KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/4067 E., 2024/6560 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/11 E., 2022/134 K.
- Karar
- Davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine
Karar Metni
759 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali - tescil ve elatmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... İdaresi dava dilekçesinde; Fethiye ilçesi Ölüdeniz beldesi Hisarönü mahalesi Belceğiz mevkii 701 parsel sayılı taşınmazın, Fethiye Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/675 Esas, 2007/485 Karar sayılı dosyasında hükme dayanak yapılan fen bilirkişi raporu krokisinde (A) harfi ile işaretlenen toplam 665,10 m2 yüzölçümlü kesiminin kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığının belirlendiğini ileri sürerek, tapu kaydının iptal edilip orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, davalının elatmasının önlenmesine ve beyanlar hanesindeki şerhlerin silinmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen, davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazın orman bilirkişi tarafından düzenlenen 06.06.2007 tarihli raporda (A) harfi ile gösterilen 665,10 m2'lik kısmının davalı adına olan tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuda kayıt ve tesciline, davalının taşınmaza müdahalesinin önlenmesine, taşınmazın tapu kaydındaki yüzölçümünün 693,72 m2 olarak düzeltilmesine ilişkin önceki karar, davalının temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 23.10.2018 tarihli ve 2016/10180 Esas, 2018/6781 karar sayılı ilamıyla;
"... mahkemece, sulh hukuk mahkemesinin 2005/675 Esas, 2007/485 Karar sayılı 4999 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4999 sayılı Kanun) uygulamasına itiraz niteliğinde bulunan davada yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm kurulduğu, eldeki dosyada keşif yapılmadığı, fen ve orman bilirkişi vasıtasıyla orman tahdit haritası zemine uygulanıp taşınmazın ne kadarlık kısmının tahdit sınırı içerisinde kaldığının belirlenmediği, ayrıca davacının taşınmaz üzerinde tapu kaydına dayanarak tasarrufta bulunduğunun da dikkate alınmadığı açıklanarak,
mahkemece mahallinde fen ve orman bilirkişi katılımıyla keşif yapılarak orman tahdit haritası zemine uygulanıp taşınmazın ne kadarlık kısmının tahdit sınırı içerisinde kaldığının tespiti edilmesi, taşınmazın orman tahdit sınırı içerisinde kaldığı tespit olunan kısmına yönelik davanın kabulüne, tahdit sınırı dışında kaldığı tespit olunan kısmına ilişkin davanın da reddine karar verilmesi,
dava açıldığı tarihte dava konusu taşınmaz davalı şirket adına tapuda kayıtlı olduğundan ve davalı şirket tarafından, dava tarihinden önce taşınmaz üzerinde tapu kaydına dayanılarak tasarrufta bulunulduğundan, davalının dava konusu taşınmaza haksız bir müdahalesinden söz edilemeyeceği gözetilerek el atmanın önlenmesi talebinin reddine karar verilmesi ..." gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; " ... eski 701 yeni 509 ada 5 numaralı parselin olduğu yerin yapılan ilk orman kadastrosu olan 1744 sayılı 6831 sayılı Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanuna (1744 sayılı Kanun) Kanuna göre ve daha sonra yapılan çalışmaların tamamında kesinleşmiş kısmen orman sınırları içinde kaldığı, ek nolu krokide (A) harfi ile gösteirlen 670,94 m2 lik kısmın orman sınırları içinde, (C) harfi ile gösterilen 28,62 m2 lik 1744 sayılı Kanun'un 2 inci madde kapsamında kaldığının belirtildiği,
aynı zamanda davalı şirketin, dava tarihinden önce taşınmaz üzerinde tapu kaydına dayanarak tasarrufta bulunduğundan, davalının dava konusu taşınmaza haksız bir müdahalesinden söz edilemeyeceği ..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 509 ada 5 (eski 701) parsel sayılı taşınmazın 14.11.2019 havale tarihli bilirkişi heyet raporu Ek:10 nolu krokide (A) harfi gösterilen 670,94 m²'lik kısmının davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, müdahalenin meni talebinin reddine,
14.11.2019 havale tarihli bilirkişi heyet raporu ve eki krokilerin kararın eki sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından esasa ve vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
1. Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Ancak; İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olması karşısında, ret yönünden davada kendisini vekille temsil ettiren davalı Belvü Turizm İşletmecilik ve Ticaret A.Ş. lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ücret takdir edilmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/4067, K. 2024/6560, 18 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama