KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/1193 E., 2025/2868 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1686 E., 2023/1780 K.
- İlk derece mahkemesi
- ...Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/267 E., 2022/131 K.
Karar Metni
547 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında, ...ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 203 ada 2 parsel sayılı 123,98 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadimden beri ... köyü tüzel kişiliğince pınar olarak kullanıldığı belirtilerek, 6360 sayılı Kanun gereğince ...Su ve Kanalizasyon İdaresi adına tespit edilmiştir.
İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen davacı ... dava dilekçesinde; irsen intikal, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ve adına tescilini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yer altı sularının devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, zilyetlikle kazanılamayacağını ve kadastro tespitinin hukuka uygun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "çekişmeli taşınmazın çok önceki bir zamanda mevkide otlayan hayvanların su ihtiyacını karşılamak için köylü tarafından birlikte yapıldığı ve kullanıla geldiği, köylünün birlikte kullandıkları hayvan sulama yeri olarak özgülenen hizmet malı niteliğinde olduğu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülkiyetinin gerçek kişiler tarafından kazanılmasının mümkün olmadığı, taşınmaz mülkiyeti kazanma koşullarının davacı lehine gerçekleşmediği" gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline kesin olarak karar verilmiş;
hükmün, davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesinin 13.06.2022 tarihli ek kararıyla, "dava değerinin kesinlik sınırının altında kaldığı" gerekçesiyle istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiş; ek kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince.
"İlk Derece Mahkemesince 13.06.2022 tarihli ek karar ile davanın değer itibari ile kesin olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş ise de; karar tarihi itibari ile yürürlükte olan kadastro mahkemelerince verilen kararlara karşı, değere bakılmaksızın istinaf ve temyiz kanun yollarına başvurulabileceğine dair 7251 sayılı Kanun ile 3402 sayılı Kadastro Kanun'una eklenen, Ek madde 6'da yer alan düzenleme ve HMK'nin 361/1. maddesi gereğince mahkemece verilen ek karar yerinde olmadığından ek kararın kaldırılmasına;
dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve keşifte alınan beyanlara göre çekişmeli taşınmazın köylünün ortak kullanımında olduğu ve köylülerce hayvanlarının sulanmasında kullanıldığı ve davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşmediği anlaşıldığından, mahkemece verilen kararda usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı" belirtilerek, istinaf başvurusu esastan reddedilmiş. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/1193, K. 2025/2868, 14 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama