KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/4738 E., 2025/7077 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2409 E., 2024/1170 K..
- İlk derece mahkemesi
- Mersin Kadastro Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/435 E., 2021/53 K.
Karar Metni
838 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen kararın davacı ... vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... İdaresi vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteminin değerden reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... 2016/433 Esas sayılı dosyaya sunduğu dava dilekçesinde özetle; Mersin ili Tarsus ilçesi .... Mahallesinde bulunan 364 parsel sayılı taşınmazın müşterekleri ve adına tarla vasıflı kayıtlı olduğunu, yapılan kadastro çalışmaları neticesinde "Ağaçlandırma sahası içerisinde kalmaktadır." şerhi verilmek suretiyle tespit edildiğini, oysa taşınmazın kadimden beri tarım arazisi olarak kullanılageldiğini ve hali hazırda üzerinde tarım yapıldığını, hiç bir zamanda taşınmazda orman ağaçlandırmasının yapılmadığını, kaldı ki mülkiyeti kendilerine ait taşınmaz üzerinde her herhangi bir rıza ve izin olmaksızın bu türden bir çalışma da yapılamayacağını ileri sürerek, parsel üzerine konulan şerhin terkinini talep etmiştir.
Davacı ... 2016/435 Esas sayılı dosyaya sunduğu dava dilekçesinde özetle. Mersin ili .... ilçesi ...
Mahallesinde bulunan 244, 245, 347, 3 65... parsel sayılı taşınmazların müşterekleri ve adına tarla vasıflı kayıtlı olduğunu, yapılan kadastro çalışmaları neticesinde "Ağaçlandırma sahası içerisinde kalmaktadır." şerhi verilmek suretiyle tespit edildiğini, oysa taşınmazların kadimden beri tarım arazisi olarak kullanılageldiğini ve hali hazırda üzerlerinde tarım yapıldığını, hiç bir zamanda taşınmazlarda orman ağaçlandırmasının yapılmadığını, kaldı ki mülkiyeti kendilerine ait taşınmazlar üzerinde her herhangi bir rıza ve izin olmaksızın bu türden bir çalışma da yapılamayacağını ileri sürerek,
parseller üzerine konulan şerhin terkinini talep etmiştir. Yargılama sırasında asli müdahil ... 3 65... parsellerde ismi geçen ...'ın murisi olduğunu beyan ederek, 244, 245, 347, 3 65... parseller yönünden, asli müdahil ... ise vekili aracılığıyla 3 65... parsellerde ismi geçen ...'ın müvekkilinin murisi olduğunu beyan ederek 244, 245, 347, 3 65... parseller yönünden davayı takip talebinde bulunmuştur.
Yargılama sırasında 2016/433 Esas sayılı dosya ile 2016/433 Esas sayılı dosyaya konu taşınmazların 1 04... parsel olarak tespiti yapılan taşınmaz hudutları içerisinde kaldığı ve aynı ada parsele ilişkin olduğu gerekçesi ile dosyaların birleştirilmesine, yargılamanın 2016/435 Esas sayılı dosya üzerinde yürütülmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Mersin ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 04... parsel sayılı taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına 20.05.2016 tarihinde tespitinin yapıldığı ve tutanağının beyanlar hanesine 244, 245, 344, 345, 346, 347, 360, 361, 362, 364, 365, 366, 367, 368, 369, 370, 371, 374, 379, 380, 382, 384, 385, 388, 433, 434, 8 04... parsel numaralı taşınmazların tamamı projeli ağaçlandırma sahası içerisinde kalmaktadır ibaresinin yazılı olduğu.
244, 245, 347, 364, 365, 366 parsel sayılı taşınmazların 1975 yılında yapılar tapulama çalışmalarında tespitlerinin yapıldığı ve tescil olunduğu, 2016 yılında yapılan çalışmalarda bu taşınmazlar hakkında tutanak düzenlenmediği sadece 1 04... parsel yönünden tutanak düzenlendiği. 244, 245, 347 parsel sayılı taşınmazların 4 tarafının ormanla çevrili olduğu ve orman içi açıklık vasfında oldukları.
364, 365, 366 parsel sayılı taşınmazların orman vasfında olmadığı, 364 parselin tapulu olduğu ve orman içi açıklık vasfının tartışılmayacağı" gerekçesiyle,
1. a) Davacı ...'ın ve asli müdahil ...'ın 3 65... parseller yönünden açmış oldukları davalarının kabulüne, b) Davacı ...'ın ve asli müdahil ...'ın 2 44... parseller yönünden açmış oldukları davalarının reddine, c) Davacı ...'ın 347 parsel yönünden açmış olduğu davasının reddine, d) Davacı ... ...'un 364 parsel yönünden açmış olduğu davasının kabulüne,
2. Dava konusu Mersin ili .... ... Mahallesi 364, 3 65... parsel sayılı taşınmazlara yönelik orman sınırları içerisine alınması işleminin iptaline, taşınmazların orman tahdit sınırları dışına çıkarılmasına, iş bu parseller yönünden tapunun beyanlar hanesindeki "Tamamı Orman Sınırları İçerisinde Kalmaktadır." şerhinin terkinine, bu haliyle bakiye kısım yönünden Mersin ili ... ilçesi ....
Mahallesi 1 04... parsel sayılı taşınmazın tapuya aktarılmasına..." karar verilmiş; hükmün, davacı ... vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ...
İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "...İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda vicdani kanaatin oluştuğu, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, kararın dayandığı deliller ile kanuni sebepler ve gerekçe içeriğine göre, davanın esası ile ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı..." gerekçesiyle istinaf başvuruları esastan reddedilmiş ve işbu karar, davalı ...
İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/4738, K. 2025/7077, 1 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama