İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/2653 K.2024/3719

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosu tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2023/2653Karar2024/3719Tarih28 Mayıs 2024Okuma6 dk · 1.127 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2023/2653 E., 2024/3719 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Mayıs 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/60 E., 2022/2762 K.
Karar
İstinaf başvurusunun esastan reddine
İlk derece mahkemesi
Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2012/248 E., 2020/236 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.127 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosu tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın asli müdahiller ... ve arkadaşları vekili, davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asli müdahiller ... ve arkadaşları vekili, davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Kullanım Kadastrosu sonucunda, İstanbul ili Arnavutköy ilçesi İmrahor Mahallesi çalışma alanında bulunan 102 ada 3 parsel sayılı 6771,38 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bahçe niteliği ile beyanlar hanesinde 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B bendi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, ... ... oğlu ...'un Yaşaroğlu ... ile aralarındaki anlaşmaya göre ...'ün sera ve sebze bahçesi olarak 4 yıldan beri kullanımında olduğu , üzerinde 1287,5 m3 üzerinde Teaş lehine irtifa hakkının bulunduğu yazılarak Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.

Davacılar ... ve arkadaşları vekili, dava konusu taşınmazın kök murislerinin kullanımında iken mirasçılarına kaldığı, mirasçılarının kullanımında olmasına rağmen kullanıcı olarak davalı ... adının yazıldığını öne sürerek davalı adına verilen kullanıcı şerhinin iptali ile kendilerinin kullanıcı oylarak yazılmasını talep etmiş;

yargılama sırasında asli müdahiller ... ve arkadaşları vekili, taşınmazın davalar ve asli müdahillerin murisi ... adına iskan tapusu ile kayıtlı olduğunu, orman sınırları içinde bırakılması nedeniyle adlarına tescil edilemediğini, daha sonra orman sınırları dışına çıkarıldığını, 2007 yılına kadar mirasçılarının zilyetliğinde ve kullanımında olduğunu, asli müdahillerden ... tarafından dava konusu taşınmaz ve çevresinin davalının babası ... 'e yazılı kira sözleşmesi ile kiralandığını, kiracı ... 'ün sera ve bahçe olarak kullanımında iken yapılan kullanım kadastrosunda ... ... tarafından oğlunun adının kullanıcı olarak yazdırıldığını,

davalının kiracı sıfatıyla fer'i zilyet olduğunu öne sürerek yapılan kullanıcı şerhinin iptali ile davacılar ve asli müdahiller adına kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle davaya katılmışlardır.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; kullanım kadastrosunun 28.06.2010 tarihinde yapıldığı, keşif esnasında beyanları alınan mahalli bilirkişilerin davacıların taşınmazı boş bıraktıkları, taşınmazın 2007 yılından beri davalı tarafından kullanıldığına ilişkin beyanları dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiştir.

Davacılar ... ve arkadaşları vekili ile asli müdahiller ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince: "5831 sayılı Kanun ile 3402 sayılı Kanunu'an eklenen Ek-4. maddesi gereğince yapılan kadastro tespiti sırasında Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime/kimlere ait olduğu ve kim/kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle Hazine adına tescil edileceğinin düzenlendiği,

belirtilen hüküm gereği kullanıcı tespiti yapılan taşınmazlarda kim ya da kimler lehine kullanıcı şerhi verileceği belirlenirken tespit tarihi itibariyle taşınmazda fiili kullanımın bulunmasının gerekli olduğu, diğer bir anlatımla, kullanım kadastrosu sırasında beyanlar hanesinde kullanıcı olarak gösterilebilecek kişilerin, kadastro tespiti sırasında çekişmeli taşınmazı ekonomik amacına uygun olarak fiilen zilyet olarak kullanan kişiler olup, somut olayda uyuşmazlık konusu taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında davacıların iddiasına konu edildiği gibi kullanımın kanıtlanamadığının anlaşılmasına,

özellikle keşif ve duruşmalarda dinlenen yerel bilirkişiler ile bir kısım tanıkların taşınmazın uzun yıllar kimse tarafından kullanılmadığını, hayvan otlatıldığını, 2007 yılından bu yana da davalı tarafça malik sıfatıyla kullanıldığını beyan ettiklerinin görülmesine, sonuç olarak dosya arasındaki bilgi ve belgeler itibarı ile tespit anında kullanım olgusu davacı ve müdahiller tarafından ispat edilemediği,

yerel mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle bir kısım davacılar/müdahiller vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş, bu kez asli müdahiller ... ve arkadaşları vekili, davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından hüküm temyiz edilmiştir.

İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme yeterli bulunmamaktadır.

Davacılar vekili dava dilekçesinde dava konusu taşınmazın murisleri ...'dan geldiğini, ölümünden sonra murisin üvey oğlu ... tarafından kullanıldığını, adına kullanıcı şerhi verilen davalı ... ile aralarında zilyetlik devir sözleşmesi bulunmamasına rağmen davalının zilyet olarak yazıldığının öne sürmüş, davalı da verdiği cevap dilekçesinde öncesinde kimsenin kullanmadığı bir yer iken 2007 yılından itibaren kendisinin kullandığını savunmuştur.

Yargılama aşamasında kök muris ...'un diğer mirasçıları 27.10.2015 tarihinde davaya müdahil olmuş, davacıların iddialarına ek olarak mirasçılardan ... ile davalının babası arasında yapılmış 2007 tarihli kira sözleşmesine dayalı olarak davalının bu taşınmazı kullanmaya başladığını, bu nedenle davalının kullanımının feri nitelikte olup, asli kullanımının kök murisin mirasçılara ait olduğunu öne sürmüşler, kira sözleşmesinin bir suretini de dilekçelerine eklemişlerdir.

Dosya kapsamına göre müdahale talepli dilekçenin davalı tarafa tebliğ edilip edilmediği dosya kapsamından ve UYAP'ta kayıtlı belgelerden anlaşılamamakta olup, yine müdahale dilekçesine karşı davalı tarafça verilmiş bir beyana da rastlanmamış, davalı tarafın istinaf ve temyiz dilekçelerine karşı verdiği cevap dilekçelerinde de kira hususunda bir beyanının olmadığı anlaşılmaktadır.

Davacı tarafça dayanılan 01.01.2007 başlangıç tarihli kira sözleşmesine göre; İmrahor/ ... Caddesinde bulunan tarlanın, zirai sulu tarım yapılmak üzere 7 yıllığına ... tarafından ... ...'e kiralandığı, nüfus kayıtlarına göre ... ...'ün davalı ...'ün babası olduğu, kira sözleşmesinin yapıldığı tarihte davalı ...'ün 22 yaşında olduğu görülmektedir.

Mahkemece 27.03.2017 ve 09.05.2019 tarihlerinde keşif yapılmış, 09.05.2017 tarihinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi (aynı zamanda tespit bilirkişisi) ... eylemli beyanda bulunarak; davacılar tarafından kullanılırken taşınmazın 2007 yılında 7 yıllığına davalının babasına kiraya verildiğini, kira sözleşmesinin bizzat kendisi tarafından yazıldığını, davalı tarafçada 2007 yılından itibaren sera yapmak ve sebze bahçesi olarak kullanıldığını, kiralayanlarının amacının taşınmazın tamamen devri olmayıp kiralamak olduğunu söylemiş, diğer yerel bilirkişi ve tespit bilirkişisi kısmen benzer beyanlarda bulunmuşlar, davalı tanıkları da öncesinin boş olduğunu ve yaklaşık 12 senedir davalının taşınmazı kullandığını söylemişlerdir.

Ne var ki; mahkemece davacı ve müdahillerin dayandığı kira sözleşmesine karşı davalı tarafa beyanda bulunması için süre verilmemiş, yapılan keşiflerde, kira sözleşmesinin içeriği okunup beyanı alınan kişilere kira sözleşmesinin konusunun eldeki davanın konusu olan 102 ada 3 parsel sayılı taşınmaz olup olmadığı sorulup saptanmamıştır.

İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinde ve davacı tarafın istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf talebinin esastan reddine dair kararın gerekçesinde davacı tarafın kira sözleşmesine dayandığı belirtilmesine rağmen delillerin değerlendirilmesinde kira sözleşmesi tartışılmamış, neden itibar edilmediğine dair bir gerekçe de gösterilmemiştir.

Hal böyle olunca; mahkemece öncelikle, davacı tarafın dayandığı 2007 tarihli kira sözleşmesine karşı davalı tarafa bir diyeceğinin olup olmadığının sorulması, gerektiğinde taşınmaz başında keşif yapılarak dava konusu taşınmaz hakkında düzenlenip düzenlenmediğinin sorulup saptanması,

dava konusu taşınmaz hakkında düzenlendiğinin anlaşılması halinde davalının kullanımının feri nitelikte sayılıp sayılmayacağının tartışılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi hükmün gerekçesinde tüm delillerin birlikte tartışılarak değerlendirilmesi gerekirken gereği yerine getirilmeksizin eksik gerekçelerle hüküm kurulmasında dahi doğru bulunmadığından asli müdahiller ... ve arkadaşları vekili, davacılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.05.2024 Tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/2653, K. 2024/3719, 28 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2653
Karar No
2024/3719
Tarih
28 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/2654 K.2024/7358
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/2658 K.2024/3722
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/2658 K.2024/7751
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/2660 K.2024/2453
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/2663 K.2024/2979
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/2664 K.2024/2854

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.