KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/3591 E., 2025/614 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/472 E., 2023/481 K.
- İlk derece mahkemesi
- Mudanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/178 E., 2021/477 K.
Karar Metni
555 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Başkanlığı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili Mudanya ilçesi Küçükyenice Mahallesinde sınırlarını tarif ettiği tarla vasfındaki taşınmazın 30 yılı aşkın zamandan beri zilyetliğinde olduğunu belirterek davacı adına tapuya tescil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... dava konusu taşınmazın 1997 yılından beri tarımsal amaçla kullanıldığı, 1988 yılında yapılan Orman Kadastrosunda dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olarak tespit edildiği, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından dava konusu taşınmazın davacı ve ailesi tarafından kullanıldığı ..." gerekçesiyle davanın kabulüne ve Küçükyenice Mahallesinde bulunan 22.10.2019 tarihli bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen krokili raporda (A) harfiyle gösterilen 1465 metrekarelik miktarındaki taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş;
hükmün davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... dava konusu alanın arazi kadastrosu sırasında tespit harici bırakıldığı, orman kadastrosu sınırları dışında olduğu, davacı yararına zilyetlik ile kazanma koşullarının oluştuğu belirtilerek Mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ..." gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan ayrı ayrı reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine, davalı ...
İdaresi ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bu karar usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır.
Şöyle ki; eldeki dava 07.05.2018 tarihinde açılmış olup, 22.10.2019, 15.01.2020 ve 16.03.2020 tarihli bilirkişi kurulu raporlarında, taşınmazın 1955, 1970,1976, 1984 ve 1997 tarihli hava fotoğraflarında çalılık alan olduğu, 2006 yılına ait uydu görüntüsünde tarımsal amaçlı ağaçlar ile kaplı olduğu, keşif tarihi itibarıyla taşınmaz üzerinde 2 - 3 yaşında ceviz fidanlarının dikili bulunduğu, sıra aralarında sebze tarımı yapıldığı tespitlerine yer verildiği ve 2006 yılındaki taşınmaz üzerindeki ağaçların görüntülerinden 6 - 7 yaşlarında olabileceği ve 1999 - 2001 yıllarında mevcut ağaçların dikilmiş olabileceğinin değerlendirildiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın öncesi itibariyle çalılım vasfında olup 3402 sayılı Kadastro Kanunu' nun 17. maddesi anlamında imar - ihyaya muhtaç yerlerden olduğu, dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarına göre dava konusu taşınmazın üzerinde bulunan tarımsal amaçlı ağaçların en erken 1999 yılında dikilmiş olabileceğinin değerlendirildiği göz önüne alınarak,
bu tarihten itibaren eldeki davanın açıldığı tarihe (07.05.2018) kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde düzenlenen 20 yıllık zilyetlik süresinin sürenin dolmadığının ve buna bağlı olarak taşınmazda davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna uygun bulunmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/3591, K. 2025/614, 3 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama