KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2022/8032 E., 2023/5343 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1475 E., 2022/1079 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/653 E., 2021/194 K.
Karar Metni
1.019 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki yüzölçümü düzeltilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiş, duruşma isteği değerden ret edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında; ... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 2699 parsel ... 8.450,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro komisyonuna yapılan itirazın kabulü üzerine ... adına tespit edilmiş, 05.11.1996 tarihinde davacı ... tarafından satın alma suretiyle edinilmiştir. Aynı yer çalışma alanında bulunan 2698 parsel ...
26.600,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro komisyonuna yapılan itirazın kabulü üzerine Ayşe Akbaş adına tespit edilmiş, 12.06.1998 tarihinde davalı ... tarafından satın alma suretiyle edinilmiştir. 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ...
Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca 2019 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında, eski 2699 parsel ... ve az yukarıda yüzölçümü belirtilen taşınmaz, yeni 369 ada 14 ... parsel olarak ve 8.797,09 metrekare yüzölçümüyle, eski 2698 parsel ... ve yine az yukarıda yüzölçümü belirtilen taşınmaz, yeni 369 ada 15 ... parsel altında ve 26.357,88 metrekare yüzölçümüyle tespit edilmiştir.
2. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının taşınmazlarını kadastro işleminden önce ve sonrasında aralarındaki sabit ve değişmeyen sınıra uygun vaziyette kullandıklarını ileri sürerek tersimatında yapılan hatanın 3402 ... Kanun'un 41. maddesi uyarınca düzeltilerek davalı adına geçen 6.000 metrekare yüzölçümündeki kısmın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının kadastro yenileme çalışmaları sonucu Kadastro Mahkemesinde açtığı davanın reddedildiğini, bu davada yenileme çalışmalarındaki sınırların ve hava fotoğrafları ile uyumlu olduğunun belirlendiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacının Kadastro Kanununda öngörülen 30 günlük sürede mahkememiz dava dosyası ile tarafları ve dava konusu aynı olan aynı taşınmaza ilişkin ... Kadastro Mahkemesinin 2019/31 Esas ... dosyasında davasını açtığı, mahkemesince işin esasına girilerek yapılan yargılamada davanın reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmış olmakla yine aynı hususta bu kez 30 günlük dava açma süresi dolduktan sonra mahkememiz görevli olacağından aynı davayı mahkememize açmış olduğu anlaşılmakla, HMK.114/1-i maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermek gerektiği" gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; söz konusu sınır ölçümü ve tersimatın hatalı olduğunu, zemindeki sabit sınırların paftaya aktarımında tersimat ve ölçü hatasına dayandığını, Kadastro Mahkemesinin 2019/31 Esas ... kesinleşmiş olan davanın 22/a çalışmasına itiraz davası olduğunu, bu davanın ise Kadastro Kanunu 41. maddesi uyarınca tapu iptal ve tescil davası olduğunu, her iki davanın gerek görev yönünden gerekse hukuki sebeplerinin ve taleplerinin birbirinden farklı olduğunu, bu nedenle kesin hükmün varlığından söz etmenin mümkün olmadığını,
bu dava açısından Kadastro Mahkemesince verilen bir kararın kesin hüküm teşkil etmesine imkan olmadığını, mahkemenin eksik ve hatalı inceleme ile deliller toplanmadan, gerekli araştırmalar ve celp edilmesi gereken gerekli belgeler dosya içerisine alınmadan, keşif yapılmadan, bilirkişi raporu alınmadan, tanıkları dinlenmeden, eksik ve hatalı inceleme ile karar verildiğini, bu durumun kanuna ve usule aykırı olduğunu açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacı her ne kadar eklemeli zilyetlikle beraber 100 yılı aşkın zamandır aynı şekilde kullanıldığını iddia ettiği taşınmazının Kadastro Kanunu'nun 41. Maddesi uyarınca düzeltilerek, zilyetliğindeki yerin davalı 2698 parselden iptali ile adına kayıtlı 2699 parsele ilavesi talebi ile Kadastro Kanunu'nun 41. Maddesi uyarınca dava açtığını bildirmekte ise de, hukuki nitelendirme hakkının hakime ait olduğu, bu kapsamda yapılan değerlendirmeye göre; davacı tarafından ...
Kadastro Mahkemesi'nin 2019/31 Esas-2020/31 Karar ... dosyasında davalı ve kadastro müdürlüğü aleyhine aynı iddialarla uygulama kadastrosuna itiraz davası açtığı, mahkemece davanın reddine karar verildiği ve bu kararın 07.08.2020 tarihinde kesinleştiği, akabinde davacı tarafından 22.09.2020 tarihinde eldeki davanın açıldığı, uygulama kadastrosuna itiraz davasının kesinleşmiş olması karşısında davacının iddiasının mülkiyete yönelik olduğu ve taşınmazların kadastro tespitlerinin kesinleştiği 24/10/1984 tarihi ile dava tarihi arasında Kadastro kanunu'nun 12/3.
Maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu, Kadastro Kanunu'nun 41. Madde uyarınca yapılan düzeltme taleplerinin muhattabının ise Kadastro Müdürlüğü olduğu, kadastro müdürlüğüne başvurulmadan doğrudan dava açma olanağının bulunmadığı, hal böyle olunca mahkemece davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinin sonucu itibariyle doğru bulunduğu" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ...
Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek ve ilaveten kadastro müdürlüğüne başvurulmamış olsa bile başvuru için süre verilmesi gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun hangi gerekçe ile reddedildiğinin anlaşılamadığını açıklayarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın mahiyetinin 3402 ... Kanun 41. maddesi uyarına yüzölçümü düzeltim davası olarak mı, yoksa uygulama kadastrosuna itiraz davası olarak mı nitelendirileceği, yapılacak nitelendirilme uyarınca da verilen kararın usul ve kanuna uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kanun 41 inci ve 22a maddeleri.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/8032, K. 2023/5343, 19 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama