KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/1871 E., 2025/4270 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2352 E., 2024/18 K.
- İlk derece mahkemesi
- Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/501 E., 2016/534 K.
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
KARAR
Temyiz konusu ...............köyü 320 parsel sayılı taşınmaz, yörede 16.07.1974 ilâ 15.08.1974 tarihleri arasında ilân edilen genel arazi kadastrosu sırasında, Mart 1968 tarihli ve 48 sıra; Mart 1952 tarihli ve 36 sıra ile Ocak 1962 tarihli ve 33 sıra numaralı tapu kayıtlarına dayanılarak ... (DSİ) adına kanal niteliğiyle tespit edilmiş ve itirazsız kesinleşerek tapuya tescil edilmiştir.
Davacı ... İdaresi vekili, 27.05.2010 havale tarihli dilekçesiyle, temyiz konusu 320 parsel sayılı taşınmazın, eylemli orman niteliğinde olduğunu, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybetmediğini, taşınmazın Orman İdaresine 49 yıllığına tahsisen ayrılan yerlerden olduğu iddialarıyla, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarma işlemi ile tutanağının beyanlar hanesine verilen şerhlerin iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tescili istemleriyle Kadastro Mahkemesinde dava açmıştır.
Kadastro Mahkemesince dava tarihi itibarı ile kadastro tutanağının kesinleştiği gerekçesi ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, anılan kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmesi üzerine dosya görevli Fethiye Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, dava konusu taşınmaz yönünden 5831 sayılı Kanun ile 3402 sayılı Kanun'a eklenen Ek 4. madde uyarınca yapılan kullanım kadastrosu bulunmadığı, dolayısıyla taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereği orman niteliğini kaybedip, orman kadastro komisyonlarınca orman alanı dışına çıkarılan yerlerden olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu 320 parselin 1953 yılında sulama kanalı ve servis yolu olarak kamulaştırıldığı ve bölgede 1973 yılında yapılan kadastro tespitinde DSİ adına tescil edildiği, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritalarında açıklık alanda kalan taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olmadığı, mahkemece davanın reddine ilişkin verilen kararın isabetli olduğu gerekçesi ile davacı ... İdaresi vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacı ... İdaresi vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
Dava, kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/1871, K. 2025/4270, 28 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama