İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/1286 K.2026/33

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davanın davacısı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar…

Esas2024/1286Karar2026/33Tarih12 Ocak 2026Okuma6 dk · 1.260 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2024/1286 E., 2026/33 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Ocak 2026
Mahkemesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Sayısı
2024/129 E., 2024/88 K.
İlk derece mahkemesi
Urla Kadastro Mahkemesi
Sayısı
2019/99 E., 2023/29 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.260 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davanın davacısı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 19 61... parsel sayılı sırasıyla 1.440. 00... .700,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, sırasıyla yeni 2 58... ve 71 parsel numarasıyla 1.424. 41... ,15 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.

2. Asıl davanın davacısı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin dava konusu 1961 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmazın 1977 yılında müvekkillerinin murisi adına tespit edildiğini, tescil tarihinden 10 yıl geçtikten sonra Hazine tarafından Karaburun Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/280 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını ve taşınmazın Hazine adına tescil edildiğini, kadastro çalışmalarında, Hazine tarafından dava açıldığı zamanlarda taşınmazın 1.440,00 metrekare olduğunu, daha sonra taşınmazın bedeli mukabilinde müvekkillerinin murisi tarafından satın alınarak tapuya tescil edildiğini, sonrasında 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi gereği işlem yapıldığını belirterek, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a gereği yapılan tespitin iptalini talep etmiştir.

3. Birleşen 2019/100 Esas sayılı davanın davacısı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin dava konusu 1962 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmazın 1977 yılında müvekkillerinin murisi adına tespit edildiğini, tescil tarihinden 10 yıl geçtikten sonra Hazine tarafından Karaburun Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/281 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını ve taşınmazın Hazine adına tescil edildiğini, kadastro çalışmalarında, Hazine tarafından dava açıldığı zamanlarda taşınmazın 5.700,00 metrekare olduğunu,

daha sonra taşınmazın bedeli mukabilinde müvekkillerinin murisi tarafından satın alınarak tapuya tescil edildiğini, sonrasında 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi gereği işlem yapıldığını belirterek, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a gereği yapılan tespitin iptalini talep etmiştir.

4. Birleşen 2022/28 Esas sayılı davanın davacısı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin dava konusu 1962 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmazın 1977 yılında müvekkillerinin murisi adına tespit edildiğini, tescil tarihinden 10 yıl geçtikten sonra Hazine tarafından Karaburun Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/281 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını ve taşınmazın Hazine adına tescil edildiğini, kadastro çalışmalarında, Hazine tarafından dava açıldığı zamanlarda taşınmazın 5.700,00 metrekare olduğunu,

daha sonra taşınmazın bedeli mukabilinde müvekkillerinin murisi tarafından satın alınarak tapuya tescil edildiğini, 04.12.2014 tarihinde Kadastro Müdürlüğünden aplikasyon başvurusunda bulunulduğunu, Kadastro Müdürlüğünün düzeltme yaparak taraflarına tebliğ ettiğini, tapulama öncesi ve sonrası kullanılan yerin belgelere doğru geçmediğini belirterek, Kadastro Müdürlüğünün 06.03.2015 tarihli ve 87077351-170.03/135 sayılı düzeltme karar ve krokisine ilişkin işlemin iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini, Hazine lehine parselde artış olmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini, yüzölçümün evrak üzerinde küçülse de fiili durumda küçülmediğini, komşu parsellerde de artış olmadığını, hukuki yararın mevcut olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Dava konusu taşınmazların teknik bilirkişilerce tesis kadastrosu orijinal ölçü değerlerinin sayısallaştırılarak kadastro paftasına aktarılmasıyla krokisinde görüldüğü üzere tersimat hatasının olmadığı, davacılara ait eski 19 61... ada 70 parselin kuzey yönünde eski 15 21... ada 69 parselle ortak ara sınırında tel çitin 22/2-a uygulama ekibince sabit sınır olarak alındığı, keşif sırasında davacı vekilince bu kısımla ilgili ihtilaflarının olmadığının belirtildiği,

zeminde mevcut tel çitin, tesis kadastro sınırları, 22/2-a uygulama sınırları, hava fotoğraflarıyla tecviz dahilinde uyumlu olduğu, davacılara ait eski 19 61... ada 70 ve eski 19 62... ada 71 parsellerin güney yönünde yol ve kuzeyindeki 2 58... parselle olan ara sınırlarında 22/2-a ekibince sabit sınır olarak tespit edilen ara sınırda, davacı tarafça gösterilen sınırlar, tesis kadastro sınırları, 22/2-a uygulama kadastro sınırları ve hava fotoğraflarının tecviz dahilinde uyumlu olduğundan bir hataya rastlanılmadığı teknik bilirkişilerce teknik bilgi belge ve haritaların irdelenmesi sonucu belirtildiği,

davacılara ait eski 19 61... ada 70 parselin doğu yönünde bulunan yol boşluğu kısmının tesis kadastro paftasından incelendiğinde açıkça görüldüğü, tesis kadastrosu sırasında bu kısmın yol boşluğu olarak bırakıldığı, 22/2-a uygulama kadastrosu sırasında da 2 58... parselle olan ara sınırlarının paftasında hata olmadığı zeminde sabit sınır sayılabilecek sınıra rastlanmadığından geçerli sınır olarak tespit edilmesinin doğru olduğu, yol boşluğu olarak eski/yeni paftasında gösterilen kısım hakkında tutanak tanzim edilmediği,

22/2-a uygulama kadastrosunda hakkında tutanak düzenlenmeyen parseller hakkında mülkiyet iddiasında bulunulamayacağı kaldı ki eski 1961 parselin tesis kadastro yüzölçümü ile tespit edilen yüzölçümü farkın hata yanılma sınırları içerisinde kaldığı, eski-yeni yüzölçüm farklılığının bu kadar az bir miktarda olduğu durumda yol boşluğunun davacıya ait parsel sınırları içerisinde kaldığı iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunun kabulünün gerekeceği, eski 1962 parselin kadastro müdürlüğünce yüzölçüm hesaplaması yapılırken kaba hesap hatası yapıldığı,

gerçek yüzölçümünün 560,68 metrekare olarak tespit edilişi akabinde uygulama kadastro çalışmalarında 654,15 metrekare olarak tespit edilişi dikkate alındığında gerek teknik bilirkişi heyetinin bu parsele yönelik tesis kadastrosu orjinal ölçü değerlerine göre parsel sınırları tekrar hesaplandığında hesaplama hatası yapıldığının tespit edilişi gerek rapor krokilerinde ölçekleri eşitlenerek gösterilen parsel sınırları incelendiğinde 5.700,0 metrekare olarak iddia edilen eski 1962 parselin yine davacılara ait dava konusu 1961 parsele nazaran daha küçük olduğunun rahatlıkla görülebildiği,

eski 1962 parselin eylemli sınırlarında tecvizi aşan oranda bir değişiklik görülmediği" gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine, dava konusu taşınmazların uygulama kadastro komisyon kararı tespiti gibi tapuya tescillerine, Hazine aleyhine yöneltilen davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararına karşı asıl ve birleşen davanın davacısı ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda sayısı belirtilen 08.08.2023 tarihli ek kararıyla "Mahkemenin 2019/ 99... /29 Karar sayılı gerekçeli kararının 09.07.2023 tarihinde davacılar vekili Avukat ...'a tebliğ edildiği, Kadastro Mahkemesi'nin adli tatile tabi olmadığı, adli tatil sürecinde de sürelerin işlemeye devam ettiği, davacılar vekilinin süresi geçtikten sonra 07.08.2023 tarihinde istinaf dilekçesi sunduğu" gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda sayısı belirtilen 08.08.2023 tarihli ek kararına karşı asıl ve birleşen davanın davacısı ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla.

"3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 29/son maddesine göre, Kadastro Mahkemeleri adli tatile tabi olmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345/1. maddesine göre istinaf yoluna başvuru süresinin iki hafta olduğu, dosya kapsamından, davacılar vekiline mahkeme kararının 09.07.2023 tarihinde usule uygun olarak tebliğ edildiği, iki haftalık istinaf süresinin 24.07.2023 tarihinde mesai saati sonunda dolmuş olmasına rağmen, davacı vekilinin 08.08.2023 tarihinde uyap kaydı oluşturulan istinaf dilekçesi ile,

süresi geçtikten sonra mahkeme kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurduğu" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Asıl ve birleşen davanın davacısı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; harç ödeme tarihine dikkat edilmesi gerektiğini, verilen kararın hatalı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.len kararın hatalı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davanın davacısı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/1286, K. 2026/33, 12 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1286
Karar No
2026/33
Tarih
12 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/1287 K.2026/247
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/1352 K.2026/566
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/1369 K.2026/370
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/1388 K.2026/497
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/1401 K.2026/254
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/1409 K.2026/128

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.