KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/7077 E., 2023/5115 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/565 E., 2022/141 K.
- Karar
- Davanın reddi
Karar Metni
1.314 kelime·7 dk okuma·10 bölüm
Taraflar arasındaki 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 41 inci maddesi uyarınca yapılan düzeltme İşleminin İptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı dahili davacı ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Kadastro Müdürlüğünce 3402 ... Kanun'un 41 inci maddesi uyarınca ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 03.03.2014 tarihli ve 2012/45 ... yazısı üzerine yapılan düzeltme işlemi sırasında ... ili ... ilçesi Tuğrul Mahallesi çalışma alanında bulunan ve tapuda davacı ... adına kayıtlı olan 521 parsel ... 138,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın yüzölçümünün 171,18 metrekare olarak; tapuda ... adına kayıtlı olan 65 parsel ... 551,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın yüzölçümünün ise, 709,46 metrekare olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; düzeltme işleminin hatalı olup, mülkiyet nakline neden olunacak şekilde düzeltme yapıldığını ileri sürerek düzeltme işleminin iptalini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili yargılama sırasındaki beyan ve dilekçelerinde, Kadastro Müdürlüğü tarafından yapılan düzeltme işleminin hukuka uygun olarak yapıldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli ve 2014/245 Esas, 2016/94 Karar ... kararı ile "mahallinde icra edilen 17.11.2014 tarihli keşif neticesinde düzenlenen fen bilirkişisi raporunda düzeltme işleminin yerinde olmadığı belirtilmekle beraber, bu raporda bilirkişinin tek kişi oluşu, keşif mahallinde hassas ölçü aletleri ile ölçüm yapılmamış olması ve raporun bilimsel esaslara uygun olmaması nedenleri ile itibar edilmediği, mahallinde icra edilen 02.12.2015 tarihli keşif sonucu dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunun esas alındığı ve hükme esas alınan bu rapora göre tesis kadastrosu sırasında takeometrik ölçüm hatası ile tersimat hatası yapıldığı ve bu hataların düzeltme işlemi ile giderildiği gerekçesi ile davanın reddine" karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 24.09.2020 tarihli ve 2016/15482 Esas, 2020/3417 Karar ... ilamıyla "yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hüküm vermeye yeterli bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince icra edilen ilk keşif sonucu dosyaya ibraz edilen Harita Mühendisi Bilirkişi Halit İlvan tarafından düzenlenen 28.11.2014 tarihli raporda, davalı ...’e ait 65 parsel ... taşınmazın ölçü krokisinde, bu parsele ait kroki ve takeometrik okuma bulunmadığı, davacı ...’e ait 521 ve dava dışı 66 parsellerin ise ölçü krokileri ile takeometrik cetvellerinin yeterli olmadığı, ayrıca parsel cephe uzunluklarının da yazılmadığı,
dolayısı ile taşınmazlarda düzeltme yapılabilmesi için teknik gerekçe bulunmadığı ve kadastral sınırların doğru kabul edilmesi gerektiği belirtilerek düzeltme kararının hatalı olduğunun belirtildiği; ikinci keşif sonucunda dosyaya ibraz edilen harita teknikeri bilirkişi ... ve harita mühendisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen 18.12.2015 tarihli raporda ise, taşınmazlara ait ölçü krokisinde, davacıya ait 521 parsel ... taşınmaz ile dava dışı 66 parsel ... taşınmazların üzerinde bulunan evlerin birbirine bitişik olarak gösterildiği, bu taşınmazlar arasındaki müşterek sınırın bu iki evin bitişme noktası olarak belirlendiği,
521 parsel ... taşınmazın güney sınırının ise 484, 485, 488 noktalarını birleştiren hat olarak gösterildiği, mahalli bilirkişi beyanlarının da taşınmazların sınırlarının tespitten öncesinden itibaren değişmediği yönünde olduğu, taşınmazların kadim sınırları ile paftanın uyuşmadığı,
dolayısı ile ölçü ve tersimat hatası söz konusu olup, bu hatanın düzeltme ile giderildiği belirtilerek düzeltme kararının yerinde olduğu görüşünün bildirildiği anlaşılmakta olup, anılan bilirkişi raporları arasında çelişki doğduğu halde söz konusu çelişkinin giderilmesi amacı ile 3 kişilik uzman bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmadığı açılanarak İlk Derece Mahkemesince öncelikle, keşifte uygulanması zorunlu bulunan denetime veri teşkil edecek, tesis kadastrosu haritası, varsa bu haritada değişiklik yapan ifraz haritaları, çekişmeli taşınmazlara ait ölçü krokisi, çizelgesi ile hava fotoğrafları,
ortofoto ve uydu fotoğrafları getirtilerek dosyanın ikmal edilmesi, bundan sonra mahallinde, yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında seçilecek 3 kişilik harita mühendisi bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılması ve yapılacak bu keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, ilk tesis kadastrosu sırasında da zeminde sabit sınır ya da yapılar bulunup bulunmadığı sorularak varsa yerlerinin teknik bilirkişiye işaretlettirilmesi, fotoğraflarının çektirilmesi,
teknik bilirkişi kurulundan önceki bilirkişi raporlarının da tartışılıp değerlendirilmesi suretiyle, düzeltme işlemine esas teşkil eden bilgi ve belgeler ile bilirkişi ve tanık anlatımlarından yararlanarak düzeltme işleminin denetlenmesinin istenmesi, teknik bilirkişi raporunda, tesis kadastrosunun hangi yöntem ve tekniklerle yapıldığı, uygulanan yöntemlerin hata paylarının ne olduğu, üretilen haritaların zeminle uyumsuz bulunması halinde farklılığın nereden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı, düzeltme işlemi sonucu tespit edilen yeni sınırların yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edilip edilmediği,
düzeltme işleminde hata yapılmış ise doğru sınır ve haritanın nasıl olması gerektiği gibi hususlar ve "düzeltme işlemi ve haritasını" irdeler şekilde, teknik ve bilimsel verilere dayalı ayrıntıların yer alması; ayrıca birincisi, ortofoto üzerinde ilk tesis kadastrosuna ait harita ile düzeltme haritasını ada bazında, ikincisi çekişmeli taşınmazlar ve komşularını kapsar bazda ve üçüncüsü ise ilk tesis kadastro haritası ile çekişmeli taşınmazların zeminini çakıştırır bazda en az üç adet harita düzenlenmesi ve düzeltme haritasında yanlışlık varsa, doğru sınırları gösterir harita tanzim edilmesinin istenmesi,
bu şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan ve önceki bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler de yöntemince giderildikten sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek hükmün bozulmasına" karar verilmiştir.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına göre düzeltme kararının doğru olarak yapıldığı belirtilerek davanın reddine ve davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 2.175,00 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
2.Davalı ... vekilinin 23.05.2022 tarihli talebi üzerine, İlk Derece Mahkemesinin 31.05.2022 tarihli ve 2020/565 Esas, 2022/141 Karar ... kararı ile tavzih talebinin kabulüne, hüküm fıkrasının; "...Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 2.175,00 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya ödenmesine..." şeklindeki 3 üncü bendinin; "...Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 2.175,00 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya ödenmesine..." şeklinde yazılmak suretiyle tavzihine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı dahili davacı ... ve müşterekleri vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Dahili davacı ... ve müşterekleri vekili, düzeltme işlemi ile mülkiyet değişikliğine sebebiyet verildiğini, bunun ise tapu iptali ve tescil davasının konusunu teşkil ettiğini, bu şekilde düzeltme yapılmasının mümkün bulunmadığını ileri sürerek ve resen dikkate alınacak sebeplerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazda 3402 ... Kanun'un 41 inci maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin usul ve kanuna uygun olarak yapılıp yapılmadığı ve bu kapsamda düzeltme işleminin iptalinin gerekip gerekmediğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kanun'un 41 inci maddesi. 3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ...
Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup dahili davacı ... ve müşterekleri vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/7077, K. 2023/5115, 11 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama