KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/4449 E., 2024/6292 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1669 E., 2021/1416 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun kabulüne
- İlk derece mahkemesi
- Kumluca Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/181 E., 2021/180 K.
Karar Metni
595 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın, birleşen dosya davacıları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, kadastro tespitinin iptaline, dava konusu taşınmazın asıl dosya davacısı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen dosya davacıları vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
1979 yılında yapılan ilk kadastro tespiti sırasında dava konusu taşınmaz orman olarak kadastro harici bırakılan alanda kaldığı gerekçesi ile kadastroya tabi tutulmayarak tespit harici bırakılmıştır.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesi uyarınca 2020 yılında yapılan kadastro sırasında, Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 114 ada 16 parsel sayılı 1.179,92 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde, taşınmaz hakkında mahallinde yapılan inceleme neticesinde, taşınmaz üzerinde herhangi bir zilyetliğin bulunmadığı, taşınmazın ham toprak vasfında olduğu, kadastro tespit işlemlerinin hemen özncesinde zilyetlik ve imar-ihya faaliyetlerinin başladığı, açıklanan nedenlerle çekişmeli taşınmaz bakımından davalı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleşmediğine, çekişmeli taşınmazın tespitinin iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davacılar ... ve ... vekili dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazın yalnızca tespit maliki olan davalıya ait olmadığı, bu taşınmazın murisleri olan ...'dan intikal etmekle beraber terekesinin taksim edilmediği, böylece taşınmaz üzerinde kendi paylarının da bulunduğunu belirterek taşınmazın müvekkillerin murisleri adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "çekişmeli taşınmazın üzerinde şahısların zilyetliği olmadığı, böylece imar ihya koşullarının gerçekleşmediği, bu nedenle yapılan tespitin hatalı olduğu belirtilerek gerçek kişilerin davasının reddine; Hazine'nin davasının kabulüne, taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiş; hüküm, ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "taşınmaz üzerinde tarımsal üretim yapılmadığı ve tarımsal amaçlı imar ve ihyanın tamamlanmadığı" gerekçesiyle gerçek kişilerin istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı ancak mahkemece hüküm kurulurken itiraza konu kadastro tespitinin de iptaline karar verilmesi gerekirken tespit hakkında hüküm kurulmaksızın sadece davanın kabulüne ve Hazine adına tespit ve tescile karar verilmesi ile yetinilmesinin infazda tereddüt yaratacağı belirtilerek, hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 nci maddesi uyarınca kaldırılmasına,
davacı Hazinenin davasının kabulüne, davaya konu parsele ilişkin kadastro tespitinin iptaline, dava konusu Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi 114 ada 16 parsel sayılı taşınmazın tarla vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/4449, K. 2024/6292, 4 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama