İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/3188 K.2024/3554

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş olup hükmün asıl davada davacı vekili, asıl davada dahili davalı, davalılardan Orman İdaresi vekili ile duruşma…

Esas2023/3188Karar2024/3554Tarih21 Mayıs 2024Okuma7 dk · 1.465 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2023/3188 E., 2024/3554 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Mayıs 2024
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Sayısı
2015/25 E., 2023/19 K.
Karar
Asıl ve birleşen davanın reddine
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.465 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş olup hükmün asıl davada davacı vekili, asıl davada dahili davalı, davalılardan Orman İdaresi vekili ile duruşma istemli olarak birleşen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle;

kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, işin niteliği ve dava değeri itibariyle 21.5.2024 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiş olup, duruşma için tayin edilen günde birleşen davada davacı ... ile vekili Avukat ..., davalı ...

İdaresi vekili Avukat ..., davalı Hazine vekili Avukat ... ’ın katılımıyla duruşmaya başlanarak, hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Asıl davada davacı ... vekili Sulh Hukuk Mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde; bildirdiği taşınmazın 70/80 yıldır zilyetliğinde olduğunu, tarla olarak kullandığını, taşınmaza ev, ahır ve havuz yaptığını açıklayarak sözkonusu taşınmazda malik olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise davacı ...

Sulh Hukuk Mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde bildirdiği taşınmazın zilyetliğinde bulunduğunu açıklayarak malik olduğunun tespitine karar verilmesini istemiş, yargılamalar devam ederken 2006 yılında dava konusu taşınmazların bulunduğu alanda kadastro çalışmaları yapılmış, asıl davada dava konusu edilen taşınmaza ilişkin olarak 370 ada 7 parsel sayılı, birleşen davada dava konusu edilen taşınmaza ilişkin olarak ise 369 ada 1 parsel sayılı tutanak düzenlenmiş, davalı olmaları nedeniyle malik haneleri boş bırakılmış, 383/1 sayılı orman parseli ise dava konusu taşınmazlara komşu olması nedeniyle davalı hale getirilmiş,

her iki davaya ilişkin olarak Sulh Hukuk Mahkemeleri tarafından Kadastro Mahkemelerinin görevli bulunduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.

Asıl ve birleşen davalarda davalı Hazine, dava konusu taşınmazların Hazineye ait, 1317 tarihli ve 1 sayılı tapu kaydı kapsamında kaldığını ileri sürmüştür.

Asıl davada, dava konusu yapılan 370 ada 7 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak, taşınmazın bilirkişi raporunda (C) ile gösterilen kısmının Hazinenin dayandığı tapu kaydı kapsamında kaldığı gerekçesiyle tarla vasfıyla Hazine adına tesciline, (A) ve (B) ile gösterilen kısımlarının ise orman vasfıyla Hazine adına tesciline dair verilen kararın davacı vekili, davalılar Orman İdaresi ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 22.3.2011 tarihli ve 2011/95 Esas, 2011/3066 Karar sayılı kararı ile, "İlk Derece Mahkemesi tarafından dava konusu taşınmazların orman vasfını yitirip yitirmediği,

Hazinenin dayandığı tapu kapsamında kalıp kalmadığı hususlarının usulünce araştırılmadığı, 383 ada 1 nolu orman parselinin yüzölçümü belirlenerek doğru sicil oluşturulmadığı, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olmadığı" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş, bozma sonrası davaların birleştirilmesine karar verilerek yargılama yapılmış, bozmaya uyularak ve dosyalar birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda; "dava konusu taşınmazların davalı ...

Hazinesinin dayandığı 1317 tarihli ve 1 sıra nolu tapu kaydı kapsamında kaldığı, ancak 370 ada 7 parselin B ve (C) harfleriyle, 369 ada 1 parselin ise (E) ve (G) harfleriyle gösterilen kısımların orman tahdit sınırları içinde kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu, (B) ve (G) harfleriyle gösterilen kısımları için yapılan 2/B uygulamasının usulüne uygun olduğu, (D) ve (F) harfleriyle gösterilen yerlerin orman sınırları dışında ve orman sayılmayan yerlerden olduğu, (B) harfi ile gösterilen kısmın ... tarafından, (G) harfiyle gösterilen kısmın ... tarafından kullanıldığı,

davacı vekili her ne kadar davadan feragat etmiş ise de, kadastro tutanağının malik hanesi boş olduğundan feragat nedeniyle davanın sona ermediği ve feragatin hüküm ifade etmediği, 383 ada 1 parsel sayılı taşınmazın da kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen dosya yönünden davanın reddine, 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B maddesi uygulaması ve 3402 sayılı Kanunun ek-4 maddesine itiraz davasının reddine, Denizli ili, Beyağaç İlçesi, Cumhuriyet Mahallesi, 370 ada 14 parsel ve 369 ada 4 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaline, dava konusu Denizli ili, Beyağaç İlçesi,

Cumhuriyet Mahallesi, 370 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 29.09.2021 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda (C) harfi ile gösterilen 641,79 metrekarelik kısmının orman vasfı ile davalı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, (D) harfi ile gösterilen 414,74 metrekarelik kısmı ile (B) harfi ile gösterilen 1287,21 metrekarelik kısmının ayrı ayrı aynı ada son parsel numaraları verilerek tarla vasfı ile davalı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, B harfi ile gösterilen kısım yönünden '... oğlu ... 'ın 1981 yılından beri kullanımındadır.' şerhinin konulmasına,

dava konusu Denizli ili, Beyağaç İlçesi, Cumhuriyet Mahallesi, 369 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 29.09.2021 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda (E) harfi ile gösterilen 3444,89 metrekarelik kısmının orman vasfı ile davalı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, (F) harfi ile gösterilen 3242,13 metrekarelik kısmı ile (G) harfi ile gösterilen 3534,97 metrekarelik kısmının ayrı ayrı aynı ada son parsel numaraları verilerek tarla vasfı ile davalı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, (G) harfi ile gösterilen kısım yönünden ''... oğlu ...'ın 1981 yılından beri kullanımındadır.'' şerhinin konulmasına,

dava konusu Denizli ili, Beyağaç İlçesi, Cumhuriyet Mahallesi, 383 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 207.005,797 metrekare yüzölçümü ile orman vasfı ile davalı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiş, hüküm asıl davada davacı ... vekili, asıl davada dahili davalı ... , birleşen davada davacılar ... mirasçıları vekili, davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 1973 yılında yapılmış, 05.09.1973 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. Daha sonra 2007 yılında 3302 Sayılı 31.8.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 Sayılı Kanun) ile Değişik 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B madde ve aplikasyon uygulaması yapılmış, 2012 yılında ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na (3402 sayılı Kanun) 5831 Sayılı Tapu Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la (5831 Sayılı Kanun) Eklenen Ek-4 üncü madde uyarınca kullanım kadastrosu yapılmıştır.

1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına,

bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asıl davada davacı ... vekili, asıl davada dahili davalı ... ve davalı ...

İdaresi vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2-a) Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına,

bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup birleşen davada davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

b)Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince. Dava konusu 369 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 29.09.2021 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda (G) harfi ile gösterilen 3534,97 metrekarelik kısmının aynı ada son parsel numarası verilerek tarla vasfı ile davalı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, (G) harfi ile gösterilen kısım yönünden ''...

TC kimlik numaralı ... oğlu ...'ın 1981 yılından beri kullanımındadır.'' şerhinin konulmasına karar verilmiş ise de, 11.5.2007 tarihinde ilan edilen 6831 sayılı Kanun'un, 3302 sayılı Kanun'la Değişik 2/B maddesi uygulama çalışma tutanaklarında şagil ... oğlu ... olarak tespit edildiği gibi, eldeki davanın davacısı da ... oğlu ...’dır. Aynı şekilde 369 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tespit tutanağında da taşınmazın ... oğlu ...’ın kullanımında olduğu belirtilmiştir.

Bu durumda Mahkemece, taşınmazın bilirkişi raporunda (G) ile gösterilen bölümünün ... oğlu ... kullanımında olduğuna dair şerh verilmesi gerekirken ... oğlu ... kullanımında olduğuna dair şerh verilmesi doğru olmamıştır.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Birleşen davada davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının yukarıda (2-a) bendinde sayılan nedenlerle, asıl davada davacı ... vekili, asıl davada dahili davalı ... ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE,

Yukarıda (2-b) bendinde açıklanan nedenlerle, birleşen davada davacılar vekilinin temyiz itirazlarının KABULÜ ile, hükmün 3 üncü maddesinin 2 inci paragrafındaki “... TC kimlik numaralı ... oğlu ...'ın 1981 yılından beri kullanımındadır.'' cümlesinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine “[TCKN] TC kimlik numaralı ... oğlu ...'ın 1981 yılından beri kullanımındadır.'' cümlesinin yazılarak hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden birleşen davada davacılar ... vd. iadesine, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz eden ... ile ... 'dan ayrı ayrı alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/3188, K. 2024/3554, 21 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3188
Karar No
2024/3554
Tarih
21 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/3214 K.2024/7170
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/3225 K.2024/1521
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/3246 K.2024/4362
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2023/3361 K.2024/6657
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/3386 K.2024/1289
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/3415 K.2024/1565

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.