KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/3888 E., 2024/6996 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/44 E., 2018/55 K.
- Karar
- Davanın reddine, davanın kabulüne
Karar Metni
904 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki genel mahkemeden aktarılan kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı ... Başkanlığı ve müdahil Hazinenin davasının kabulüne, davacı ...'in davasının reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı asli müdahil Hazine ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında Kayseri ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 630 ada 6 ile 13 parsel, 633 ada 56, 65, 67, 70, 71, 72, 73 ve 75 parsel sayılı sırası ile 2.413 - 5.128 - 2.098 - 2.501 - 2.409 - 3.900 - 2.000 - 1.900 - 1.200 ve 1.300 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye ve Sulh Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
Davacı ..., Sulh Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; Kayseri ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 30 dönüm taşınmazın ...'dan irsen intikal suretiyle mirasçılarına kaldığı ve mirasçılarından 1/2 hissesini noter senedi ile devraldığını belirterek davalıların mezkur hissesine vaki müdahalesinin men'ine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ..., Sulh Hukuk Mahkemesine sunduğu savunmasında; dava dilekçesinde sınırları belirtilen taşınmazın ...'dan irsen intikal ve taksim suretiyle ...'a kaldığı, ...'ın taşınmazı ...'a sattığı, ...'nın da kendisine 1973 yılında sattığı ve bu tarihten itibaren kendisinin zilyetliğinde olduğundan davanın reddini talep etmiştir.
Davacı ... Başkanlığı vekili, Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; Kayseri ili ... ilçesi ... Mahallesi'nde bulunan sınırları dava dilekçesinde belirtilen taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında mera vasfında olduğunu belirterek vaki müdahalenin men'ine karar verilmesini talep etmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesi ve Sulh Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılamalar sırasında davaya konu olan parseller hakkında kadastro tutanağı düzenlenmiş olması nedeniyle dava dosyası Kadastro Mahkemesine aktarılmış ve Kadastro Mahkemesinde davaların birleştirilmesine karar verilmiştir.
Asli müdahil Hazine vekili Kadastro Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; Kayseri ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 633 ada 70, 71, 72, 73 ve 75 parsel sayılı taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında mera vasfında olduğunu belirterek mezkur taşınmazların mera olarak sınırlandırılmasını talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar, Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle ; "çekişmeli taşınmazlara komşu tüm parsellerin tutanak ve dayanağını oluşturan belgelerin getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve teknik bilirkişi huzuruyla keşif icra edilmesi, keşif sırasında komşu parsellere ait tüm kayıtlar ve tespit dayanağı vergi kayıtlarının taşınmazın başında okunup hudutlarının tek tek göstertilmesi,
hudutlarda okunan "kaya" ve "dağ"ın kamu orta malı niteliğinde merayı ifade edip etmediğinin saptanması, eylemli durumda varolan 633 ada 59 parsel sayılı meranın kadim mera olup olmadığı üzerinde durulup, meranın kadim olduğunun belirlenmesi halinde dava konusu taşınmazlar arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, uygulanan kayıtların var ise miktar fazlasının meradan elde edilip edilmediği, taşınmazların öncesinin mera mı, ziraat arazisi mi olduğu, taşınmazların kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, ... terekesinin taksim edilip edilmediğinin etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması,
uzman ziraat mühendisi kurulundan arazinin niteliğini ve varsa mera ile arasındaki ayırıcı unsuru belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmesi, tespite aykırı sonuca varıldığı takdirde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla ve gerekirse yüzleştirme yapılmak suretiyle dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılması, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda. 633 ada 70, 71, 72, 73 ve 75 parsel sayılı taşınmazların mahallinde alınan bilirkişi beyanlarında kadim mera olduğunun belirtildiği gibi taşınmazların mera ile ayırıcı unsuru olmadığından mera olarak sınırlandırılmasına.
630 ada 6 ve 13 parsel ile 633 ada 56, 65 ve 67 parsel sayılı taşınmazların muris ...'dan intikal ettiğine ilişkin uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın terekenin taksim edilip edilmediğine yönelik olduğu, alınan beyan ve dosya kapsamındaki belgelerden taksim edildiğini ispat edilemediği, bir kısım mirasçıların üçüncü kişilere yönelik satışlarının mümkün bulunmadığı ve satış tarihinde itibaren kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetliği kazanım koşulları oluşmadığı gerekçesiyle ... mirasçıları lehine malik hanesinin doldurulması gerektiği gerekçesiyle davacı ...
Başkanlığı ve müdahil Hazinenin davasının kabulüne, davacı ...'in davasının reddine karar verilmiş; hüküm, asli müdahil Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına,
bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre,
İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup asli müdahil Hazine vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/3888, K. 2024/6996, 2 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama