İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/2410 K.2022/3310

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2022/2410Karar2022/3310Tarih5 Nisan 2022Okuma5 dk · 1.026 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2022/2410 E., 2022/3310 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Nisan 2022
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava türü
Kullanım Kadastrosu
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.026 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Mahkemece verilen önceki karar ... (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuş olup, bozma ilamında özetle.

"Mahkemece, davacının, satın alma iddiasına dayanarak lehine şerh verilmesini talep ettiği, ancak zilyetlik şerhinin ayni hak olmaması nedeniyle alınıp satılamayacağı, zilyetlik şerhine yönelik davaların ancak 3402 sayılı Yasa' nın 11. maddesi uyarınca askı ilan süresi içinde açılabileceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin kabulünün dosya kapsamına uygun bulunmadığı,

dava konusu taşınmazın, 437 parselden ifrazen oluştuğu, Beldibi Köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucu 437 parsel sayılı taşınmazın 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olması nedeniyle 19.07.1983 tarihinde Hazine adına tapuya tescil edildiği ve tapu kaydının beyanlar hanesine "üzerindeki betonarme ev ile narenciye ağaçlarının ...'a ait olduğu ve taşınmazın bu kişinin zilyetliğinde olduğu" şerhi verildiği,

2001 yılında yapılan ifraz işlemleri sırasında taşınmazın bir kısmının yol olarak terkininden sonra taşınmaz 819 ila 830 parsellere ifraz olunduğu ve beyanlar hanesindeki şerhin aynen korunduğu, daha sonra şerh sahibi ...'ın 1985 yılında ölmesi nedeniyle şerhin mirasçıları olan ... ve müşterekleri adına yenilendiği,

23.10.2009 tarihinde 3402 sayılı Yasanın Ek-4. maddesi uyarınca yapılan güncelleme çalışmaları sırasında, davacı ... tarafından satın alma iddiasında bulunulmuş ise de tüm mirasçıların satışa katıldığının belirlenemediği belirtilerek şerhin aynen muhafaza edildiği ancak tapu kaydına, "taşınmaz üzerinde bulunan evin ...'e ait olduğu" şerhinin ilave edildiği, davacı, taşınmazı güncelleme çalışmasından önce satın aldığını iddia ettiğine göre davanın, 1983 yılında tapuya tescil edilen kadastro çalışmasına yönelik olmayıp 3402 sayılı Yasa'nın Ek-4/4. maddesi uyarınca yapılan güncelleme çalışmasına yönelik bulunduğu açıklanarak,

davacının iddiasının esastan incelenmesi gerekirken, dosya kapsamıyla usul ve yasaya uygun olmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinin isabetsizliğine işaret edildikten sonra; güncelleme çalışmaları sırasında, daha önce yapılan kadastro çalışmaları sırasında kullanıcı şerhi verilen taşınmazlarda kullanıcının değiştirilebilmesi için, adına zilyetlik şerhi verilmesini talep eden kişinin, taşınmazdaki zilyetlik haklarını, tapu kaydının beyanlar hanesinde yazılı kişilerden devraldığını kanıtlamasının zorunlu bulunduğu, davacının, devir alma iddiasını her türlü delille kanıtlamasının mümkün olduğu,

somut olayda davacının, mirasçılardan ...'dan satın alma iddiasına dayandığı, ne var ki, tapu kaydının beyanlar hanesinde adı geçen tek kullanıcı ... olmayıp, tüm ... mirasçılarının isminin yazılı bulunduğu, mirasçılar arasında elbirliği mülkiyeti geçerli olup, mirasçılar arasında taksim yapılmadığı sürece bir mirasçının tek başına üçüncü kişiye satış yapmasının hukuken geçersiz olduğu, bu nedenle taraflar arasındaki ihtilafın, ... mirasçıları arasında taksim yapılıp yapılmadığı,

yapılmış ise taksimen taşınmazın ...'a isabet edip etmediği ya da ... tarafından yapılan satışa diğer mirasçıların muvafakat edip etmedikleri noktasında toplandığı belirtilerek, işin esasına girilmek suretiyle davacıya mirasçılar arasında taşınmazın taksim edilerek ...'a isabet ettiği ya da ... tarafından yapılan satışa diğer mirasçıların muvafakat ettiği hususlarını kanıtlama olanağının tanınması, taraflardan bu konudaki delillerini bildirmelerinin istenilmesi, bildirilecek tüm deliller toplanması ve sonucuna göre işin esası hakkında bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece; taşınmazın ...’a ait iken ölümüyle mirasçılarına kaldığı, mirasçılardan ...’un tek başına üçüncü bir kişiye yaptığı satışın hukuken geçersiz olduğu, diğer mirasçılarında bu satışa muvafakat verdiklerinin ispatlanamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.

Şöyle ki; taşınmazın muris ...’ın kullanımında iken ölümüyle mirasçılarına kaldığı, murisin ölümünden sonra taşınmazın mirasçılarından ... tarafından kullanılmaya başlandığı ve adı geçen tarafından 1993 yılında senetle ... ...’a satılarak zilyetliğin devredildiği, bilahare ... ... tarafından da davacı ...’e satılarak zilyetliğinin devredildiği, taşınmazın satın alanlar tarafından ev yapılmak suretiyle zilyet ve tasarruf edildiği, satışın yapıldığı 1993 yılından güncellemenin yapıldığı 2009 yılına kadar taşınmazın satın alanlar tarafından nizasız olarak kullanıldığı,

davacının bu kullanımı sırasında ...’ın diğer mirasçılarının herhangi bir itirazlarının bulunmadığı anlaşıldığına göre, diğer mirasçıların davacının bu kadar uzun süreli kullanımına muvafakat ettiklerinin kabulü gerekir.

Öncesinde kök 437 parsel olarak tespit ve tescil edilen taşınmazın, 2001 yılında 819 ila 830 parsellere ifraz edildiği, muris ... mirasçısı ... tarafından 819, 826 ve 828 parsellerinde aynı tarihlerde üçüncü kişilere satıldığı, 2009 yılında yapılan güncelleme nedeniyle benzer davalar görüldüğü ve Mahkemece, satın alan 3. kişiler adına kullanıcı şerhi verilmesine ilişkin kararların ... (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince onandığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.

Diğer yandan; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 4. maddesi ile 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 20.6.1973 tarih ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2 nci maddesi ile 23.9.1983 tarih ve 2896 sayılı, 5.6.1986 tarihli ve 3302 sayılı Kanunlarla değişik 2. maddesinin (B) bendinde, orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanun'un 11 inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edileceği düzenlenmiştir.

Hal böyle olunca. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın evveliyatının orman olup bilahare orman niteliğinin kaybolması nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu, diğer bir anlatımla taşınmazın mülkiyetinin Hazineye ait bulunduğu, bu tür taşınmazları kullanan kişilerin taşınmaz üzerinde mülkiyet hakkının bulunmadığı, yalnızca 6292 sayılı Yasa kapsamında koşullarının bulunması halinde satın alma haklarının bulunduğu,

davacı ve bayii tarafından 1993 yılında satın alınmak ve üzerine ev yapılarak kullanılması ve güncellemenin yapıldığı 2009 yılına kadar ihtilafsız olarak sürdürülen kullanım karşısında muris ...’nın diğer mirasçılarının muvafakatinin bulunduğunun kabulü gerektiği, davacı ve bayinin kötü niyetli olduğu yönünde bir iddia olmadığı gibi, davacı ve bayinin 1993 yılından itibaren olan kullanımına da itirazlarının bulunmadığı gözetilerek,

davacı ...’in davasının kabulüne ve çekişmeli taşınmazın davacının kullanımında olduğunun tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de; davanın kullanım hakkının beyanlar hanesinde gösterilmesine ilişkin olduğu,

davanın bu nitelendirmesine göre karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ne göre maktu vekalet ücreti tayin olunması gerektiği halde, davacı aleyhine olacak şekilde kendilerini vekille temsil ettiren davalılar lehine nispi vekalet ücreti takdir edilmesi dahi usul ve yasaya uygun bulunmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince ... ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı ...'e iadesine, 05.04.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/2410, K. 2022/3310, 5 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2410
Karar No
2022/3310
Tarih
5 Nisan 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/2410 K.2022/6151
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/2411 K.2022/3539
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/2411 K.2022/8332
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/2411 K.2022/3494
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/2411 K.2022/6152
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/2411 K.2022/5056

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.