KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/3829 E., 2024/1112 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Karar
- Davanın kabulüne
Karar Metni
604 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosu davasından dolayı yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
... ili ... ilçesi Manay Mahallesi çalışma alanında 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda müştereken davacılar ... ve ... adlarına kayıtlı bulunun eski 232 parsel ... 36.000,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 136 ada 178 parsel numarasıyla 34.607,21 m2 yüzölçümlü olarak; Osmankalfalar Mahallesi çalışma alanında bulunan ve tapuda müştereken davalılar ... ve ... adlarına kayıtlı bulunan eski 1233 parsel ... 43.650,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise, 140 ada 168 parsel numarasıyla 51.482,17 m2 yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir.
Davacılar ... ve ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında müvekkili olan davacılar adına kayıtlı bulunan 136 ada 178 parsel ... taşınmazın yüzölçümünün azaldığını ve bu azalmanın komşu 140 ada 168 parselden kaynaklandığını ileri sürerek, eski hale getirilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Hukuk Dairesinin 02.02.2021 tarihli ve 2021/259 Esas, 2021/634 Karar ... bozma ilamıyla; " Mahkemece öncelikle, eksik belgelerin ilgili yerlerden getirtilerek dosya arasına alınması, bundan sonra harita mühendisi ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi sıfatına sahip bilirkişilerin de dahil olduğu, üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak denetime elverişli rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi " gereğine değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; " Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda; dava konusu 140 ada 168 parsel ... taşınmaz içinde bulunan (A) harfi ile gösterilen 1.451,51 metrekare alanın, davacı parseli olan 136 ada 178 parsel sınırlarında olması gerektiği, (A) harfi ile belirtilen bu alanın davacı parseline dahil edilmesi halinde davacı taşınmazının alanının toplam 36.058,72 metrekare olduğu, ilk tesis kadastrosu alanı ile kıyaslandığında yenileme kadastrosu sonrasında 58,72 metrekare artma olduğu, (A) harfi ile gösterilen alanın kullanım sınırlarına göre davacı parselin içinde kaldığı,
A alanının eklenmesi durumunda 1.451,51 metrekare alanın arttığı, bu farkın ise tesis ve uygulama kadastrosu teknik farklılığından ibaret olduğu ve makul hata sınırları içinde kaldığı " gerekçesiyle davanın kabulüne, 01.02.2023 tarihli bilirkişi raporunda çekişmeli 140 ada 168 parsel ... taşınmazda (A) harfi ile gösterilen 1.451,51 metrekare alanın 136 ada 178 parsel ... taşınmazın sınırlarına dahil edilerek tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ...
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ...
Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ile ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/3829, K. 2024/1112, 22 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama