3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, Aydın ili Karpuzlu ilçesi Abak Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 2527 parsel sayılı 12.975,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 114 ada 145 parsel numarasıyla ve 12.663,13 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında Hazineye ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini ileri sürerek, dava açmıştır.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle husumet yokluğundan, aksi durumda esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dava konusu taşınmazın güncelleme kadastrosunda belirlenen sınırı ile tesis kadastrosunda tespit edilen sınırının birbiriyle uyumlu olduğu, bu uyumun 1953 ve 1964 tarihli hava fotoğrafları, harita ve ortofotolar tarafından doğrulanıp belgelendiği, yüzölçümünde meydana gelen azalmanın yanılma sınırı dışında kaldığı,
sebebinin dava konusu taşınmazın geldisi 2225 parsel sayılı taşınmazın ilk kadastro paftasında yüzölçümünün planimetre yöntemi ile hatalı hesaplanması ve 2225 parsel sayılı taşınmazın geldisi olan 1876 parselin 249 nolu mülkiyet noktasında yapılan tersimat hatası olduğu, paftada yapılan ölçü, sınırlandırma ve tersimat hatasının güncelleme kadastrosuyla giderildiği, güncelleme kadastrosunda hata bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli taşınmazın güncelleme kadastrosundaki tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince;
"teknik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen bilimsel ve teknik veriler içeren, denetime elverişli bilirkişi raporu ile, güncelleme (uygulama) kadastrosu pafta sınırı ile tesis kadastrosu pafta sınırının birbiri ile uyumlu olduğunun, bu uyumun eski tarihli hava fotoğrafları, haritalar ve ortofotolar ile doğrulandığının, dava konusu yeni 114 ada 145 (eski 2527) parseldeki alan azalışının, anılan parselin ifrazen geldisi olan eski 2225 parsel sayılı taşınmazın alanının hatalı hesaplanmasından;
yine 2225 parselin de ifrazen geldisi olan 1876 sayılı kadastro parselinin 249 nolu kırık noktasında tersimat hatası yapılmasından, 1876 sayılı kadastro parselinin alanının da hatalı hesaplanmasından kaynaklandığının; güncelleme (uygulama) kadastrosu sırasında tesis kadastrosu paftasında yapılan ölçü, sınırlandırma ve tersimat hatalarının giderildiğinin, güncelleme (uygulama) kadastrosunda hata bulunmadığının tespit edilmesi karşısında, davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı" belirtilerek, istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.