KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/6148 E., 2025/2652 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/169 E., 2023/996 K.
- İlk derece mahkemesi
- Karasu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/379 E., 2021/529 K.
Karar Metni
634 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Sakarya ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4. maddesi uyarınca 13.07.2018 tarihinde yapılan kullanım kadastrosu neticesinde 213 ada 57 parsel sayılı taşınmaz 10.596,64 m² yüzölçümüyle beyanlar hanesinde "6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına Orman sınırı dışına çıkarılmıştır" ve "Bu parsel üzerindeki fındık ağaçları 1985 yılından 31.12.2011 tarihine kadar ... oğlu ... kullanımında olup halen kendisine aittir" beyanıyla tarla vasfıyla Hazine adına 02.04.2019 tarihinde tescil edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili ... ilçesi ... Mahallesinde yapılan 2/B çalışmaları sonucunda kendisince kullanılan 213 ada 57 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tespit ve tescilinin yapıldığını, ekte sunduğu krokide de yol gibi görünen uzantının 213 ada 56 ve 58 parsel sayılı taşınmazın sonuna kadar getirtildiğini, 118 ada 2 parsel ve 117 ada 1 parsel sayılı taşınmazın aralarında kalan kısmın ise yol olarak tespitinin yapıldığını, söz konusu taşınmazın on beş yıldan bu yana kendisinin kullanımında olan kısım olduğunu, paftasında yol olarak gösterilen bu yerin mülkiyeti Hazine ait olan ve kendisinin kullanımındaki 213 ada 57 nolu parsele ilave edilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda: "...Mahalli bilirkişiler ve tanıklar dava konusu taşınmazın davacı tarafından kendi bahçesine gitmek için satın alındığını, davacı dışında bu yolu kimsenin kullanmadığını beyan etmiş ise de, dosya içinde bulunan fen bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmazın evveliyatının 1984 tarihli hava fotoğrafında yol olarak görüldüğü,
2001 tarihli memleket haritasında yol olarak görüldüğü anlaşılmakla 2010 yılında yapılan kadastro tespitinde dava konusu taşınmazın niteliğinin yol olarak belirlenmesinin hukuka uygun olduğu..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı ... ve davalı ... vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi; "...çekişmeli taşınmazın 2011 tarihli hava fotoğrafında ekili dikili bir alan olmadığı,
imar ihya çalışması yapılmadığı , fiili durumunun zirai amaçlı kullanılan yer olmadığı,fiilen yol olduğu dava tarihi itibariyle davacı yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı,
yine davacının talebinin mülkiyete ilişkin olduğu taşınmazın Kesinleşen 2/B alanında kalan taşınmazın 3402 sayılı Kanunun 18. maddesi gereğince Hazineye ait yerlerden olduğu gibi 27.01.2009 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5831 sayılı Kanunun 5. maddesiyle 6831 sayılı Kanuna eklenen Ek-10. madde "Orman Kanununun 20.06.1973 tarih ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2. maddesi,
23.9.1983 tarihli 2896 ve 5.6.1986 tarihli 3302 sayılı kanunlarla değişik 2/B madde uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerler çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemez." şeklinde düzenlendiği gerekçesiyle davacı ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ...'nün temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/6148, K. 2025/2652, 7 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama