KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/5226 E., 2024/2412 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2024
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/495 E., 2023/743 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- ... Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/23 E., 2021/33 K.
Karar Metni
577 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosu davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kullanım kadastrosu sırasında, Kocaeli ili ... ilçesi ...Mahallesi çalışma alanında bulunan 123 ada 39 parsel sayılı 7.483,60 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 2000 yılından beri ...'ın kullanımında olup, üzerindeki fındık ağaçlarının 2000 yılında ... tarafından dikildiği" şerhi yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ... ve ... vekili dava dilekçesinde; Kocaeli ili ... ilçesi ...Mahallesi 123 ada 39 parsel sayılı taşınmazın müvekkilleri olan davacıların murisi ...' dan intikal ettiğini ileri sürerek, taşınmazın beyanlar hanesindeki davalı adına olan muhdesat ve kullanım şerhinin iptali ile ... mirasçılarının kullanımında bulunduğunun şerh verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; " Dava konusu taşınmazın evvelden beri davacıların murisi ...'ın diye bilindiği, ...'ın oğlu ... ile birlikte yaşaması nedeniyle taşınmazları ... ile birlikte kullandıkları, yöredeki adet gereği taşınmazlarla erkek çocukların ilgilendiği, muris ...'ın mirasının usulüne uygun taksim edilmediği ve dava konusu taşınmazın zilyetliğinin oğlu ...'a tamamen devredilmediği, ölümünden sonra mirasının elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olduğu ve mirasçılardan birinin kullanımının da tüm tereke adına sürdürüldüğü, ... tarafından davalıya yapılan geçerli bir devrin olmadığı,
keşifte alınan beyanlara göre dava konusu taşınmazın bir kısmının ...'dan (üzerinde bu kişinin diktiği fındık ağaçlar varken) trampa ile alındığı ve bu yer de dahil bir bütün olarak ...'a ait olduğu " gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli 123 ada 39 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın beyanlar hanesine.
"6831 Sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, taşınmazın 2000 yılından beri ... tarafından kullanılmakta iken bu kişinin 10.01.2001 tarihinde vefat etmesiyle miras payları oranında mirasçıları tarafından kullanıldığı, 10.03.2020 tarihli fen bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen kısımdaki fındık ağaçlarının 2000 yılında ... tarafından dikilip yapılan takas neticesinde muhdesatın mülkiyetinin ...'a geçtiği, B harfi ile gösterilen kısımdaki fındık ağaçlarının 2000 yılında ... tarafından tarafından dikildiği'' şerhinin yazılmasına, bu şekliyle taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmiş;
hükme karşı, davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve işbu karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/5226, K. 2024/2412, 3 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama