KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/3617 E., 2024/8009 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 1995/5 E., 2016/6 K.
- Karar
- Davanın reddine
Karar Metni
597 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 7. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, müdahiller ..., ..., ... tarafından ve duruşma istemli olarak davacılar ... ve ... tarafından temyiz edilmekle; masraf yokluğunda duruşma isteminin reddine ve kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında, Derik ilçesi Dumanlı köyü çalışma alanında bulunan 32, 33, 48 ve 64 parsel sayılı sırasıyla 4500, 50.000, 272.500, 4750 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, tapu kaydı, irsen intikal, harici taksim ve satın alma nedeniyle 32 ve 33 sayılı parseller ... adına, 48 sayılı parsel eşit paylarla ... ve ... adlarına, 64 sayılı parsel ise ... adına tespit edilmiştir.
İtirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen davacı ... dava dilekçesinde; tapu kaydı ve miras yoluyla gelen hakka dayanarak, kadastro tespitinin iptali ile Derik ilçesi Dumanlı Köyü 32, 33, 48 ve 64 parsel sayılı taşınmazların veraseten kendi adına tespit ve tescil edilmesini talep etmiş; yarfılama sırasında müdahiller ... ve ... ise, aynı tapu kaydına dayanarak, dava konusu taşınmazların hisseleri oranında adlarına tespit ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmişler ve davacı ve müdahil ...' ın vefatı nedeniyle dava mirasçıları tarafından takip edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "Davacı, müdahil ve davalı tarafın tutunduğu tapu kayıtlarının tüm tesis ve tedavülleri ile haritası getirildikten sonra mahallinde yöntemince uygulanarak kapsamının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacı ve müdahilin davasının reddine, dava konusu 32 ve 33 nolu parsel sayılı taşınmazların ... adına tesciline, dava konusu 48 parsel sayılı taşınmazın 28/56 hissesinin davalı ... adına, kalan kısmının yargılama safhasında öldüğü anlaşılan davalı ...'in mirasçıları adlarına hüküm yerinde gösterilen payları oranında tesciline, dava konusu 64 parsel sayılı taşınmazın yargılama safhasında öldüğü anlaşılan davalı ... oğlu ...'in mirasçıları adlarına hüküm yerinde gösterilen payları oranında tesciline,
karar kesinleştiğinde iş bu dosyada Anayasa Mahkemesi tarafından devletin makul sürede yargılama yapmadığı gerekçesiyle davalılara tazminat ödenmesine hükmedilmiş ise de, hükmün gerekçe kısmında açıklanacağı üzere bu duruma davacılar sebep olmakla ilgili bedellerin rücuen davacılardan tazmini için Derik Mal Müdürlüğü'ne gereğinin taktir ve ifası için ihbarda bulunulmasına karar verilmiş; hüküm, müdahiller ..., ..., ..., davacılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına,
bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup müdahiller ..., ..., ...,
davacılar ... ve ...'ın temyiz dilekçesinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/3617, K. 2024/8009, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama