KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/3324 E., 2025/5085 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/81 E., 2023/4 K.
- Hüküm/karar
- Davanın kabulüne
Karar Metni
996 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davalı ... mirasçısı ... ile davalı ... mirasçılarından Mumine Soylu, ..., ... vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşamaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 15.04.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü temyiz eden ... ve müşterekleri vekili ile karşı taraftan ... ve müşterekleri vekilinin katılımıyla duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 19.06.2025 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında Niğde ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan ... parsel sayılı ve 17.000 m² yüzölçümündeki taşınmaz, toprak tevzi çalışmaları sonucu oluşan tapu kaydı ve miras yoluyla gelen hakka dayanılarak 1/2 şer hisselerle ... ve ... adına; ... parsel sayılı ve 35.200 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise tescil ilamı sonucu oluşan başka bir tapu kaydına dayanarak davacılar ... ve ... adına tespit edilmiştir.
Davacılar ... ve ... dava dilekçelerinde özetle; kendileri adına tespit edilen ... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına nazaran eksik tespit edildiği iddiasına dayanarak dava açmışlardır.
İlk Derece Mahkemesince verilen önceki tarihli hüküm Yargıtayca bozulmuş olup bozma ilamında özetle "...İlk Derece Mahkemesince Yargıtay bozma ilamına uyulduğu halde bozma ilamının gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği; davalılar vekilince bir kısım yerin tespitten 10 yıl önce davacılara satıldığı bildirilmiş ancak satılan yerin davacılar adına tespit gören dava dışı ... parsel sayılı taşınmaz olduğunun belirtildiği; diğer bir anlatımla davalıların murisi tarafından, davacılara taşınmaz satılarak zilyetliğin devredildiği hususunun tarafların kabulünde olduğu;
çözümlenmesi gereken hususun satılan taşınmazın sınırlarının belirlenmesi noktasında toplandığına...'' işaret edilerek "İlk Derece Mahkemesince öncelikle dava konusu taşınmazların tespit tarihindeki durumlarını ve taraflar arasındaki satın alma hususunu bilebilecek 70 yaşın üzerinde üç kişilik yerel bilirkişi heyeti ve tarafların aynı şekilde bildirecekleri tanıklar ile 3 kişilik harita mühendisi bilirkişi kurulu ile keşif icra edilmesi,
keşifte davacıların tutunduğu ve ... parsel sayılı taşınmaza revizyon gören ve tescil ilamı ile oluşan 22.03.1965 tarihli ve 25 sayılı tapu kaydı ile davalıların tutundukları iskanen oluşmuş 26.05.1955 tarihli ve 96 sayılı tapu kaydı ve toprak tevzii çalışmaları sonucu oluşmuş Şubat 1956 tarihli ve 632 sayılı tapu kaydı ile komşu taşınmazlara revizyon gören tapu kayıtlarının hudutlarının okunup yerel bilirkişilerden göstermesinin istenilmesi, yerel bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanması,
dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan davaya konu edilen taşınmazların niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, davacıların başka kişilerden de taşınmaz satın alarak kendi taşınmazlarıyla birleştirip birleştirmedikleri, varsa alınan yerlerin neresi olduğu sorularak sınırlarının gösterilmesinin istenilmesi, teknik bilirkişilere toprak tevzi haritası ile kadastro paftası çakıştırılarak uygulanan tapu kayıtlarının kapsadığı alanı gösterir, keşfi takibe imkan verir harita düzenlettirilmesi, önceki fen bilirkişileri arasında doğan çelişkinin de giderilmesinin istenilmesi,
çekişmeli ... parsel sayılı taşınmazın toprak tevzii ... ve ... parsellerine tekabul ettiği, ... parselin dağıtılan yerlerden olup hakkında tapu kaydının oluşturulduğu, ... parselin ise dağıtılan arazilerden olmadığının Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünce bildirilmekle bu hususunda göz önünde bulundurulması ve tarafların tutundukları tapu kayıtlarının sınırları tereddütsüz olarak saptanması, tapu kayıtlarının kapsamı dışında kalan taşınmaz ya da taşınmaz bölümlerinin bulunduğunun anlaşılması halinde bu bölümler üzerinde zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının taraflar yararına oluşup oluşmadığının düşünülmesi...'' gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda "...tarafların tutundukları tapu kayıtlarının sınırlarının bölgeden Ankara-Niğde otoyolu geçmesi ve akabinde yapılan çalışmalar neticesinde sınırların eski haliyle kalmaması, bölgeyi bilen mahalli bilirkişilere dosyanın oldukça eski tarihlere dayanması sebebiyle ölüm vb imkansızlıklar sebebiyle ulaşılamaması, dolayısıyla geçmiş bozma ilamlarında belirtilen hususların tamamıyla uygulanıp maddi gerçeğe şüphesiz ulaşma imkanın kaybolduğu açıklanarak, dosyanın münderecatı göz önüne alınıp oluşacak kanaate göre bir hüküm kurulması gerektiği;
bu kapsamda davacı asil ...'in 24.07.1979 tarihli keşifte verdiği beyanda dikkate alındığında taraflar arasında ihtilafsız olan hususun, davalıların murisleri ...'in eski tapu kaydı dayanağı olan ve dava konusu edilen taşınmazda yerinin bulunduğu; davacı ...'ın önceki keşif sırasında verdiği beyan esas alındığında davalıların murisleri ...'in yerini haricen satın aldığı ve 10 yıl süreyle çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla zilyet olduğu hususunda dosyadaki tüm bilgi, belge ve beyanlar ile dava konusu ... parselin kullanım geçmişi de göz önüne alındığında kuvvetli kanaat oluştuğu;
dosyanın geçirdiği uzun süre ve gelmiş olduğu safhanın ve arazi çevresindeki değişimlerin daha derin araştırmalar yapmayı imkansız hale getirdiği..." şeklindeki gerekçe ile davanın kabulüne; çekişmeli ... (..., ... ada... parsel) ve ... parsel (..., ... ada .. parsel) sayılı taşınmazların 1/2 payının ... oğlu, ... mirasçıları adına ....
Noterliğinin 10.03.2014 tarihli ve ... yevmiye numaralı mirasçılık belgesine istinaden ve 1/2 payının ... oğlu ... mirasçıları adına Niğde Sulh Hukuk Mahkemesinin 16.09.1993 tarihli ve 1993/528 Esas, 1993/641 Karar sayılı mirasçılık belgesine istinaden, tespit ve tapuya tescillerine, asli müdahillerin taleplerinin ise reddine karar verilmiş olup hüküm davalı ... mirasçısı ... ile davalı ... mirasçılarından ... ve diğerleri vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına,
bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre,
İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup bir kısım davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/3324, K. 2025/5085, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama