KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/2461 E., 2023/6564 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
1.075 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın reddine birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
... İli ... İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 184 ada 18 parsel ... 2.793,32 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz arsa vasfıyla ... adına tapuda kayıtlıdır.
Davacı ... ve müşterekleri vekili çekişmeli 184 ada 18 parsel ... taşınmazı davacıların 2981 ... Kanun uyarınca bedelini ödeyerek tapu tahsis belgesi ile belediyeden satın alarak üzerine ev yaptıkları iddiasıyla kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve davacılar adına tescili istemiyle, davacı Hazine vekili ise 184 ada 7 parselin ifrazen ve şuyulandırması yoluyla oluşan çekişmeli 184 ada 18 parsel ... taşınmazın orman sınırları içinde iken 6831 ... Kanun'un 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olması nedeniyle imar uygulamasına tabi tutulamayacağını belirterek tapu kaydının iptali ve Hazine adına tescili istemiyle dava açmışlardır.
Mahkemece davaların birleştirilmesi sureti ile yapılan yargılama sonunda; çekişmeli taşınmazın 184 ada 7 parselden ifrazen geldiği, 184 ada 7 parselin Kadastro Mahkemesinin 1989/11 Esas ... dosyasında davalı olduğu, eldeki davanın anılan davaya katılma niteliğinde bulunduğu, davaya bakma görevinin kadastro mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş; hüküm asıl dosya davacıları ... ve müşterekleri vekili ve davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 24.01.2017 tarihli ve 2015/3076 Esas, 2017/405 Karar ... kararı ile bozma kararı verilmiştir.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; ''Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1940 yılında 3116 ... Kanun hükümleri uyarınca yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 30.03.1981 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 6831 ... Kanun'un 1744 ... Kanun ile değişik hükümleri uyarınca yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulaması ile 07.03.1988 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 6831 ... Kanun'un 3302 ...
Kanun ile değişik hükümleri uyarınca yapılan aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Dosya içeriği ve toplanan delilerden. 1952 yılında yapılan kadastro sırasında 184 ada 7 parsel ... 887.491 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 03.07.1947 tarihli ve 41 sıra nolu tapu kaydı uygulanarak orman niteliği ile Hazine adına tespit edildiği, itiraz edilmediğinden 26.09.1958 tarihinde tapuya tescil işleminin yapıldığı, 15.10.1987 tarihinde 2981/3290 ...
Kanun uyarınca yapılan imar uygulaması ve şuyulandırma işlemleriyle 184 ada 18 ve dava dışı parsellere ayrıldığı, 184 ada 18 parsel ... 2.793,32 m2 yüzölçümündeki taşınmazın arsa niteliği ile ... adına tapuda kayıtlı olduğu, davacı gerçek kişilerin tapu tahsis belgesine, Hazinenin de 6831 ...
Kanun'un 2/B madde uygulamasına dayanak ayrı ayrı dava açtıkları, mahkemece davaların birleştirildiği, dava dışı gerçek kişilerin ise tapu kaydına dayanarak 184 ada 7 ... parselin 6831 ... Kanun'un 1744 ... Kanun ile değişik hükümleri uyarınca yapılan 2. madde uygulamasıyla orman rejimi dışına çıkarılan bazı bölümlerinin adlarına tescili ve halen tahdit içinde bulunan bir kısım yerlerinde orman sınırları dışına çıkarılması istemiyle ...
Kadastro Mahkemesinde 1989/11 Esas ... davayı açtıkları, anılan davanın derdest olduğu anlaşılmaktadır. Kadastro mahkemesinin genel olarak görevi, 3402 ... Kanun'un 25. maddesinde; zaman bakımından görev ve yetkisi, aynı Kanun'un 27. maddesinde düzenlenmiş, kadastro mahkemesinde bakılacak dava türleri de aynı Kanun'un 26. maddesinde sayılmıştır. 3402 ...
Kanun'un 26/son maddesi uyarınca kadastro mahkemesinin görev ve yetkisi her taşınmaz mal hakkında kadastro tespit tutanağının düzenlendiği günde başlar. Ayrıca 6831 ... Kanun'un 11. ve 3402 ... Kanun'un 4 ve 11. maddeleri uyarınca askı ilan süresi içinde açılan orman kadastrosuna ve orman rejimi dışına çıkarma işlemine itiraz davalarına bakma görev ve yetkisi de kadastro mahkemelerine aittir.
Ancak orman kadastrosuna ve orman rejimi dışına çıkarma işlemine itiraz davasında kadastro mahkemesinin görev ve yetkisi dava edilen taşınmazı orman tahdit haritası içine alma veya çıkarmakla sınırlı olup tapu kaydının iptaline karar verilemez, tescil yönünde de hüküm kurulamaz. Tapu iptali ve tescil davalarına bakma görevi genel mahkemelere aittir. Somut olayda genel arazi kadastrosu 1958 yılında, orman kadastrosu ise 1940 yılında yapılıp kesinleşmiştir. ...
Kadastro Mahkemesinin 1989/11 Esasındaki dava, tapu kaydına dayalı tescil ve orman rejimi dışına çıkarma işlemine itiraz niteliğindedir. Eldeki asıl dava; tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil, birleşen dava ise 2/B uygulamasına dayalı tapu iptali tescil davası olup, 6831 ... Kanun'un 11. maddesi, 3402 ... Kanun'un 4, 11, 25, 26 ve 27. maddelerindeki düzenlenmeler karşısında davanın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması'' gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda; asıl davanın tapu iptali ve tescil talebi bakımından reddine; asıl davanın 6292 ... Kanun kapsamında beyanlar hanesine kullanıcı kaydı verilmesi talebi bakımından yargı yolu nedeniyle usulden reddine; birleşen davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın davalı ... Belediyesi adına tam pay ile mevcut olan tapu kaydının iptali ile davacı Hazine adına orman niteliği ile tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 17.02.2021 tarihli ve 2020/8497 Esas, 2021/1296 Karar ... kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle:''Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “taleple bağlılık ilkesi” başlığını taşıyan 26. maddesine göre, mahkeme tarafların iddia, savunma ve talepleri ile bağlı olup, kural olarak mahkeme, istekten fazlasına veya başka bir şeye hükmedemez.
Somut olayda davacı Hazine çekişmeli 184 ada 18 parsel ... taşınmazın orman sınırları içinde iken 6831 ...
Kanun'un 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını, imar uygulamasına tabi tutulamayacağını belirterek tapu iptali ve adına tescili istemiyle dava açtığına göre, 2/B maddesi kapsamında kalan taşınmazın Hazine adına tescili yönünde hüküm kurulması gerekirken, taleple bağlılık ilkesine aykırı olacak şekilde çekişmeli taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesinin doğru olmadığı'' gereğine değinilerek bozma kararı verilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda asıl davanın tapu iptali ve tescil talebi bakımından reddine, asıl davanın 6292 ... yasa kapsamında beyanlar hanesine kullanıcı kaydı verilmesi talebi bakımından yargı yolu nedeniyle usulden reddine, birleşen davanın kabulü ile, ... ili, ... ilçesi, ... Mah. ... Yolu Mevkii 184 ada 18 parsel ... 2.793,32 m2 yüzölçümlü arsa niteliğindeki taşınmazın davalı ... Belediyesi adına tam pay ile mevcut olan tapu kaydının iptali ile davacı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiş hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 ... Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/2461, K. 2023/6564, 19 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama