KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/7358 E., 2024/6524 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2004/204 E., 2006/428 K.
- Karar
- Davanın kabulüne
Karar Metni
577 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olup; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalı ...’nin dava tarihinden önce vefat etmiş olmasına rağmen tebligat yapıldığı tespit edilmiş olup mirasçıları ve mirasçı vekilleri tarafından karar temyiz edilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı dava dilekçesinde özetle; Kahramanmaraş ili, Merkez ilçe, Üngüt köyünde bulunan 4862 ada 132 nolu parselin bulunduğu bölgede yapılan 10.12.1997 tarihinde kesinleşen orman kadastro çalışmaları sonucunda orman sınırları içinde bırakıldığını, 17.04.2001 tarihinde kesinleşen arazi kadastrosu sonucunda ise taşınmazın davalı adına tapuya tescil edildiğini, davaya konu kaşınmazın gizli memleket haritasında çamlık olarak gözüktüğünü, %50-60 arazi eğimine sahip devlet ormanı vasfında olduğunu belirterek dava konusu taşınmazın davalıya ait tapu kaydının iptali ile Hazine adına orman niteliği ile tesciline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, Kahramanmaraş ili, Merkez ilçesi, Üngüt köyünde bulunan ve tapuda davalı ... adına kayıtlı olan 4862 ada 132 parsel sayılı taşınmazın, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile, taşınmazın orman vasfında Hazine adına tapu siciline kayıt ve tesciline, tedbirin hüküm kesinleşene kadar devam etmesine karar verilmiştir.
Dosya kapsamı incelendiğinde; davalı olarak gösterilen ...'ye 26.04.2004 tarihli tensip zaptı ile dava dilekçesi ve 17.06.2004 tarihli duruşma gününün tebliğine karar verildiği, 11.05.2004 tarihli tebliğ mazbatasına göre "Üngüt Köyü/Kahramanmaraş" adresinin sürekli kapalı olduğundan evrakın mahalle muhtarına tebliğ edildiği, muhatabın kapısına ihbar asıldığı ve en yakın komşusuna haber verildiği belirtilerek tebliğ mazbatası düzenlendiği, 17.06.2004 tarihli duruşmada davalıya tebligatın yapıldığının belirtildiği, 26.09.2006 tarihli duruşmada davalının yokluğunda karar verildiği,
09.12.2006 tarihli karar tebliğ mazbatasına göre muhatabın açık adresi belirtilmediğinden azaya gidildiği ve muhatabın ismen tanınmadığından tebliğ imkansızlığından tebligatın iadesine edileceği belirtilerek tebliğ mazbatası düzenlendiği, karar tebligatının iade olarak döndüğü ve kararın temyiz edilmediği anlaşılmıştır.
Dosya arasına alınan nüfus kayıtlarına ve sunulan veraset ilamına göre de ... 25.11.1983 tarihinde vefat etmiş olup davanın açıldığı tarih olan19.04.2004 tarihinde adı geçen davalının ölü olduğu ve dava tarihi itibariyle de ölüm kaydının nüfus siciline işlenmiş olduğu tespit edilmiştir.
Ölü kişiye dava açılamayacağı gibi Yargıtay incelemesinin yapıldığı tarih itibariyle yürürlükte olan 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) 124 üncü maddesinin de olaya uygulanma imkanı bulunmadığından 4862 ada 132 parsel sayılı taşınmazın maliki olan davalı ... hakkında verilen hüküm kesinleşmemiş olup ... mirasçıları ve mirasçı vekilleri tarafından yapılan temyiz taleplerinin incelenmesine geçilmiştir.
Buna göre; dava açıldığı tarihte ölü olan kişiye dosya kapsamında tebligat yapılmak suretiyle taraf teşkili sağlanmış kabul edilerek dava yürütülmüş olup davanın kabulüne karar verilmiş, yine karar aynı kişiye tebliğ edilmemiş olup tebliğ iade dönmüştür.
Az yukarıda da belirtildiği üzere ölü kişiye tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanamayacağı gibi ölü kişiye dava da açılamayacağından ve Yargıtay inceleme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı Kanun'un 124 üncü maddesinin de somut olaya uygulanma imkanı bulunmadığından, Mahkemece davalı ... yönünden belirtilen gerekçelerle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/7358, K. 2024/6524, 18 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama