KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/1255 E., 2024/7567 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1100 E., 2022/1481 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Durağan Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/205 E., 2021/110 K.
Karar Metni
579 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde; Sinop ili ... ilçesi ... köyü Köyiçi mevkiinde etrafı tepe, yol ve müvekkilinin zilyetliğinde bulunan 152 ada 1, 151 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazlar ile çevrili olan dava konusu taşınmazın yaklaşık 40-50 yılı aşkın süredir müvekkilinin zilyetliğinde olduğunu, müvekkilinin taşınmazı tarım arazisi olarak davasız, aralıksız, malik sıfatıyla kullandığını, dava konusu taşınmazın kadastro çalışmaları esnasında ormana sınır olması nedeniyle tespit dışı bırakıldığını, taşınmazın orman vasfı taşımadığını, tarıma ve özel mülkiyete elverişli arazi olduğunu belirterek, müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi, dava konusu taşınmazın öncesinde davacının babası, sonrasında ise davacı tarafından dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun olarak kullanıldığının yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından ifade edildiği, ziraat mühendisi bilirkişinin raporunda yaklaşık 30 yıl kadar önce arazi düzlenerek ekilip biçilmek suretiyle tarım arazisi olarak kullanılmaya başlandığı ve imar ve ihyanın 30 yıl önce tamamlandığının belirlendiği, dava konusu taşınmazın özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, krokide (A) harfi ile gösterilen 7.476,11 m² yüzölçümlü tarla olarak tespit edilen yerin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar vermiştir. Hüküm, davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, davacının taşınmaza 20 yıldan fazla süredir malik sıfatıyla zilyet olduğu, teknik bilirkişi raporunda taşınmazın orman olmadığının belirlendiği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, memleket haritası ve amenajman planının kurumdan istendiğini ancak cevap verilmediğini, resmi belgeler temin edilmeksizin orman bilirkişisinin taşınmazın orman olmadığına dair raporuna istinaden karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu yerin tepelik vasfıyla tapulama harici bırakıldığını, bu gibi yerlerin tescile tabi hale gelmesi durumunda Hazine adına tescil edilmesi gerektiğini, zilyetlikle kazandırıcı zamanaşımının gerçekleştiği yönünde kanıtlayıcı belge sunulmadığını, yalnızca bilirkişi beyanlarına dayanıldığını, zilyetlik şartlarının araştırılmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
Kural olarak, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmayan tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz hakkı bulunmamaktadır. Ancak ilk kararı istinaf etmeyen taraf, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak yeni bir karar verilmesi halinde bu yeni kararı temyiz edebilecektir. Diğer bir ifadeyle, istinaf başvurusunun reddi halinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa aittir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı Hazinenin istinaf yasa yoluna başvurmadığı halde, Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz ettiği görülmüştür.
Bu durum karşısında; davalı Hazinenin, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmadığından ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararla da aleyhine yeni bir hukuksal durum yaratılmadığından Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz hakkı bulunmamaktadır. Aksi düşünce, istinaf başvurusunda bulunmayan tarafa İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf kanun yolunu atlayarak temyiz etme hakkı tanımış olur ki, bu durum 6100 sayılı Kanun ile hayata geçirilen üç kademeli yargılama sistemini iki kademeli yargılama sistemine dönüştürür ve istinafın devre dışı bırakılmasına yol açar.
Bu itibarla, İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen davalı Hazine temsilcisinin, Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz hakkı bulunmadığından, temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/1255, K. 2024/7567, 16 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama