KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/1881 E., 2024/5597 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/9 E., 2022/1423 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/141 E., 2019/258 K.
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Dava dilekçesinde, davacılar ... ile kardeşi ...'nın vakıf evladı olan babaları ...'den dolayı vakfın gelir fazlasından istifade edebilmek için Kayseri'de kurulu ve tescilli bulunan ... ... Vakfının vakıf evladı olduklarının tespiti istenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/22 Esas ve 2008/400 Karar sayılı ilamı ile ... 'nin vakıf evladı olduğunun tespit edildiği, vakfiyede batın şartının bulunmaması sebebiyle murislerine ait gallenin davacı çocukları arasında paylaştırılmasının gerektiği gerekçesi ile davanın kabulü ile davacıların Kayseri İlinde kurulu ... ... Vakfı'nın galle fazlasına müstehak evladı olduklarının tespitine karar verilmiştir.
Davalı ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu vakfa ait vakfiyenin incelenmesinden, galle için batın şartının öngörülmediği ve galle fazlasının erkeğe 2 hisse kıza 1 hisse olacak şekilde vakıf evlatları arasında bölüşüleceği, onlardan biri ölürse hisselerinin aynı usulde evlatları arasında bölüşüleceği, sonra yine onların da evlatları arasında aynı usulde bölüşüleceği, onların da nesli tükenirse ...
Camisinin imam, müezzin, hademe ve temizlikçisi vb.masraflarına harcanacağı anlaşılmaktadır.
Eldeki davada, ...’nin evvelce Yargıtay 18. Hukuk Dairesince de onanıp kesinleşen Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.10.2008 tarihli ve 2008/22 Esas, 2008/400 sayılı kararı ile galleden istifade eden vakıf evladı olduğunun kesinleştiği, dosya arasında yer alan mirasçılık belgesinden davacıların ... ’nin kızı ve oğlu olduğu anlaşıldığı, bu haliyle davacıların vakfedenle soybağlarının kurulmuş bulunduğu gerekçesi ile davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davalı ... vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler tekrar edilerek yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu, davacıların müteveffa vakıf evladının kan bağı bulunan mirasçısı olması, kendisinin de galleden istifade eden vakıf evladı oldukları anlamına gelmeyeceği, arz ve izah edilen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Dava, vakfın gelir fazlasından faydalanmaya yönelik galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/1881, K. 2024/5597, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama