KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/1448 E., 2024/4695 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Anadolu Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşüldü:
KARAR
Kullanım kadastrosu sırasında İstanbul ili Sultanbeyli ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 127 ada 1 parsel sayılı 3.503,74 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz beyanlar hanesine 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirtilerek kullanımsız olarak okul niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı, çekişmeli taşınmazın kendi kullanımında olduğunu öne sürerek adına kullanıcı şerhinin verilmesi istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; “davacının fiili olarak burayı kullandığına dair yeterli delil olmadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Anadolu Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiş ve iş bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/1448, K. 2024/4695, 10 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama