KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/4711 E., 2025/2087 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2065 E., 2023/1480 K.
- İlk derece mahkemesi
- Gemlik 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/577 E., 2021/405 K.
Karar Metni
709 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili ile davalılardan Orman İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılardan Orman İdaresi, Hazine ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 3116 sayılı Kanuna göre 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi, daha sonra 1744 sayılı Kanuna göre 1976 yılında yapılarak dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması ile 1987 yılında 3302 sayılı Kanuna göre yapılan 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi, 1962 yılında ilân edilerek kesinleşmiştir. Çekişmeli taşınmaz, bu çalışmada çalılık olarak tespit harici bırakılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde, Gemlik ilçesi ... Mahallesinde bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan dava dilekçesi ekindeki krokide sınırları gösterilen taşınmazın, müvekkili tarafından imar ihya edilerek 35 yılı aşkın zamandır malik sıfatıyla, nizasız ve fasılasız olarak zilyetliğinde bulundurduğunu ileri sürerek, dava konusu yerin davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle kazanma koşullarının davacı lehine oluşmadığını, taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuş, diğer davalılar ... ile Gemlik Belediye Başkanlığı vekilleri cevap dilekçelerinde; müvekkilleri idareler yönünden taraf sıfatının bulunmadığını, bu sebeple davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini belirterek, davanın usul ve esas yönünden reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... dava konusu yerin geçmişte orman toprak muhafaza karakterinin bir türü olan çalılık vasfında olduğu, zamanla çalılıktan açma yapılarak dava konusu yer zeytinlik vasfına dönmüşse de dava konusu yerin eğiminin %12'den fazla olması bu yerin orman toprak muhafaza karakterinin bir türü olan çalılık vasfını değiştiremeyeceği, çalılık vasfının her ne kadar açma yapılsa da halen devam ettiği, zeytin ağaçlarının dikilmesinin bu toprak muhafaza karakterine bir etki etmeyeceği, eğimin %12' nin üzerinde olan yerlerin,
imar ve ihya edildiği belirtilerek kişiler adına tescili yapılamayacağı" gerekçesiyle davanın reddine, Hazine vekilinin tescil talebi göz önünde bulundurularak çekişmeli taşınmazın çalılık vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalılardan Orman İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, "yapılan keşif sonucu dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporlarına göre dava konusu taşınmazın kesinleşen orman kadastrosu dışında kaldığı, öncesinin orman olmadığı, çalılık olarak tespit dışı bırakıldığı, bu nedenle orman muhafaza karakteri taşımadığı, taşınmaz içerisinde en az 30 yaşında bakımlı zeytin ağaçlarının bulunduğu, taşınmazın imar ve ihyasının tamamlanarak imar planına alındığı 05.04.2008 tarihine kadar, 20 yılı aşkın süre ile davacı tarafından kullanıldığı,
böylece zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına oluştuğu, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1/J-) maddesine farklı anlamlar yüklenerek davanın reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğu" gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davalı ...
İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun ise reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, dava konusu 17.11.2020 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 3.405,89 metrekare yüzölçümlü taşınmazın zeytinlik vasfı ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, bu kez davalılardan Orman İdaresi vekili, Hazine vekili ve ... vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılardan Orman İdaresi vekili, Hazine vekili ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/4711, K. 2025/2087, 12 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama