KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/193 E., 2025/4228 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/162 E., 2023/414 K.
- Karar
- Davanın kısmen kabulüne
Karar Metni
602 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ...vekili ve davalı Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ..., ................. Mevkii (eski adıyla ...............Deresi Mevkii) 101 ada 1 nolu orman parseli içerisindeki yaklaşık 11 dönüm yüzölçümündeki 3 parça yerin 2006 yılında köylerinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında kendi adına yazılması gerekirken ormana bırakıldığını, dava konusu yerin dedesinden ve babasından miras kaldığını, dedesi ve babası adına vergi kayıtları bulunduğunu ileri sürerek, söz konusu kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın adına tespitine karar verilmesi istemiyle Kadastro Mahkemesinde dava açmıştır.
Kadastro Mahkemesince davanın askı ilan süresi içinde açılmadığı ve kadastro tutanağının kesinleştiğinden görevsizlik kararı verilmiş ve yargılamaya Asliye Hukuk Mahkemesinde devam edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 20.12.2021 tarihli ve 2021/9388 Esas, 2021/12660 Karar sayılı ilâmı ile taraf teşkili sağlanmadan esasa girildiği ve eksik araştırma ile karar verildiği gerekçesiyle bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yargılama devam edilmiş ve rapor ve krokide (A) ve (B) ile gösterilen kısımların orman sayılan yerlerden olmadığı ve davacı lehine zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleştiği belirtilerek davanın kısmen kabulü ile (A) ve (B) ile gösterilen yerlerin davacı adına tesciline, (C) ile gösterilen kısma yönelik davanın reddine karar verilmiş olup; hüküm, davalı ...vekili ve davalı Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 2006 yılında 3402 sayılı Kanun'un 5304 sayılı Kanunla değişik 4. maddesine göre yapılan orman kadastrosunda dava konusu ...köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, orman vasfıyla ...adına tespit ve sonrasında tescil edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince her ne kadar dava konusu (A) ve (B) ile gösterilen kısımların orman sayılan yerlerden olmadığı ve davacı lehine zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleştiğinden bahisle (A) ve (B) yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ile uyumlu değildir.
Şöyle ki; dava konusu (A) ve (B) ile gösterilen yerlerin tüm yönlerden ormana sınır olması nedeniyle orman bütünlüğünü bozucu etkisinin olduğu, dava konusu (A) ve (B) ile gösterilen yerlerin dört taraftan 101 ada 1 sayılı orman parseliyle çevrili olup, 6831 sayılı Kanun'un 17/2. maddesi kapsamında kalan orman içi açıklık durumunda olduğu anlaşılmaktadır.
6831 sayılı Kanun'un 17. maddesindeki düzenlemeyle kanun koyucu, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılarak özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazların hava fotoğrafları ve memleket haritalarında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır.
Kanun gereği orman sayılan orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına kanunî olanak yoktur.
Hal böyle olunca; (A) ve (B) ile gösterilen yerler yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davacı adına tescile karar verilmesi usûl ve kanuna aykırıdır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/193, K. 2025/4228, 27 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama