KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2023/789 E., 2023/5958 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2023
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/350 E., 2022/2600 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... Anadolu 32. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/262 E., 2020/426 K.
Karar Metni
480 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında ... Anadolu 32. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen davanın reddine dair hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacılar vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
... ilçesi ...mahallesi çalışma alanında bulunan 202 ada 19 parsel ... taşınmaz 180,79 m2 yüzölçümlü ve bahçe vasıflı olarak tam hisse ile 07.09.2020 tarihli tesis kadastrosu sonucunda 6831 ... Kanun'un 2/B maddesi uyarınca şerhi yazılarak Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacılar vekili, dava konusu taşınmazı davacıların babası ...'ın 1987 senesinde satın aldığını ve o tarihten ölüm tarihine kadar bizzat kendisinin, sonrasında ise mirasçıları olan davacıların kullandığını, emlak beyannamelerinin muris adına tahakkuk ettirildiğini ve davacılar tarafından ödendiğini, taşınmazın belediye kayıtlarında muris ... adına kayıtlı olduğunu, kadastro çalışmaları sırasında taşınmazın bulunduğu yerde ikamet etmedikleri için zilyetliklerinin tespit edilemediğini ve taşınmazın Hazine adına kaydedildiğini ileri sürerek beyanlar hanesine taşınmazın 1987 yılından itibaren ...'ın fiili kullanımında olduğu şerhi düşülmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; toplanan deliller, dinlenen tanık beyanları ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından sunulmuş herhangi bir satış senedinin bulunmadığı, dava konusu taşınmazda herhangi bir temizlik ya da ekim işlemi yapılmadığı, uzun süredir dava konusu arazinin boş ve atıl şekilde durduğu, dava konusu arazinin de bulundugu bölgede 2010 yılında 2B kadastro çalışması yapıldığı, 2B kadastrosu sırasında dava konusu taşınmazı sahiplenen kimsenin bulunmadığı,
ilan süresi içerisinde kadastro mahkemesine dava açılmadığı ve ilanın kesinleştiği, uydu görüntülerinden yapılan incelemelerde 1982 yılından günümüze kadar dava konusu taşınmaz üzerinde herhangi bir fiili kullanım olmadığı gerekçeleriyle açılan davanın reddine karar verilmiştir. Hükme karşı davacılar vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince, somut olayda, kadastro tespitinde davacı tarafın fiili kullanıcı olduğu iddiasının ispat edilemediği, tanık beyanlarının davacıların tespit tarihi itibarıyla kullanıcı olduğuna yeterli bulunmadığı anlaşılmakla yazılı şekilde karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığından, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-(b).1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Karara karşı süresi içerisinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/789, K. 2023/5958, 8 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama