KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/2184 E., 2024/7582 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2439 E., 2023/507 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 32. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/1197 E., 2021/568 K.
Karar Metni
692 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kesinleşen orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil davasında yapılan yargılama sonunda İstanbul Anadolu 32. Asliye Hukuk Mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararına karşı davalılar KGM ve ... vekili tarafından ayrı ayrı istinaf yoluna başvurulmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davalılar KGM ve ... vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını ayrı ayrı temyizi üzerine; Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Çekişmeli İstanbul ili Tuzla ilçesi Tepeören Mahallesi 1822 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda ilk orman tahdidinin 1948 yılında 3116 sayılı Orman Kanununa (3116 sayılı Kanun) göre yapılarak 21.05.1948 tarihinde ilan edildiği,
1982 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1744 sayılı 6831 Sayılı Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanunla (1744 Sayılı Kanun) değişik 2 nci madde uygulama çalışmaları yapılarak 17.08.1982 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği, 1985 yılında 6831 sayılı Kanun'un 2896 sayılı 6831 Sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanunla (2896 sayılı Kanun) değişik 2/B uygulama çalışmaları yapılarak 21.11.1985 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği,
1989 yılında 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B uygulama çalışmaları yapılarak 12.04.1989 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu yerin tapu kaydının 697,51 metrekarelik kısmının orman sayılan alanlardan olmasına rağmen hali hazırda davalılar adına tapuda kayıtlı bulunduğunu, oysa dava konusu yerde kesinleşmiş bir orman kadastrosu bulunduğunu ve dava konusu yerin bu kadastro ile orman sınırları içinde kaldığından bahisle davaya konu 697,51 metrekarelik kısmın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline, tapu kaydında Karayolları lehine konmuş şerhin terkinini istemiş, davalılar vekilleri davanın reddini savunmuşlardır.
Dava, kesinleşen orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda.
Mahkemece aldırılan bilirkişi raporu neticesinde davaya konu 697,51 metrekarelik kısmın Devlet ormanları sınırları içerisinde kaldığının anlaşıldığı, bu hususta orman vasfında olan bu kısma yönelik olarak davacı idare tarafından açılan davanın sübut bulduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul ili Tuzla ilçesi Tepeören Mahallesi 1822 parsel sayılı taşınmazın 30.12.2020 tarihli rapora ekli ölçü krokisinde (A) harfi ile gösterilen yeşile boyalı 697,51 metrekarelik kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline ve 1822 parsel sayılı taşınmaza KGM lehine konulmuş şerhin,
iptal ile yeni tescil edilen 697,51 metrekarelik kısma yönelik olarak terkinine karar verilmiş, kararın davalılar KGM ve ... vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman kadastro haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 697,51 metrekarelik kısmının kesinleşen harita ve tutanaklara göre kesinleşen tahdit içinde kalan yerlerden olduğunun anlaşılmasına,
tapuda yer alan Karayollarına ait şerhin dava konusu (A) harfi ile gösterilen kısma yönelik olmadığı, bu şerhin bilirkişi raporunda (B ve E) harfleri ile gösteriler kısımlara yönelik olduğu, ormanların üzerindeki her türlü şerhten ari olarak tapuya tescil edilmesi gerektiği ve tapusunun iptaline karar verilen kısım üzerindeki şerhlerin terkinine karar verilmesi gerektiğine göre ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından istinaf itirazlarının reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar KGM ve ... vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar KGM ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler ayrı ayrı kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/2184, K. 2024/7582, 16 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama