KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/1566 E., 2024/7234 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2013/72 E., 2014/31 K.
- Karar
- Davanın reddine
Karar Metni
526 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında, Çanakkale ili Yenice ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 110 ada 3 parsel sayılı 5.000,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle 1937 tarihli 431 tahrir nolu vergi kaydıyla ... ve ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı vekili; dava konusu Çanakkale ili Yenice ilçesi ... köyü 110 ada 3 parsel sayılı taşınmazın çevresinin devlet ormanı ile çevrili olduğunu, taşınmazın ormandan kazanıldığını, orman içi açıklığı niteliğinde olduğunu, bu niteliği ile taşınmazın kişiler adına tescil edilmesinin 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 17 nci maddesi uyarınca mümkün olmadığını, öncesinde orman olduğu anlaşılan ağaç ve ağaççıkları sonradan yok edilmiş veya yok olmuş yerlerin de orman kavramına dahil olduğunu, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına göre eğim durumu % 12'yi aşan yerlerin toprak muhafaza karakteri taşıdıklarını,
üç yönden orman ile çevrili olmasının da taşınmazın orman bütünlüğünü bozduğunun kabul edildiğini belirterek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına orman vasfıyla tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ... ve ...; dava konusu parseli bilmediklerini, orman olup olmadığı hususunda bilgilerinin olmadığını beyan etmişlerdir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, dava konusu taşınmazın ormandan ayrıldığı ve orman muhafaza karakteri taşımadığı, toprağın kumlu orta bünyeli yapıda humus muhtevası bulunmayan toprak olduğu, toprağının korunduğu ve toprak muhafaza karakteri taşımadığı, su ve toprak rejimine zarar vermediği, memleket haritası ve orman haritası uygulaması neticesinde, ziraat arazisi rumuzu ile gösterilen alan içerisinde kaldığı, bilim ve fen bakımından orman niteliği taşımadığı, 3116 Sayılı Orman Kanunu (3116 Sayılı Kanun) ile orman rejimine girmediği,
4785 Sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 Sayılı Kanun) ile devletleştirme kapsamında olmadığı, 5658 Sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanun (5658 Sayılı Kanun) ile iadeye tabi özellikler taşıdığı, 6831 sayılı Kanun'un 1 inci maddesine göre tanımı yapılan orman arazilerinden olmadığı, evveliyatının ziraat arazisi olduğu, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş;
hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/1566, K. 2024/7234, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama