KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/2644 E., 2024/443 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2024
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Karar Metni
426 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Uygulama kadastrosu sırasında ... Mahallesi çalışma alanında davacı ... ve ... adına kayıtlı bulunan eski 411 parsel sayılı 19.650,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 194 ada 2 parsel numarasıyla ve 19.176,97 metrekare yüzölçümlü olarak komisyona yapılan itirazın reddi üzerine; davalı ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 412 parsel sayılı 41.200 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 194 ada 1 parsel numarasıyla ve 41.610,04 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacı vekili; uzun yıllardır kullanılan taşınmazın sınırlarının diğer davalı ve komşu ...’a ait 194 ada 1 numaralı parselde taşınmaz ile sınırlarının sabit olduğunu, taşınmaz sınırları ceviz ağaçları ve dere yatağı ile sabitlenmiş olmasına ve komşu parsel ile arada sınır uyuşmazlığı olmamasına rağmen kadastro tespiti sonucu taşınmazın yüz ölçümünün azaldığını belirterek taşınmazının yüz ölçümünün eski hale getirilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uygulama kadastrosu sırasında yapılan ölçümün tesis kadastrosu sınırlarının esas alınarak yapıldığı, uygulama kadastrosu sonucu oluşan taşınmaz yüzölçümü ile ilk (tesis) kadastrosu taşınmaz yüzölçümü arasındaki farkın günümüz ölçü ve değerlendirme teknikleri ile tesis kadastrosunda kullanılan ölçü ve değerlendirme teknikleri arasındaki hassasiyet farkından kaynaklandığı gerekçesiyle davanın davalı ... yönünden esastan reddine, Ereğli ... yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/2644, K. 2024/443, 1 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama