılı Kanun) 3 üncü maddesi ile eklenen 2 nci fıkrasına göre ise, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır.

Aynı Kanun'un tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina başlıklı 21 nci maddesine, 6099 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile eklenen 2 nci fıkrasında.

"Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır.

İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır" hükmü yer almaktadır.

5. Sözü edilen kanun maddeleri ve değişikliğe ilişkin kanun gerekçeleri dikkate alındığında, kişiye öncelikle, bilinen en son adresi esas alınarak (bilinen bir adresi yok ise adres kayıt sistemindeki adresi esas alınarak) tebligat çıkartılmalı, adres tebligata elverişli değilse ya da tebligat yapılamazsa adres kayıt sistemindeki adresine buna ilişkin şerh de düşülerek 21/2 nci madde uyarınca tebligat çıkartılmalıdır.

6. Somut olaya gelince; davacı ... vekili tarafından 13.12.2018 tarihli dilekçe ile, çekişmeli taşınmazın beyanlar hanesinde lehine şerh bulunan ...'in davaya dahil edilmesi talep edilmiş ve bu dilekçe içeriğinde dahili davalının adresi olarak "... Sokak NO; 30/7 .../..." adresi gösterilmiştir. Dosya kapsamından sözü edilen kişinin başkaca bir adresinin bulunduğuna da rastlanılmamıştır. Dolayısı ile öncelikle dahili davalının iş bu adresine tebligat yapılması, bundan sonra tebligatın bila ikmal dönmesi halinde ise bu kez “MERNİS” şerhi verilmek sureti ile tebligat yapılması gerekmektedir.

7. Ne var ki, İlk Derece Mahkemesince bu yol izlenmeksizin sözü edilen adrese doğrudan "MERNİS" şerhi verilmek tebligat çıkarılmış ve 7201 sayılı Kanun'un 21/2 nci maddesi uyarınca tebliğ edilmiş, bilahare yapılan tebligatlar ise bila ikmal iade edilmiştir. Şu halde, davalı taraf usulüne uygun şekilde davaya davet edilerek, savunma ve delilleri tespit edilmediğinden davalı tarafın hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilerek karar verildiği kuşkusuzdur.

8. Hal böyle olunca, dahili davalıya yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere uygun şekilde dava dilekçesi ekli duruşma gününü bildirir davetiye düzenlenmeli, bu yolla yöntemince taraf koşulu yerine getirilmeli, dahili davalıdan savunma ve delilleri sorulmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.

9. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözardı edilerek hüküm kurulması isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,

Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 ... içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

24.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/5800, K. 2023/3127, 24 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. V. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. VI. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/5800
Karar No
2023/3127
Tarih
24 Mayıs 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/5801 K.2023/2787
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/5802 K.2023/18143
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/5806 K.2023/2895
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/5807 K.2023/1534
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/5813 K.2023/1672
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2021/5815 K.2023/6300

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.