KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/6302 E., 2025/3933 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1701 E., 2023/1165 K.
- İlk derece mahkemesi
- Gemlik 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/548 E., 2018/259 K.
Karar Metni
807 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı Hazine tarafından kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar, bu kez davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında, ..................köyü çalışma alanında bulunan 294 ada 510 parsel sayılı 18.393,61 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ... ve arkadaşları dava dilekçelerinde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, taşınmazın adlarına tescilini talep etmişlerdir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, tapu kaydının iptali ile çekişmeli taşınmazın zeytinlik vasfıyla davacılar adına tesciline karar verilmiş; hükme karşı, davalı Hazine tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 06.12.2018 tarihli ve 2018/771 Esas, 2018/724 Karar sayılı kararıyla; "... taşınmazın öncesinin çalılık vasfında olup eğiminin %12den fazla olduğu,
bu tür yerlerin öncesinin orman sayılan yer niteliğinde bulunup zilyetlikle kazanılamayacağı ..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne ve İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 12.04.2022 tarihli ve 2021/17532 Esas, 2022/3600 Karar sayılı ilamıyla; "...
Orman kadastrosu ve 2/B Uygulama Yönetmeliğinin 14. maddesinin (m) ve (o) bentlerinde açıkça belirtildiği üzere, maki ve fundalıklarla kaplı alanların orman sayılan yerlerden olduğunun kabul edilebilmesi için, taşınmazın eğiminin %12' den fazla olmasının yanında orman ve orman toprak muhafaza karakteri, üzerindeki bitki formasyonu ile taşkınları, şiddetli yağış sonrası oluşan zararlı akışları, toprak erozyonu, toprağın strüktür ve tekstürünün bozulmasını önleyici, su verimini artırıcı etkisi bulunan yerlerden olmasının da gerektiği, somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu taşınmaz yönünden,
eğim dışında aranan diğer koşullar araştırılmadığı gibi, taşınmaz üzerinde imar ve ihya çalışmalarının ne zaman başlayıp tamamlandığı ve taşınmazın imar planı kapsamına alınıp alınmadığı konusunda da yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğinin anlaşıldığı ..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... hükme esas alınan 12.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda (D) harfi ile gösterilen 15.293,85 metrekarelik kısmın uzman orman bilirkişi raporuna göre orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacılar yararına zilyetlikle kazanma koşulları oluştuğu, diğer bölümler yönünden ise zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığı ..." gerekçesiyle (D) harfi ile gösterilen bölümün tapu kaydının iptali ile davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline taşınmazın kalan kısımlarının ayrı parsel numarası ile Hazine üzerinde bırakılmasına karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre,
Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında, davacılar vekili ile davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları hükmün bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Ancak; Bölge Adliye Mahkemesince, verilen karar esasen doğru ise de hüküm fıkrasında atıf yapılan 12.07.2023 tarihli bilirkişi raporu ekinde yer alan durum krokisinde harf kodlamanın açık ve anlaşılır olmaması nedeniyle hükmün infazı açısından sorun yaratabilecek vaziyette olduğundan bu kısmın düzeltilmesi gerekmektedir. Bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzelterek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/6302, K. 2025/3933, 22 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama