KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/4107 E., 2025/7288 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1168 E., 2023/1462 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/82 E., 2021/273 K.
Karar Metni
692 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) uyarınca yapılan düzeltme işlemine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar Hazine vekili ve Orman İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar Hazine vekili ve Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
İstanbul ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında yapılan kadastro çalışması sırasında, dava konusu 65 parsel sayılı ve 1.500 m² yüzölçümündeki taşınmaz, Mart 1958 tarihli ve 7 sıra numaralı tapu kaydı nedeniyle, tarla vasfıyla .... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir.
Tespite karşı Hazine tarafından tapu kayıt fazlasının Hazine adına tescili, Orman İdaresi tarafından ise dava konusu taşınmazın orman tahdit sınırları içinde kaldığı ve tamamının orman vasfıyla tescili istemi ile açılan itiraz davası sonucunda, Orman İdaresinin davasının reddine, Hazinenin davasının tapu miktar fazlası yönünden kabulüne, 919 m² miktarındaki kısmın davalıların hisseleri nispetinde aynı parsel numarası altında adlarına tapuya tesciline, mübrez bilirkişiler F.Ş ve H.K tarafından tanzim olunan haritalarda gösterildiği şekilde fazla miktarın ayrı bir parsel numarası altında Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş,
işbu karar, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nce 15.12.1970 tarihinde onanmış ve karar düzeltmeye gidilmeden kesinleşmiş, tapuda infaz işlemi de yapılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesindeki; dava konusu 65 parsel sayılı taşınmazın hükmen tescil işleminin gerçekleştiğini ancak 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan düzeltme çalışmasında taşınmazın orman sayılan yerler içerisinde gösterilerek askı ilânına çıkarıldığını, mezkur çalışmada orman kadastro haritasında mevcut olan 41... numaralı orman sınır noktalarını birleştiren kesinleşen kararın uygulanmadığını belirterek, yapılan tespite itirazlarının kabulüyle tapuda müvekkili ve müşterekleri adına mevcut olan tescilin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar Orman İdaresi ve Hazine vekilleri davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "taşınmazın orman sınırının dışında olduğunun kesinleşmiş kararla sabit olduğu anlaşıldığından, dava konusu taşınmaz hakkında 6292 sayılı Kanun kapsamında yapılan orman kadastro çalışmasının, taşınmazın güncel hukuki durumuna uygun olmadığı, taşınmazın orman sınırı dışına alınması gereği ile,
davacının orman kadastro haritalarındaki teknik hataları düzeltme ilâmına konu teknik rapor ve düzeltme haritasındaki hataların düzeltilmesine ilişkin talep yönünden davanın kabulüne, dava konusu İstanbul ili .... ilçesi .... mahallesinde bulunan 65 parsel hakkında 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan kadastro tespiti iptal edilerek, bu kısmın orman sınırı dışına çıkarılmasına" karar verilmiş; hükmün, davalılar Hazine vekili ve Orman İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvuruları esastan reddedilmiş ve işbu karar, davalılar Hazine vekili ve Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6292 sayılı Kanun'un 11. maddesinin 10. fıkrası gereğince yapılan orman kadastro haritasındaki teknik hataların düzeltilmesi işlemine itiraza ilişkindir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 1938 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu'na (3116 sayılı Kanun) göre yapılan orman tahdidi, 04.11.1980 tarihinde ilân edilen aplikasyon ve 1744 sayılı Kanun çalışması, 27.11.1985 tarihinde ilân edilen 2896 sayılı Kanun uyarınca yapılan 2/B çalışması, 29.12.1989 tarihinde ilân edilen 3302 sayılı Kanun uyarınca yapılan 2/B uygulamasıyla 2016 yılında 6292 sayılı Kanun'un 11/10. maddesi uyarınca yapılan düzeltme çalışması mevcuttur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine vekili ve Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/4107, K. 2025/7288, 4 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama