İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/2468 K.2024/5393

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili, davalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz…

Esas2024/2468Karar2024/5393Tarih30 Eylül 2024Okuma6 dk · 1.162 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2024/2468 E., 2024/5393 K.·Karar Düzeltme

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Eylül 2024
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar
Davanın kısmen kabulüne
Talep eden
Davacı vekili, davalı Hazine vekili
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.162 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili, davalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 05.10.2023 tarihli ve 2022/3268 Esas, 2023/4991 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

Kullanım kadastrosu sonucunda, Samsun ili Merkez ... Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 253 parsel sayılı 9.188,89 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu, edinme sebebinde ise ... oğlu ... ve ...'in kullanımında bulunduğu belirtilerek Hazine adına tespit ve tescil edilmiş, tapu kaydının beyanlar hanesine ise 24.02.2010 tarihinde parsel üzerindeki fındık ağaçlarının ... evlatları ... ve ...'e ait olduğuna dair şerh düşülmüştür.

Aynı çalışma alanında bulunan 136 ada 8 parsel sayılı 26.198,87 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, taşınmazın 1999 yılından beri ... kızı ... ve ... evlatları ..., ..., ..., ..., ... ve ... evlatları ..., ..., ... ve ... ...'in kullanımında ve parsel üzerindeki fındık ağaçlarının adı geçenlere ait olduğu, krokide (A) harfi ile gösterilen evin ... oğlu ...'in kullanımında, (B) harfi ile gösterilen evin ... oğlu ... tarafından yapıldığı ve kullanımında olduğu şerhi yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.

Davacı ... vekili dava dilekçesinde; çekişmeli 101 ada 253 ve 136 ada 8 parsel sayılı taşınmazları 1992 yılından beri Hazineye ecrimisil ödemek suretiyle müvekkilinin kullandığını, taşınmazların tapu kayıtlarının beyanlar hanesinde adlarına kullanıcı şerhi verilen davalıların taşınmazlarla ilgilerinin bulunmadığını ileri sürerek, beyanlar hanesindeki davalılar adına bulunan kullanıcı şerhlerinin iptali ile müvekkili adına kullanıcı şerhi verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 136 ada 8 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde bulunan "1999 yılından beri ... kızı ... evlatları ..., ..., ..., ... evlatları ..., ..., ... ve ... ...'in kullanımındadır ve fındık ağaçları adı geçenlere aittir." şerhinin kaldırılarak beyanlar hanesine, "1999 yılından beri ... evlatları ... ve ... kullanımındadır ve fındık ağaçları adı geçenlere aittir" şerhinin düşülmesine karar verilmiş; hükmün, davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine,

Dairemizin 09.05.2017 tarihli ve 2015/22663 Esas ve 2017/6700 Karar sayılı ilamıyla; "yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm vermeye yeterli bulunmadığı belirtilerek; tarafların da hazır bulunmasına imkan sağlanacak şekilde yapılacak keşifte, davanın taşınmazlardaki zilyetliğin tespitine ilişkin olması nedeniyle taraf tanıklarının keşif mahallinde dinlenmesi, tarafların dava konusu taşınmazlardaki zilyet bulundukları alanların nereler olduğu, zilyetliğin kendi adlarına mı muris adına mı olduğu,

murisin ölümünden sonra kesintiye uğradığı bildirilen zilyetlikle ilgili sürenin murisin zilyetliğinin terki niteliğinde olup olmadığı hususlarında tanıkların beyanlarının alınması, tespit edilecek bilgilere göre, teknik bilirkişiler aracılığı ile kullanılan alanlarının ölçümlerinin yapılarak kroki üzerinde gösterilmesi ve oluşacak duruma göre bir karar verilmesi" gereğine değinilerek bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "muris ...'in 1999 yılında öldüğü, ölmeden taşınmazları üç erkek çocuğu olan ..., ... ve ... arasında paylaştırdığı, ... ve ...'in paylaşımdan sonra kendi paylarına düşen yerleri kullandıkları, taksim yapılmadan evvel davalı ...'ın sakatlığının mevcut olması nedeniyle kendisine düşen kısmı kullanamadığı ve bu yerin de yine davacı ... tarafından kullanıldığı hususunun tanık beyanları ile sabit olduğu, bu nedenle davacı tarafından gösterilen sınırlara itibar edildiği,

davacı ve davalının zilyetliklerinin taksim yapıldıktan sonra devam ettiği, taşınmazların 1-2 yıl boş kalmasının zilyetliğin terki anlamına gelmediği" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 136 ada 8 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde bulunan "1999 yılından beri ... kızı ... evlatları ..., ..., ... ... evlatları ..., ..., ... ve ... ...'in kullanımdadır ve fındık ağaçları adı geçenlere aittir" şerhinin kaldırılarak,

yerine "1999 yılından beri parselin 18.492,87 metrekarelik kısmının ... evladı ...'in, 7.706,20 metrekarelik kısmının ... evladı ...'nın kullanımdadır ve kullanım kısımlarındaki fındık ağaçları adı geçenlere aittir" şeklinde şerh düşülmesine; çekişmeli 101 ada 253 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesindeki "parsel üzerindeki fındık ağaçlarının ... evlatları ... ve ...'e aittir" şerhinin kaldırılarak, yerine "parsel üzerindeki 2.718,76 metrekarelik kısım üzerindeki fındık ağaçlarının ... evladı ...'e, 6.470,13 metrekarelik kısım üzerindeki fındık ağaçları ... evladı ...'ya aittir" şerhinin düşülmesine karar verilmiş;

hükmün, davacı vekili, davalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 05.10.2023 tarihli ve 2022/3268 Esas, 2023/4991 Karar sayılı ilamı ile özetle; "davacı ... vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddine.

Davalılar ... ve ... vekillerinin temyiz itirazları yönünden ise; kullanım şerhi talebi yönünde kurulan hükmün dosya kapsamı ile bağdaşmadığı belirtilerek; dava konusu taşınmazların ... ve ...'in babası olan davalı ...'in dedesi ...'den geldiği ve miras bırakanın, 1999 yılında ölmeden önce taşınmazları, oğulları ..., ... ve kendisinden önce ölen oğlu ... mirasçılarından ... arasında paylaştırdığı, dosya kapsamındaki taraf beyanları ile ceza davası dikkate alındığında; davacının, taşınmazı kullanmak isteyen ve miras bırakan tarafından yapılan paylaştırmada kendilerine pay verilen diğer mirasçıları engellediği,

davalı ...'in, davacıdan talepte bulunmak suretiyle taşınmazı kullanma iradesini ortaya koymasına rağmen davacı tarafından engellendiği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince, murisin sağlığında yaptığı paylaştırmaya değer verilerek, 24.07.2018 tarihli fen bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde taraflar lehine kullanıcı şerhi verilmesi gerekirken, tespit tarihindeki fiili kullanıma değer verilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinin" isabetsizliğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiş ve iş bu bozma ilamına karşı davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.

1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına, Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan davalı Hazine vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Davacı vekilinin karar düzeltme isteğine gelince; kullanım kadastrosu sonucunda, dava konusu 101 ada 253 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde lehine kullanıcı şerhi verilen davacı ... ve davalı ... olup, davalı ... lehine bu taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine kullanıcı şerhi verilmemiştir. ... tarafından bağımsız hak talebi ile çekişmeli 101 ada 253 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılmış bir dava ya da yargılama sırasında eldeki davaya katılma talebinde de bulunulmamıştır.

Öte yandan; İlk Derece Mahkemesince verilen önceki tarihli hükümde çekişmeli 136 ada 8 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak davacı ... ve davalı ... adlarına verilen kullanıcı şerhi kararı, davalı ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmediğinden kesinleşmiş olup, bu parsel yönünden davacı ... ve davalı ... lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur.

Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesi kararının onanması gerekirken, maddi hataya dayalı olarak bozulduğu anlaşıldığından davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

1. Davalı Hazine vekilinin karar düzeltme itirazlarının (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE;

2. Davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile Dairemizin 05.10.2023 tarihli ve 2022/3268 Esas, 2023/4991 Karar sayılı bozma ilamının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının açıklanan nedenlerle 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

İstek halinde peşin harcın karar düzeltme isteyen davacıya iadesine,

1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen Hazineden alınarak Hazineye irad kaydına,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/2468, K. 2024/5393, 30 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2468
Karar No
2024/5393
Tarih
30 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/2472 K.2024/10276
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/2473 K.2024/7491
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/2474 K.2024/2895
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/2474 K.2024/7382
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/2475 K.2024/7496
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/2476 K.2024/2637

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.