KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2021/7605 E., 2024/606 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2024
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/908 E., 2020/1607 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun reddine
- İlk derece mahkemesi
- Niksar Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/221 E., 2019/82 K.
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında Niksar Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davalılar tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olup, bu kez davalı ... vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında Erbaa ilçesi Gürpınar Mahallesi 106 ada 42 parsel sayılı taşınmaz 22857,38 metrekare yüzölçümü ve yaylak vasfında sınırlandırılmıştır.
Davacı Orman İdaresi çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek tapu kaydının iptali ile taşınmazın orman vasfında Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda çekişmeli taşınmazın uzman orman bilirkişi raporuna göre orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile taşınmazın orman vasfında Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından istinaf edilmekle Samsun Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen ilamıyla istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ... Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince ve Bölge Adliye Mahkemesince, taşınmazın orman içi açıklık olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Şöyle ki; hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın 1953, 1967 ve 1972 tarihli hava fotoğrafında orta kısmının açık kenarlarının ise meşe ile kaplı olduğunun belirlendiği anlaşılmıştır.
6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanunu) 17 inci maddesinin 2.fıkrası "Devlet ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma vaya hangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur.
Devlet ormanlarında el konulan bütün yapı ve tesisler, inşa aşamasında olanlar da dâhil olmak üzere, hiçbir karar alınmasına lüzum kalmaksızın, Orman Genel Müdürlüğü tarafından derhal yıkılır veya ihtiyaç görüldüğü takdirde ormancılık hizmetlerinde kullanılabilir.
Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir." hükmünü içermekte olup madde metninden de anlaşılacağı üzere orman içi açıklıkların zilyetlik yoluyla özel mülk olarak edinilmeleri yasaklanmıştır. Orman bilirkişi raporunda açık alan olarak görülen bölüm yaylak vasfında olup orman içi açıklık olarak değerlendirilemez.
O halde mahkemece dosyanın hükme esas alınan orman ve fen bilirkişi raporunu düzenleyen bilirkişilere tevdi edilerek dava konusu taşınmazın,1953 tarihli hava fotoğrafında orman örtüsü ile kaplı olan bölümünün ayrıca yüzölçümünün hesaplanarak rapora aktarılmasının sağlanması ve bu bölüm yönünden davanın kabulüne karar verilmesi, aynı hava fotoğrafında açık alan olarak görülen bölüm yönünden ise davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Aksi düşünce ile yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/7605, K. 2024/606, 8 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama