KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/157 E., 2025/2689 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/815 E., 2023/1011 K.
- Davacılar
- ... ve arkadaşları
- İlk derece mahkemesi
- ... Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/38 Esas, 2022/122 Karar
Karar Metni
548 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Çekişmeli Antalya ili... ilçesi ...Mahallesi 181 ada 426 parsel sayılı 4743,15 metrekare yüzölçümlü ve tarla vasıflı taşınmazın senetsizden Hazine adına tesbit edildiği, kadastro komisyonu tarafından 30.03.2021 tarihli karar ile ...'ün itirazı reddedilerek 20.05.2021 ilâ 21.06.2021 tarihleri arasında ilan edildiği anlaşılmıştır.
2.Davacılar vekili dava dilekçesinde. Antalya ili... ilçesi ...
Mahallesi 181 ada 426 parsel sayılı 4.743,15 metrekare yüzölçümlü taşınmaz da yapılan kadastro çalışmaları sırasında öncelikle müvekkilleri adına tespit edildiği ancak daha sonra haksız yapılan itraz ile bu tespitin iptal edildiğini, itiraz konusu 181 ada 426 parsel sayılı taşınmaz müvekkillerine ait olduğu, taşınmazın evveliyattan bu zamana müvekkilleri tarafından kullanıldığı, davacı ...'in ile diğer davacı ...'in kardeş olduğu, davacı ...'in ise abilerinin çocuğu olduğu, müvekkili ...'e miras yolu ile babasının bu taşınmazı verdiği,
müvekkillerine ait bu yerde zeytin ağacı olduğu ve bu ağaçların müvekkillerine ait olduğunun herkes tarafından bilindiğini beyanla davalı adına olan tescilin iptali ile davacı müvekkilleri adına tespit ve tescilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taşınmazın davacılar veya başka bir kişi adına zilyetlikle edinme koşullarını taşımadığı ve 20 yıllık zilyetlik süresinin henüz dolmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine, Antalya ili... ilçesi ... Mahallesi, 181 ada 407 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti gibi Hazine adına tarla vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın %30-40 doğal eğimli, ekim ve dikim yapılmayan, makilik ve fundalık nitelikte bulunduğunun belirlenmesine göre davacı yararına nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla 20 yıldan fazla toprağın ekonomik amacına uygun zilyetlik bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde, a.Davaya konu taşınmazın bulunduğu mevkideki komşu parsellerinde müvekkillerine ait olduğunu, dava konusu yer üzerinde fiili kullanımın 2021 yılı olarak belirtilmesinin hatalı olduğunu, b. Hava fotoğraflarının yeterli irdelenmediğini, tanık beyanlarının hükme esas alınmadığını beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un geçici 8nci maddesine göre yapılan kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/157, K. 2025/2689, 7 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama