KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/3185 E., 2024/711 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Karar
- Davanın reddine
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen zilyetliğinin tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 2277 ada 1 parsel ... 66.736,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, " 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ...
Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı, krokisinde (A) harfi ile gösterilen 1.558,00 metrekarelik kısmın 2006 yılından beri ... oğlu ...’un kullanımında olduğu, (B) harfi ile gösterilen 109,67 metrekarelik kısmın kullanımsız olduğu, (C) harfi ile gösterilen 445,00 metrekarelik kısmın yol olarak kullanıldığı, (D) harfi ile gösterilen 144,00 metrekarelik kısmın 2006 yılından beri...’in kullanımınında olduğu, (E) harfi ile gösterilen 206,78 metrekarelik kısmın 2006 yılından beri ... oğlu ...’nın kulanımında olduğu, (F) ile gösterilen 197,41 metrekarelik kısmın 2006 yılından beri ... oğlu ...’un kullanımında olduğu,
(K) ile gösterilen 3.021,00 metrekarelik kısmın 2006 yılından beri ... kızı ...’in kullanımında olduğu, (L) ile gösterilen 3.238,08 metrekarelik kısmın eşit hisselerle ... evlatları ..., ..., ... ve ...’in kullanımında olduğu, (M) ile gösterilen 1.696,06 metrekarelik ve (N) ile gösterilen 56.120,00 metrekarelik kısımların kullanımsız olduğu " şerhi yazılmak suretiyle, arsa vasfında, Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ... ve arkadaşları dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi Mandırlar Mahallesi 2277 ada 1 parsel ... taşınmazda lehlerine kullanım şerhi verildiğini, ancak taşınmazın daha büyük bir bölümünü kullandıklarını ileri sürerek, taşınmazın daha büyük bölümünde adlarına şerh verilmesini talep etmişlerdir
Davalı Hazine vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, usule ilişin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; " alınan beyan ve hava fotoğrafı ekli bilirkişi raporundan, davacıların 31.12.2011 tarihi itibariyle kullanımlarının bulunmadığının belirlendiği " gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ...
Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/3185, K. 2024/711, 12 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama