İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/4390 K.2025/6521

İlk Derece Mahkemesince verilen karar asıl dosya davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi…

Esas2023/4390Karar2025/6521Tarih22 Ekim 2025Okuma11 dk · 2.141 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2023/4390 E., 2025/6521 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Ekim 2025
Mahkemesi
Kadastro Mahkemesi
Sayısı
2013/162 E., 2022/275 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.141 kelime·11 dk okuma·7 bölüm

İlk Derece Mahkemesince verilen karar asıl dosya davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar ..., ..., ... vekili tarafından Erdemli Asliye Hukuk Mahkemesine 25.10.1977 tarihinde verilen dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ... Noterliği'nin 24.10.1964 gün ve ... sayılı tapusuz gayrimenkul satış sözleşmesi ile davalılardan ...

Mahallesi ... meviinde kain tahminen 20 dönüm miktarındaki tapusuz taşınmazı bedeli tamamen ve peşinen ödenerek satın aldığını, akit tarihinde taşınmazı teslim alarak zilyetliklerini tesis ettiklerini, aynı taşınmazın devamı mahiyetinde olan tahminen 18 00... miktarındaki tapusuz taşınmazı da .... Noterliğin'den ...'den satın aldığını, diğer müvekkil ... ise taşınmazların devamı halinde olan aynı yer ve mevkiideki tahminen 25 00... miktarındaki tapusuz gayrimenkulü ....

Noterliğinden tanzimli 17.9.1965 tarih ve ... sayılı satış sözleşmesi ile davalılardan ...'dan kayıtsız ve şartsız olarak satın aldığını, aynı noterliğin aynı gün ve 5105 sayılı resen tapusuz satış sözleşmesi ile aynı yer ve mevkideki tahminen 1,5 dönüm miktarındaki taşınmaz parçası ile üzerindeki evi de bedelini tamamen peşin ödemek suretiyle hiçbir kayıt ve şarta bağlı olmaksızın davalılardan ...'dan satın ve teslim aldığını, toplam 4 parça halinde satın alınan gayrimenkulleri bir bütün haline getirdiklerini, ağaçlandırdıkları ve bugün 10-13 yaşlarında olan narenciye bahçesi haline getirdiklerini,

davalıların müvekkillerine satmış oldukları bu yerlere aradan 12-14 sene geçtikten sonra gelerek tehdit ve cebir sonucu işgal ettiklerini, mülkiyeti müvekkilleri tarafından satın alınmış bulunan tapusuz taşınmazlara davalılar tarafından yapılmış olan müdahalenin men'ine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen Erdemli Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1977/332 Esas sayılı dosyasında; davacılar ... , ... ve ... vekili tarafından 15.08.1977 tarihinde sunulan dava dilekçesinde özetle; Erdemli ilçesi ... Mahallesi ... mevkiinde kain içerisinde ev ve narenciye bahçesi bulunan tahminen 20 dönüm miktarındaki taşınmazın müvekkillerinden ...'in babası ve murisi ...'in tapulu gayrimenkulü iken, davalı ... müddeabihe son dühulleri ve tasarrufa devamları esnasında aleyhine Erdemli Kaymakamlığı'na 5917 sayılı kanun gereğince şikayette bulunduğunu, vaki haksız müdahale ve murazanın men'i ne karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen Erdemli Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1983/327 Esas sayılı dosyasında; davacılar ... ve ... vekili tarafından 11.05.1983 tarihinde sunulan dava dilekçesinde özetle. Erdemli ilçesi ...

Mahallesi ... mevkiinde kain 2 38... parsel sayılı taşınmazın 35 24... limon bahçesi ile Erdemli Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1977/419 Esas sayılı davasında ihtilaflı olmakla kesinleştirilmeden tutanak ve eklerinin dava dosyası içerisine gönderildiğini, taşınmazın ilgili tarafların tespite vaki itirazları komisyonca incelenmiş ve bu parsel davalılardan ... adına tespit edilerek 21.04.1983 tarih ve 473 sayılı komisyon kararında da halen diğer davalıların işgal ve zilyetliğinde olduğunu bildirilmiş olduğunu, taşınmazın satın almaya ve zilyetliğe müsteniden 25 yılı aşkın bir zamandır müvekkillerinin zilyetliğinde olduğunu,

müvekkilleri tarafından yetiştirilmiş narenciye bahçesinin olduğunu, gerek bu parsel ve gerekse komşu taşınmazlar evvelce bir parça halinde iken müvekkilleri tarafından noter senetleri ile davalılardan satın alındığını, taşınmazın 4-5 sene kadar önce bizzat satarak zilyetliklerini devir ettiklerini, taşınmazları zorla işgale kalktıklarını, 2 38... parselle ilgili hatalı tespitin ve komisyon kararının iptali ile müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen Erdemli Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1978/377 Esas sayılı dosyasında; davacı ... vekili tarafından 28.06.1978 tarihinde sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin babası ...'tan kendisine intikal eden ve 25-30 seneden beri zilyet ve tasarrufunda bulunduğu tapusuz olan bu gayrimenkulün imar ve ihya edilmek suretiyle narenciye bahçesi haline dönüştürüldüğünü, nizasız ve fasılasız bu taşınmazın üzerindeki fiili zilyetliği ettiğini, taşınmaza ait vergilerin müvekkilleri tarafından karşılandığını, taşınmazın müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Davalı ... vekili 26.12.1977 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacıların kendilerine ait olduğunu iddia ettikleri taşınmazı .... Noterliğinden müvekkiline ve davada taraf gösterilmeyen ...'na davacı asillerinden ... tarafından velayeten satıldığını, velayet altında bulunanların ise ... ile ... olduğunu, yine .... Noterliğinden ... tarafından davalı ... ile davada taraf gösterilmeyen ...'na satıldığını, ....

Noterliğinden ... tarafından ...'na satıldığını, yine aynı noter ve aynı günde 5105 yevmiye numaralı ile ... tarafından ...'na "Resen tapusuz gayrimenkul satış sözleşmesi" ile taşınmazların satışının yapıldığı ve zilyetlikleri tamamen devredilmiş ve satın alanlar ise bu yerde narenciye bahçesi yetiştirdiklerini, davacı asillerin taşınmazları satıp zilyetlerini devrettikten sonra İstanbul'a gittiklerine, müvekkili ve diğer satın alanların ise burada narenciye bahçesini yetiştirdiklerini, davacıların ancak aradan 12-13 yıl geçtikten sonra gelerek zorla taşınmaza sahip olmak istediklerini belirterek,

davacıların davasının reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar ... , ... ve ... tarafından davalı ... aleyhine 1977/332 Esas sayılı dosyada müdahalenin meni talep edildiği, davacı ... tarafından birleşen 1978/377 Esas sayılı dosyada taşınmazın imar ihya edildiğini belirterek adına tescilinin talep edildiği, birleşen 1983/327 Esas sayılı dosyada ... ve ... tarafından davalılar ..., ... ..., ... ve ... aleyhine taşınmazın kadastro tespitinin iptalinin talep edildiği, asıl dosya olan 1977/419 Esas sayılı dosyada ..., ... ve ... tarafından ... , ..., ... ve ... aleyhine satış sözleşmelerine dayanılarak müdahalenin meni talep ve dava edilmiştir.

Dava konusu yerde kadastro çalışması yapılması sonucunda taşınmazların 2 38... , 2 40... , 2 39... ve 2 38... parseller olduğu, taşınmazların 1978/377 Esas sayılı dosyada davalı olması nedeniyle malik hanesi boş bırakılarak tutanak asılların dosyaya gönderildiği anlaşılmıştır.

Erdemli Asliye Hukuk Mahkemesi 1977/419 Esas sayılı dosyada 2 39... ve 2 38... parsel sayılı taşınmazların davacılar adına, 2 40... ve 2 38... parsel sayılı taşınmazların davalılar adına tespit ve tesciline karar verildiği, kararın temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 1988/332 Esas ve 1989/2043 Karar sayılı ilamı ile 2 38... ve 2 39... parsel sayılı taşınmazların iktisap bakımından davacılar lehine iktisap koşullarının oluşması nedeniyle temyiz itirazlarının reddine, 2 38... ve 2 40... parsel sayılı taşınmazlar yönünden yeniden keşif yapılması,

öncelikle 3402 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi uyarınca görev yönü gözetilerek karar verilmesi gerektiği yönünde bozma kararı verilmiştir.

Bozma kararı sonrası Kadastro Mahkemesine görevsizlik kararı verildiği, Erdemli Kadastro Mahkemesince 2 38... ve 2 39... parsel sayılı taşınmazlar yönünden tefrik kararı verildiği, dosyanın 2017/85 Esasını aldığı, dosyada verilen kararda taşınmazlar yönünden hükmün kesinleşmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı kararı verildiği, kararın temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan)16.

Hukuk Dairesinin 2020/3919 Esas ve 2021/2435 Karar sayılı ilam ile önceki ilamda açıkça onama kararı verilmediği, görev yönünün gözetilmesi gereğine değinilmiş olması karşısında kesinleşmiş bir karardan bahsedilemeyeceği dikkate alınarak, tefrik edilen diğer parsellerle birleştirilerek yargılamanın yürütülmesi hususunda bozma kararı verildiği, bozma kararı sonrasında dosyanın iş bu dosya ile birleştirme kararı verildiği anlaşılmıştır.

Dava konusu taşınmazların tutanak asıllarının malik hanesi boş bırakılarak gönderilmesi, dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesinden devrolduğu dikkate alınarak Kadastro Kanunu 30. maddesi uyarınca resen yargılama yapıldığı, dava konusu taşınmazlarla ilgili tarafların dayanağı satış sözleşmeleri yapılan keşifte uygulandığı, keşif sonrası orman, harita ve fen bilirkişi heyetinden alınan 25.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda dava tarihi itibariyle Orman Kadastrosunun kesinleşmediği,

taşınmazlarının durumunun hava fotoğraflarına göre belirlenmesi gerektiği, 1956 tarihli hava fotoğrafına göre 2 38... ve 2 39... parsel sayılı taşınmazların üzerinde tamamen, 2 38... ve 2 40... parsel sayılı taşınmazların üzerinde kısmen maki formasyonuna ait bitki örtüsünün bulunduğu, makilik alanlar arasında dağınık konumda kızılçam ağaçlarının bulunduğu, en eski tarihli memleket haritasında yeşile boyalı alan olarak gösterildiği, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu yönünde görüş bildirildiği, tüm dosya kapsamından;

dava konusu taşınmazların malik hanesi boş bırakılarak gönderilmesi nedeniyle taşınmazların kimin adına tescil edileceğinin resen belirlendiği, 28.02.1989 tarihli Yargıtay ilamında 2 38... ve 2 39... parsel sayılı taşınmazlar yönünden temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş ise de, kararın öncelikle görev yönünden bozulması, Mahkemece malikin resen belirlenmesi, Asliye Hukuk Mahkemesi'nde verilen kararda orman araştırması yönünden değerlendirme yapılmamış olması dikkate alınarak, Yargıtay ilamının taraf lehine kazanılmış hak oluşturmadığı kanaatine varıldığı,

25.04.2021 tarihli bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli nitelikte olduğu, bu bağlamda hava fotoğraflarına göre dava konusu taşınmazların orman olarak kabul edildiği, taşınmazların orman olması nedeniyle tarafların zilyetlik iddiasının dinlenemeyeceği gerekçesiyle, asli müdahil Orman İdaresinin davasının kabulüne, asıl ve birleşen davanın reddine, dava konusu taşınmazların orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların keşifte dinlenilen tanık beyanlarında belirtildiği üzere müvekkilerinin murisleri tarafından satın alındığını, taşınmazların ... ailesi tarafından kullanıldığını, taşınmazların orman olmadığı narenciye bahçesi olduğunu, verilen kararın bozularak, taşınmazların müvekkileri adına tapuya tescline karar verilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava; tapusuz taşınmazın tescili ve el atmanın önlenmesine yönelik İlk Derece Mahkemesinde açılmışken, yörede yapılan arazi kadastro çalışmaları sonucu kadastro tespitine itiraza dönüşmüştür. Dava konusu taşınmazlar kadastro çalışmasında 2 38... , 2 40... , 2 39... ve 2 38... parsel numaralarını almış, taşınmazların 1978/377 Esas sayılı dosyada davalı olması nedeniyle malik haneleri boş bırakılarak tutanak asılları dosyaya gönderilmiştir. Orman İdaresinin ise yargılama sırasında taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla asli müdahil olarak davaya katıldığı anlaşılmaktadır.

1. Davacılar vekilinin dava konusu 2 39... , 2 40... ve 2 38... parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine,

dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2. Davacılar vekilinin dava konusu 2 38... parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazları yönünden; İlk Derece Mahkemesince, yukarıda belirtilen gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli bulunmamaktadır.

Şöyle ki; dosya kapsamında her ne kadar orman mühendisi bilirkişi ve ziraat bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmazın 1956 tarihli hava fotoğrafında taşınmazın batı kısmının açık alanda kaldığının görüldüğü ancak taşınmaz toprağının orman toprağı olduğu, bu nedenle taşınmazın tamamının orman sayılan yerlerden olduğu yönünde görüş bildirmişseler de, bu görüşlerini keşif sırasında bizzat gözlem yaparak maddi bulgu ve bilimsel gerekçelerle güçlendirmemişlerdir.

Bu durumda taşınmazın tamamının orman sayılan yerlerden olup olmadığı hususunda şüphe oluşmuştur. İlk Derece Mahkemesince taşınmaza ilişkin en eski hava fotoğraflarından faydalanılarak, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı hususlarında açıklayıcı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmadan hüküm kurulmuş olması doğru olmamıştır.

Hal böyle olunca, doğru sonuca ulaşılabilmesi için, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişisi, bir ziraat mühendisi bilirkişisi, bir fen bilirkişisi ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.

Keşifte, getirtilen belgeler dava konusu taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.

3116, 47 85... sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp;

orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle dava konusu taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli;

taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak,

temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı,

bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı anlaşıldığı takdirde usulü kazanılmış haklar dikkate alınarak zilyetlik hususu keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı;

ziraat bilirkişisinden taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; bundan sonra toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.

V.KARAR

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin dava konusu 2 39... , 2 40... ve 2 38... parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu parseller yönünden hükmün ONANMASINA,

(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin 2 38... parselle ilgili temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere iadesine,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/4390, K. 2025/6521, 22 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. Temyiz
  7. A. Temyiz Sebepleri
  8. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  9. V.karar
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4390
Karar No
2025/6521
Tarih
22 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2023/4404 K.2025/13284
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/4408 K.2025/17921
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/4412 K.2025/12876
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/4417 K.2025/6458
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/4417 K.2025/13009
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2023/4432 K.2025/10604

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.