KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/1341 E., 2025/3039 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/170 E., 2023/2583 K.
- Dava türü
- Galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Aydın 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/478 E., 2020/193 K.
Karar Metni
553 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında Aydın 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti davası sonucunda verilen hükme karşı davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... Genel Müdürlüğü vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Dava dilekçesinde; davacılar ... ve arkadaşlarının ... Vakıflar ... Bey .. .. .. Vakfı ile .. Bey .. .. .. ... Hanım .. ... Bey Vakfı'nın vakıf evladı oldukları ile galle fazlası alamaya hak kazandıklarının tespitine karar verilmesi istenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; davacıların, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/326 Esas, 2006/565 Karar sayılı kararıyla, yine Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/741 Esas, 2015/904 Karar sayılı kararları ile ... Bey Bin Halil Bey ve Zevcesi Cihanzade Kerimesi ... .. .. ... Bey Vakfı'nın vakıf evlatlığına karar verilen muris .. .. .... çocukları olduğu, vakfiyenin geliri bulunduğu ve ön batın şartının da bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, davacıların "... Bey Bin .. Bey ve Z.......i (kızı) ... hanım .. ... Bey Vakfının evladı olduğunun ve galle fazlasını almaya hak kazandığının tespitine," karar verilmiştir.
Davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın hukuka uygun olduğu olduğu gerekçesi ile davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek bilirkişi raporunun karar vermeye elverişli olmadığını, Mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, bu kararın hatalı olduğunu, vakfiyede kız - erkek ayrımı yapılmadan batın şartı ile evlada bırakıldığından, davacıların ön batınında vakıf evladı olup olmadığı, bu batında başka sağ evlat bulunup bulunmadığı araştırılmadan eksik inceleme ile davanın kabul edildiğini, davacıların gidebildiği kadar üst soylarını gösterir nüfus kayıtları getirtilmeden annenin yararlanmasına göre karar verildiğini belirtip Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Dava, vakfın gelir fazlasından faydalanmaya yönelik galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... Genel Müdürlüğün vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/1341, K. 2025/3039, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama