İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/4700 K.2025/3317

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve…

Esas2023/4700Karar2025/3317Tarih24 Nisan 2025Okuma7 dk · 1.302 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2023/4700 E., 2025/3317 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Nisan 2025
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2016/81 E., 2023/215 K.
Karar
Davanın reddine
Temyiz edenler
Davacılar vekili
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.302 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Kadastro sonucu, Trabzon ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 1 parsel sayılı 8.872.490,02 m² yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.

Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde.

Trabzon ili ... ilçesi ... köyü 101 ada 1 parselin orman vasfı ile Hazine adına yazıldığını, arazinin 50 yıldan fazla bir zamandır tarla ve fındıklık olduğunun köydeki yaşı uygun olanlarca bilindiğini, davacıların gerek yaşlılıkları ve gerekse işlerinin yoğunluğu nedeniyle arazilerinde gerekli bakımı yapmamaları neticesinde arazinin içerisindeki ağaçların büyümesi ve fındık ağaçlarının körelmesi sonunda arazinin bakımsız bir ormana dönüştüğünü, bu durumun Karadeniz bölgesinin bakımsız kalan arazileri için kaçınılmaz bir son olduğunu,

arazinin orman olarak kalacaksa bile özel orman statüsünde olması ve tapusunun davacıların adına yazılması gerektiğini, söz konusu taşınmazın dava dilekçesi ekinde sunulduğu üzere tapu kayıtları ve 1934 tarihli tapunun geldisi olarak 1973 tarihli tapuda dahi tarla vasfında olduğunun belirtildiğini ileri sürerek, orman vasfı ile Hazine adına yapılan tescilin iptal edilerek taşınmazın davacılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı Hazine temsilcisi cevabında; ilgili taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler ile kanunlar uyarınca devlete kalan gayrimenkullerden olup olmadığı, tapulu taşınmazın bulunup bulunmadığı ve vergi kaydının olup olmadığı hususlarının araştırılması gerektiğini beyan etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen, davanın kabulüne ve Trabzon ili ... ilçesi ... köyü 101 ada 1 parsele ait tapu kaydının teknik bilirkişi ...'ın 03.06.2014 tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen 15872.79 m²'lik kısmın iptaline ve dava konusu parselden ayrılmasına, ayrılan 15872.79 m²'lik kısma yeni bir parsel numarası verilerek davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, bakiye kısmın tapu kayıt maliki üzerinde bırakılmasına.

Trabzon ili ... ilçesi ... köyü 101 ada 1 parsele ait tapu kaydının teknik bilirkişi ...'ın 03.06.2014 tarihli raporunda (B) harfi ile gösterilen 15873.76 m²'lik kısmın iptaline ve dava konusu parselden ayrılmasına, ayrılan 15873.76 m²'lik kısma yeni bir parsel numarası verilerek davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, bakiye kısmın tapu kayıt maliki üzerinde bırakılmasına dair ilk karar, davalı Hazine ve davalı ...

İdaresi vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 09.05.2015 tarihli ve 2015/12836 Esas, 2015/12248 Karar sayılı ilamıyla; ".... doğru sonuca ulaşabilmesi için mahkemece, dayanılan tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve varsa haritaları ile birlikte getirilmesi, bu kayıtlar revizyon görmüş ise revizyon gördüğü tüm parsellerin tutanakları, komşu parsel tutanakları ile dayanaklarının, eski ve yeni tarihli memleket haritalarının, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planının ilgili yerlerden celp edilmesi, bundan sonra,

daha önceki bilirkişiler dışında, halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bir orman yüksek mühendisi veya mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir fen bilirkişi yardımıyla yeniden yapılacak keşifte, dayanılan tapu kaydının yöntemince yerel bilirkişi ve fen bilirkişiler eliyle zemine uygulanması, hudutları yerel bilirkişiden sorulup irdelenmesi, tapu kaydı uyuyor ise, tapu kaydına 3402 sayılı Kanunun 20. maddesi bağlamında kapsam tayin edilmesi,

dayanak tapu kaydının haritası varsa, yerel bilirkişiler ve tanıklar yardımıyla ve komşu parsel tutanaklarından da yararlanılarak zemine uygulanması, dayanak kaydın, sabit sınırlı olup olmadığının, eski ve yeni tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları da uygulanmak suretiyle denetlenmesi, tapu kaydı sınırlarının sabit sınırlı olması durumunda 3402 sayılı Kanunun 20/B maddesi gereğince taşınmazda kullanım bulunması gerektiğinin gözönünde tutulması,

tapu kaydı değişebilir sınırlı ise 3402 sayılı Kanunun 20/C ve 32/3. maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek sabit ve kesinleşmiş sınırdan başlanmak koşulu ile kapsamının belirlenmesi, tapu kaydı sabit hudutlu değilse, kayıt miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapılarak kazanıldığının kabul edilmesi, ayrıca, tapu kaydının 4785 ve 5658 sayılı kanunlar kapsamında hukukî değerini yitirip yitirmediğinin araştırılması, dayanak tapu kaydı taşınmaza uymuyor ve çekişmeli taşınmazın öncesinin orman sayılan yerlerden olmadığı saptanıyor ise orman bilirkişi raporunda taşınmazın 30-40 yıldan beri işlenmediği,

ziraat bilirkişi raporunda ise uzun zamandır işleme yapılmadığı için üzerinin 30-45 yaşlı orman ağaçları ile kaplandığı bildirildiğinden, taşınmazın kullanılmamasının iradi terk anlamına gelip gelmediğinin araştırılması, taşınmazın ne kadar zamandır boş vaziyette olup kullanılmadığının yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulmak suretiyle tespit edilmesi, taşınmazın öncesinde ne şekilde tasarruf edildiğinin ayrıntılı biçimde açıklattırılması, taşınmaz üzerinde gerçek kişiler yararına zilyetlik koşullarının oluşup oluşmadığınin belirlenmesi, taşınmazın taksim, hibe veya satış yoluyla el değiştirip değiştirmediği hususunun araştırılması,

uzman ziraat mühendisi bilirkişisinden, komşu parsellerin toprak yapısı da mukayese edilmek suretiyle, taşınmazın toprak yapısı, niteliği, eğimi, kaç yıl önce imar ve ihya edildiği ve ne kadar süre tarımda kullanıldığı, kaç yıldır kullanılmadığı hususlarında ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması ve bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi ..." gereğine değinilerek bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "... dava konusu taşınmazın krokide (A1) ve (A2) rumuzları ile gösterilen alanların evveliyatından beri üzerinde orman ağaçlarının yer aldığı ve orman vasfında olduğu, civarındaki ormanlar ile bütünlük arz ettiğinden dolayı 1937 tarihli ve 3116 sayılı Orman Kanunu'na göre orman sayılan yerlerden olduğu, 1945 tarih ve 4785, 1950 tarih ve 5658 sayılı Kanun'lar ile bir ilişkisi olmadığı, halen yürürlükteki 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1. maddesi kapsamında orman sayılan alanlardan olduğu;

dava konusu taşınmazın krokide (B1) ve (B2) rumuzları ile gösterilen alanların evveliyatında açıklık alan olduğu, fakat geçen süre içerinde civardaki orman ağaçlarının tohumlarının alanda çimlenmesi ve büyümeleri neticesinde, kapalılık oluşturan orman ağaçları ile kaplandığı ve civardaki ormanlar ile bütünlük sağladığı, dolayısıyla 1945 tarih ve 4785, 1950 tarih ve 5658 sayılı Kanun'lar ile bir ilişkisi olmadığı, halen yürürlükteki 6831 sayılı Kanun'un 1. maddesi kapsamında orman sayılan alanlardan olduğu, 1973 yılından günümüze kadar orman ağaçları ile kaplı olduğu ve herhangi bir zilyetliğin söz konusu olmadığı,

dava konusu krokide (C1) ve (C2) rumuzları ile gösterilen alanların evveliyatında açıklık alan, tarım arazisi olduğu, her ne kadar alan üzerinde 1973 yılından bu yana orman örtüsü olsa da geçerli tapu kaydının bulunduğu, dolayısıyla özel mülkiyet olduğunun orman mühendisi bilirkişi raporuyla belirlendiği; buna karşın dava konusu edilen arazilerin orman ağaçlarıyla çevrildiği, (C1) ve (C2) rumuzlu yerlerin eskiden davacıların kullanımda olduğu sabit olsa da uzun zamandır atıl bırakıldığı,

bu nedenle orman ağaçlarının tohumlarının çimlenmesi ile tamamının ormanlarla kaplandığı ve taşınmazın bu kısmının da orman alanıyla bütünlük arz ettiği, tarımsal bir arazisinin orman haline geleceği sürenin uzunluğu gözetildiğinde davacıların bu kısımları da uzun zamandır terk ettiği, kullanmadığı, yararlanmadığı, kendileri gelemese dahi temsilen kullanımı için irade göstermedikleri ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı, davacı tarafın dayandığı tapu kaydının 3 yönü itibarıyla ırmak, bir yönü itibarıyla tarikiam olduğu,

bu haliyle her yerde bulunabilecek kayıtlardan olduğundan taşınmaza uyduğundan söz edilemeyeceği gibi, uyduğu kabul edilse dahi taşınmazın üzerinde 100 yaş ve üzerinde orman ağaçlarının bulunduğunun anlaşılması karşısında 4785 sayılı Kanun kapsamında Devletleştirilen yerlerden olduğu ve tapu kaydının hukuki kıymetinin haiz olmadığı anlaşılmakla, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre,

İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz eden davacı ... ve arkadaşlarından alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/4700, K. 2025/3317, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4700
Karar No
2025/3317
Tarih
24 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/4719 K.2025/1819
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/4724 K.2025/3258
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/4744 K.2025/6018
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/4746 K.2025/2685
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/4750 K.2025/3050
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/4753 K.2025/2831

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.