KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/2834 E., 2025/4497 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/156 E., 2024/279 K.
- İlk derece mahkemesi
- Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/44 E., 2022/759 K.
Karar Metni
650 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen vakıf evladı olduğunun tespiti davası sonucunda verilen hükme karşı davalı Vakıf vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Vakıf vekili ile davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Dava dilekçesinde; kardeş olan davacılar ..., ... ve ...'in Diyarbakır'da Kurulu ... Vakfının evladı olduğunun tespitine karar verilmesi istenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; dosya içindeki bilgi ve belgelere göre dava konusu 942 Hicri tarihli ... Vakfının (...
Vakfı) mülhak vakıf olduğu, davacıların dosyaya getritilen nüfus kayıtlarına göre ...'in oğlu oldukları, ...’in Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2014/177 Esas ve 2014/616 Karar sayılı, Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin 2014/17308 Esas ve 2014/18599 Karar sayılı kararıyla kesinleşen ilamına göre söz konusu vakfın galleye müstehak vakıf evladı olduğunun tespit edildiği,
İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 24.02.1943 tarihli ve 1943/27 Esas, 1943/11 Karar sayılı ilamında daha önce birden fazla vakıflara mütevellilik yapmış kişiye, iltisaklı olduğunu tespit eden kişiler için vakıf evladı olduğunun tespiti yönünden ayrıca başka bir delil aranmasına gerek olmadığının hüküm altına alındığı, davacıların böylece ...
Vakfının vakıf evladı olduğunu nüfus kayıtları, bahsi geçen vakfın vakfiyesi, Vakıflar Genel Müdürlüğünden gelen belgeler ve kesinleşmiş mahkeme kararı ile ispat ettiği gerekçesi ile davanın kabulüne ve davacıların "... Vakfı'nın vakıf evladı olduklarının tespitine" karar verilmiştir.
Davalı ... vekili ile davalı mülhak Vakıf vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davacıların babası ...'in davalı Vakfın evladı olduğunun mahkeme kararıyla tespit edildiği, davacıların babasının vakıf evladı olduğuna ilişkin mahkeme kararı, nüfus kayıtları ve vakfiyedeki hükümler ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde soy bağı ilişkisinin kanıtlandığı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiş olmasında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davalı ... Müdürlüğünün ve davalı Vakfın yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararını davalı ... vekili ve davalı mülhak Vakıf vekili temyiz etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacılara ait soyağacı çizelgesi çıkartılmadan davacıların, vakıf kurucusunun soyundan gelip gelmediğinin tam olarak belirlenmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, arz olunan ve resen gözetilecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Davalı mülhak Vakıf vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek davacıların, vakıf kurucusunun soyundan gelip gelmediğinin tam olarak belirlenmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, arz ve izah edilen nedenler ile resen nazara alınacak sair nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Dava, vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ile davalı mülhak Vakıf vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/2834, K. 2025/4497, 4 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama