KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/3084 E., 2023/6842 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Karar Metni
746 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca 2019 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan, tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 2 parsel ... ve 4.310,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 970 ada 2 ... parsel olarak ve 3.701,52 metrekare yüzölçümüyle davalılar ... ve arkadaşları adına kayıtlı eski 1 parsel ... ve 8.777,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 970 ada 1 parsel numarasıyla ve 8.547,13 metrekare yüzölçümüyle tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; yapılan yenileme çalışmaları sırasında müvekkiline ait taşınmazın sınırının komşu 1 ada 1 parsel ile duvar baz alınarak saptadığını, söz konusu duvarın taşınmaza sonradan inşa edildiğini, müvekkilinin duvarda, duvardan sonraki yol alanında, derede kalan alanda ve derenin kenarından duvar dışı kalan alanda yeri olduğunu, duvar kısımlarında yapılan ölçümlerde de hata olduğunu, müvekkilin taşınmazının alanı haksız ve hukuksuz olarak küçültüldüğünü, müvekkiline ait taşınmazın bir kısmı haksız bir şekilde davalılar adına tescil edildiğini öne sürerek yapılan yenileme kadastrosunun iptali ile ilk tesis kadastrosuna uygun şekilde düzeltilerek taşınmazın yüzölçümünün 4.310 m2 olarak tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin taşınmazı 2014 yılında satın aldıklarını, satın alırken tapu kayıtlarında yüzölçümü 8.777 m2 olarak görüldüğünü, satın alırken de tapuda belirtilen yüzölçümü üzerinden ücret ödediklerini, kadastro yenileme çalışması sonrasında söz konusu taşınmazın yüzölçümü 8.547,13 m2 olarak hesaplandığını, müvekkillerinin taşınmazının yüzölçümünde de azalma görüldüğünü, müvekkillerinin iyi niyetli olduklarını açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...dava konusu uyuşmazlığın yenileme kadastrosuna itiraza ilişkin olduğu, mahallinde yapılan keşifte dinlenen tanık anlatımları ve mahalli bilirkişi beyanları dikkate alındığında dava konusu taşınmazın kuzeyinde bulunan davalılara ait taşınmazla olan sınırının tespitte beri sabit sınır olduğu, yine taşınmazın doğusunda bulunan derenin kadimde beri aynı yatakta olduğu, herhangi bir değişikliğin olmadığı, taşınmazın yüz ölçümündeki azalmanın batı sınırında bulunan yoldan kaynaklandığı, zira yolun güzergahının aynı olduğu ancak genişliğinin değiştiği, bu durumun hava fotoğraflarından da anlaşıldığı, dolayısıyla davalılar yönünden açılan davanın ispatlanamadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yetersiz inceleme sonucu haklı davalarının reddedildiğini, söz konusu taşınmazın sınırının duvarı aşıp yola da denk geldiğini, müvekkilinden önceki malikinin de duvarı geriden yaptığını, tamamen iyi niyete dayanılarak ve kadastrodaki metrekare tespitine güvenerek köy yolunun geniş olması amacıyla ve hak kaybına uğramayacağını düşünerek hareket ettiğini, kadastrodaki metrekare bedelleri ile davacı müvekkiline sattığını açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 353/(1)-b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı taşınmazının uygulama kadastrosu ile sınırının doğru olarak belirlenip belirlenmediği hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 ... Kanun'un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kanun'un 22/A maddesi.
3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 89,95 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/3084, K. 2023/6842, 27 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama