KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/4726 E., 2025/6537 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1775 E., 2023/1665 K.
- İlk derece mahkemesi
- Tekirdağ Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/26 E., 2021/21 K.
Karar Metni
901 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... İdaresi
vekili dava dilekçesinde; ... Mahallesinde tesis kadastrosundan önce kesinleşen orman kadastrosu olduğunu, ancak 1989 yılında kesinleşen tesis kadastrosunda bu durumun göz önünde bulundurulmadığını, 2020 yılında yürütülen 22/2-a çalışmalarında da orman kadastrosunun esas alınmadığını, tesis kadastrosu çalışmasında ormanlık alanın hukuka aykırı olarak yollarla bölünmüş parçalara ayrılarak tescil edildiğini, Tekirdağ ili Şarköy ilçesi ...
Mahallesinde bulunan 1 01... , 1 03... , 1 13... , 1 14... , 1 04... , 16, 14, 1 08... , 1 05... , 19, 9, 1 08... , 2, 1 09... , 1 10... , 58... parsel sayılı taşınmazlar arasında kalan yolların yenileme kadastrosu neticesinde orman alanı olarak yazılmadığını, Anayasa'nın 169. maddesinde açıkça ''ormanların mülkiyete konu edilemeyeceği, orman sınırlarında daraltma yapılamayacağının'' düzenlendiğini beyan ederek, ...
Mahallesinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a madde kapsamında yapılan kadastro tespitinin iptaline, dava konusu yerde belirtilen alanların kesinleşen orman kadastrosuna göre orman olarak kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; davanın öncelikle usulden reddedilmesi gerektiğini, bu davada husumetin, itiraz edenin taşınmazları aleyhine yapılan tespit sonucunda yüzölçümü artan ya da lehine ortak sınır değiştirilen taşınmazların maliklerine yöneltilmesi gerektiğini, nizalı taşınmazın geometrik durumunda yol yönünden bir etkilenme bulunmadığını, yapılan tespitin doğru ve yerinde olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili; davanın öncelikle ... Büyükşehir Belediyesi yönünden husumetten reddedilmesini, yapılan tespitin doğru ve yerinde olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda.
3402 sayılı Kanun'un 22. maddesi (a) bendi uygulaması kapsamında yapılan çalışmaların uygulama yönetmeliğine uygun olarak hazırlandığı, dava konusu edilen yolların ilk tesis kadastrosu esnasında kullanılan sınırının fotogrametrik yöntemle ölçülüp paftasına tersim edildiği, 3402 sayılı Kanun'un 22/a madde uygulaması çalışmaları sırasında oluşturulan uygulama sınırının kadastro paftası ile birebir örtüştüğü, yapılan incelemede paftasında herhangi bir ölçü, tersimat ve sınırlandırma hatası olmadığı, kesinleşmiş kadastro paftasına göre uygulama çalışması yapıldığı;
dosya kapsamından davanın sadece uygulama kadastrosuna yönelik itiraza ilişkin olmadığı, bilirkişi raporunda krokilerde gösterilen yolların orman olarak tescil edilmesine ilişkin mülkiyet iddialı talebi de içerdiği, talebin içeriği itibariyle orman kadastrosuna veya tesis kadastrosundan önceki nedenlere ve mülkiyet hakkına dayalı tescil davası olduğu,
mülkiyet iddiası açısından Kadastro Mahkemelerinin kesinleşen ve tapuya tescil edilen taşınmazların tapu kaydını iptal etme veya etmeme veya on yıllık hak düşürücü süreden dolayı davayı reddetme veya dava konusu edilen ve tescil harici olan yolların orman olarak tescil edilmesi görev ve yetkisinin bulunmadığı, mülkiyet uyuşmazlığına ilişkin tescil davası yönünden davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle, davacı tarafından davalılar aleyhine açılan uygulama kadastro tespitinin iptaline yönelik davanın reddine, Tekirdağ ili Şarköy ilçesi ...
Mahallesinde bulunan bilirkişi kurulu tarafından hazırlanan müşterek rapor ve ekli haritalarda gösterilen dava konusu yolların uygulama kadastro haritasındaki gibi gösterilmesine aynen devam olunmasına; davacı tarafından davalılar aleyhine bilirkişi raporundaki kroki ve haritalarda gösterilen ve dava konusu edilen yolların orman olarak tescil edilmesine ilişkin olarak mülkiyet iddialı tescil talebi yönünden açılan davanın görev yönünden usulden reddine, mahkemenin görevsizliğine, davaya bakmaya Şarköy Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı, davacı ... İdaresi vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince.
İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif sonucu dosyaya sunulan bilirkişi raporundan, dava konusu parsellerin, ada bazında değerlendirildiği, geçerli ve zeminde sabit sınırlara göre işlem yapıldığı, ilk tesis kadastrosu sırasında dava konusu kısımların paftasında yol olarak bırakıldığı, yapılan yenileme çalışmalarında eski sınırlarla yeni sınırların hemen hemen aynı olduğu, bir hata bulunmadığı, 22/a çalışmalarında eski kadastro paftasında aynen uyulduğu, bunlar dışındaki miktar değişikliğinin sebebinin ise önceki yıllarda kullanılan ölçü tekniği ile teknolojisinin ve alan hesaplama yönteminin teknik yönden yetersiz oluşundan kaynaklandığı,
bu nedenle uygulama çalışmasının yönetmeliğe uygun olarak yapıldığının tespit edildiğinin anlaşıldığı; ilk arazi kadastrosu sonucu düzenlenen kadastro paftasına göre taşınmazın mülkiyet durumunun kesinleştiği, 22/a çalışmalarında eski kadastro paftası ile yeni kadastro paftası arasında farklılık bulunmadığı, bu nedenle davacının talebinin yol olarak bırakılan bu kısımların mülkiyetine yönelik olduğu,
3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun amacının mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı ve mülkiyet uyuşmazlıklarının uygulama kadastrosuna ilişkin davalarda tartışma konusu yapılamayacağı, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve işbu karar davacı ... İdaresi
vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/4726, K. 2025/6537, 22 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama