İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 8. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/367 K.2025/5191

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup, kararın davacılar vekili, davalı Hazine, Orman İdaresi ve KGM vekilleri tarafından ayrı ayrı…

Esas2024/367Karar2025/5191Tarih2 Temmuz 2025Okuma7 dk · 1.335 kelime

KÜNYE

8. Hukuk Dairesi 2024/367 E., 2025/5191 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Temmuz 2025
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2017/29 Esas, 2023/107 Karar
Karar
Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.335 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup, kararın davacılar vekili, davalı Hazine, Orman İdaresi ve KGM vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Kadastro sonucunda, Siirt ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan ve davacılar adına tescil edilen 116 ada 17, 23, 120 ada 22, 166 ada 2, 13, 15, 16, 167 ada 4 ve 193 ada 2 parsel sayılı taşınmazların sınırlarında yer alan taşınmazların paftasında yol olarak gösterildiği anlaşılmıştır.

Davacılar vekili dava dilekçesinde, davacılar adına kadastro çalışmaları sırasında belli parsellerin tescil edildiğini bu parseller dışında kalan ve davacılara ait olan kısımların kadastro tespiti öncesinde yol geçirilmesi sebebiyle davacılar adına tescil edilemediğini, bu kısımların da davacılar adına tescil edilen taşınmazlar gibi davacıların zilyetliğinde olduğunu, davacılar lehine kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluştuğunu ifade ederek taşınmazların davacılar adına tescilini istemiş, devamında davacı vekili 21.03.2012 tarihli dilekçesi ile, davanın istem ve sonuç kısmını oluşturan “Kazandırıcı zamanaşımı nedeni ile taşınmazların mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tescili” kısmını “Mülkiyetin tespiti” şeklinde ıslah ettiklerini bildirmiş, davalılar davanın reddini savunmuşlardır.

Dava, mülkiyetin tespiti istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazların kadastrosu yapılırken ya da tutanakları düzenlenirken yola giden bu kısımların kadastroya tabi olması yolunda herhangi bir iddia ileri sürülmediğinden bu bağlamda tutanaklar itirazsız olarak düzenlendiği ve kesinleştiği, davacıların zilyetliğine ilişkin tespit dışı bırakma tarihinden itibaren dava tarihine kadar kanuni sürenin dolmadığı ve halen fiilen yol olarak kullanılan yerlerin zilyetlikle kazanılamayacağı da dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine,

Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince, kadastro öncesi nedenlere dayanarak hakkında tutanak düzenlenmeyen yerlerle ilgili açılan davalara ilişkin kanunlarda süre sınırı bulunmadığı, ayni hakların, kanuni kısıtlama yok ise nitelikleri gereği her zaman ve herkese karşı ileri sürülebileceği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun)'nun 12/3. maddesinde yazılı 10 yıllık sınırlama hakkında kadastro tutanağı düzenlenen taşınmazlara ilişkin olduğu, hal böyle olunca, Mahkemece davanın süresinde açıldığı kabul edilerek,

işin esasına girilip iddia ve savunma doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; dava konusu yapılan kısımların davacıların mülkiyetinde olan taşınmazların devamı niteliğinde olduğu, taşınmazların bu kısımlarının da tapulanan kısımlar gibi, davacılar tarafından eskiden beri davasız ve aralıksız olarak kullanıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Siirt ili ... ilçesi ... köyü 166 ada 15 parsel ile sınırı olan yolun fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 343.59 metrekarelik kısmının mülkiyetinin davacı ... adına tespitine,

166 ada 16 parsel ile sınırı olan yolun fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 1600.52 metrekarelik kısmının mülkiyetinin davacı ... adına tespitine, 166 ada 13 parsel ile sınırı olan yolun fen bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen 271.64 metrekarelik kısmının mülkiyetinin davacı ... adına tespitine, 193 ada 2 parsel ile sınırı olan yolun fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 334.28 metrekarelik kısmı ile (B) harfi ile gösterilen 786.02 metrekarelik kısmının mülkiyetinin davacı ... adına tespitine,

167 ada 4 parsel ile sınırı olan yolun fen bilirkişi raporunda (E) harfi ile gösterilen 431.00 metrekarelik kısmının mülkiyetinin davacı ... adına tespitine, 116 ada 17 parsel ile sınırı olan yolun fen bilirkişi raporunda (F) harfi ile gösterilen 640.35 metrekarelik kısmının mülkiyetinin davacılar ... , ... ve ... adlarına taşınmazdaki payları oranında tespitine, 116 ada 23 parsel ile sınırı olan yolun fen bilirkişi raporunda (G) harfi ile gösterilen 744.45 metrekarelik kısmının mülkiyetinin davacı ... adına tespitine,

120 ada 22 parsel ile sınırı olan yolun fen bilirkişi raporunda (H) harfi ile gösterilen 121.40 metrekarelik kısmının mülkiyetinin davacı ... adına tespitine, 166 ada 2 parsel ile sınırı olan yolun fen bilirkişi raporunda (I) harfi ile gösterilen 112.49 metrekarelik kısmının mülkiyetinin davacı ... adına tespitine karar verilmiş, kararın davalılar Hazine, Orman İdaresi ve KGM vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine,

Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince, taşınmazın tespit tarihi olan 2008 yılı ve öncesine ait yüksek çözünürlüklü uydu fotoğrafları ve ortofoto getirtilerek dosyaya konulmalı, bundan sonra 3 kişilik ziraat mühendisi ve fen bilirkişisinden oluşacak heyet aracılığıyla yapılacak keşifte, yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın öncesi ve zirai faaliyete konu olup olmadığı, hangi tarihte imar-ihyaya başlandığı, tamamlandığı,

zilyetliğin kimden kime ne zaman geçtiği ve hangi tasarruflar ile sürdürüldüğü sorulup saptanmalı, yerel bilirkişi ve tanık ifadeleri de bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, taşınmazların kadastro paftasındaki konumu bilgisayar programı aracılığıyla ölçekleri eşitlenmek suretiyle uydu ve ortofotoya aktarılarak taşınmazın öncesinde yol olup olmadığına bakılmalı, 3 kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu vasıtasıyla dava konusu taşınmazlar halen zeminde yol ise de bitişiğindeki davacı taşınmazlarıyla mukayese edilerek taşınmazın öncesi ve zirai faaliyete konu olup olmadığı,

hangi tarihte imar-ihyaya başlandığı, tamamlandığı, zilyetliğin kimden kime ne zaman geçtiği ve hangi tasarruflar ile sürdürüldüğünün belirtilmesi, bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi, kabule göre.

166 ada 15 parsel sayılı taşınmazla sınırı olan ve (A) harfi ile gösterilen kısım için ... mirasçıları tarafından dava açıldığı halde ölü ... adına tespit hükmü kurulması isabetsiz olduğundan kararın bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince ikinci kez bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; ... köyü 166 ada 2 parsel, 193 ada 2 parsel, 167 ada 4 parsel, 116 ada 7 parsel ve 120 ada 22 parsellerle sınırı olan ve yol olarak tescil harici bırakılan taşınmaz kısımlarının, evveliyatında imar ihyasının yapıldığı, taşınmazların mevcut durumda yol olarak kullanıldığı,

kültür bitkisi kalıntıları olması göz önüne alındığında yakın zamanda tarımsal faaliyete konu oldukları ve zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi vasfında oldukları, davacılar lehine zilyetlikten edinme koşullarının oluştuğu, 166 ada 15 parsel, 166 ada 16 parsel, 166 ada, 13 parsel, 116 ada 23 parsel ile 193 ada 2 parselin 23.03.2023 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısımlarında zilyetlikten edinme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine, Siirt ili ... ilçesi ... köyü 166 ada 15 parsel, 166 ada 16 parsel, 166 ada,13 parsel,

116 ada 23 parsel ile 193 ada 2 parselin 23.03.2023 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 334,28 metrekarelik kısmı bakımından açılan davanın reddine, Siirt ili ... ilçesi ... köyü 166 ada 2 parsel ile sınırı olan yolun 23.03.2023 havale tarihli fen bilirkişi raporunda ( I ) harfi ile gösterilen 112,49 metrekarelik kısmının mülkiyetinin davacı ... adına tespitine, 193 ada 2 nolu parsel ile sınırı olan yolun 23.03.2023 tarihli fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 786,02 metrekarelik kısmının mülkiyetinin davacı ... adına tespitine,

167 ada 4 nolu parsel ile sınırı olan yolun 23.03.2023 tarihli fen bilirkişi raporunda (E) harfi ile gösterilen 431.00 metrekarelik kısmının mülkiyetinin davacı ... adına tespitine, 116 ada 17 nolu parsel ile sınırı olan yolun 23.03.2023 tarihli fen bilirkişi raporunda (F) harfi ile gösterilen 640.35 metrekarelik kısmının mülkiyetinin davacılar ... , ... ve ... adlarına taşınmazdaki payları oranında tespitine, 120 ada 22 parsel ile sınırı olan yolun 23.03.2023 tarihli fen bilirkişi raporunda (H) harfi ile gösterilen 121.40 metrekarelik kısmının mülkiyetinin davacı ... adına tespitine karar verilmiş, karar davalılar Hazine,

Orman İdaresi ve KGM vekilleri tarafında ayrı ayrı temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre,

Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine, Orman İdaresi ve KGM vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler ayrı ayrı kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun'un 12. maddesine göre; davalı ... Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/367, K. 2025/5191, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/367
Karar No
2025/5191
Tarih
2 Temmuz 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2024/375 K.2025/474
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/380 K.2025/11331
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/382 K.2025/5189
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/386 K.2025/6011
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/393 K.2025/5078
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/395 K.2025/10817

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.