KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/5239 E., 2025/6246 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2007/26 E., 2014/44 K.
Karar Metni
486 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında davacının ve asli müdahillerin davasının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı asli müdahil Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Ağrı ili Diyadin ilçesi ... köyünde 2009 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 1 02... parsel sayılı ve 620.069,41 metrekare yüzölçümlü taşınmaz, kışlak vasfıyla vergi kaydına, zilyetlik nedenlerine istinaden davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı ... dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın köye ait mera olduğu iddiasına dayanarak tespite itiraz davası açmıştır. Hazine vekili, taşınmazın ham toprak vasfıyla adına tescili istemiyle; ... köy tüzelkişiliği, taşınmazın kendi köylerine ait mera olduğu istemiyle davaya müdahil olmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "...taraf teşkili sağlanmış, davacı ve müdahillerin delilleri toplanmış, kadastro çalışmaları öncesi açılmış olan Diyadin Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/65 Esas, 1997/64 Karar sayılı dosyasının içinde bulunan fen bilirkişi raporunda belirlenmiş olan (A), (B) ve (C) ile gösterilen alanların dava konusu 1 02... parsel sayılı taşınmazın hangi kısımlarını gösterdiğinin tespiti, dava konusu taşınmaza ve çevre taşınmazlara revizyon gören vergi kayıtlarının uygulanması,
Hazinenin müdahale dilekçesindeki iddiası ve davacının ve müdahilin taşınmazın mera vasfında olduğu iddiası gözetilerek ziraat bilirkişilerinin görüşlerine başvurulması için taşınmaz başında keşif yapılmasına karar verilmiş, 33, 34... . celselerde davacının ve müdahillerin yatırması gereken keşif avansı kalem kalem belirlenerek avansın yatırılmaması halinde mevcut delil durumuna göre karar verileceği huzurda bulunanlara tefhim edilmiş,
huzurda bulunmayanlara tebligat çıkartılarak 30 gün süre verilmiş ancak tarafların gerekli avansı yatırmamış olduğu anlaşılmakla tüm dosya kapsamına göre davacı ve müdahillerin davasını kanıtlayamadıkları..." gerekçesiyle davacının ve asli müdahillerin davasının ayrı ayrı reddine karar verilmiş; iş bu hüküm asli müdahil Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya kapsamındaki bilgi ve belge incelendiğinde taraflardan keşif avansı yönünden istenen miktarın usul ve kanuna uygun olmadığı, Hazine vekilince verilen kesin süre içerisinde bir miktar ödeme yapıldığının da dikkate alınmadığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu taşınmaz hakkında davacı ve asli müdahillerin talepleri ayrı ayrı olup keşif avansı için mahkeme veznesine yatırılmak üzere tarafların keşif avansından 1/3'er sorumlu tutulmaları yönündeki karar hatalı olmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılacak iş; gerçekleştirilecek keşif için bozma sonrası hesaplanacak avans miktarının tamamı (bozma öncesi asli müdahil Hazine vekilince 13.11.2013 tarihinde yatırılan miktar düşülmek suretiyle) yönünden keşfin amacına uygun olarak usul ve kanunun gerektirdiği şekilde yeniden ilgili tarafa süre verilerek oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmelidir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/5239, K. 2025/6246, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama