KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/4886 E., 2025/6371 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/861 E., 2024/1057 K.
- Dava türü
- Tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespiti
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Erzurum 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/156 E., 2022/90 K.
Karar Metni
602 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında Erzurum 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Dava dilekçesinde; davacı ...'nun Erzurum'da kurulu ... Vakfı'nın tevliyete müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; bilirkişinin kök raporu ve 29.11.2021 tarihli ek raporunda. Erzurum'da kurulu bulunan ... Vakfı'nın aynı batıdan olan evlatlarından ...'nun Vakıflar Yönetmeliği'nin 25. maddesinde belirtilen aynı batının en büyüğü ve yüksek okul mezunu olması nedeni ile mütevelliliğe ehil olduğunun bildirildiği, Mahkemece davacının adli sicil kaydı UYAP üzerinden celp edilmekle davacının adli sicil kaydı olmadığı,
ayrıca her ne kadar bilirkişi raporunda davacı vekilinin 26.05.2021 tarihli dilekçesi ekinde sunulan vakıf evlat listesinde ismi geçen kişilerin tamamının nüfus kaydı istenerek değerlendirme yapılmamışsa da İlk Derece Mahkemesince bu listede ismi geçen tüm şahısların nüfus kayıt örneği dosya arasına alınarak incelenmekle yaş olarak en büyük olanın davacı taraf olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne davacının ...
Vakfı'nın tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davalı ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; vakfın mülhak vakıf olduğu, yöneticisi olan ...'nun ölümü ile yönetimin ... tarafından yapıldığı, davacının vakıf evlatlığının kesinleşmiş Mahkeme kararı ile belirlendiği, bunun güçlü delil niteliğinde olduğu, tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespitinin Mahkemeye ait olduğu, atamanın ise idarece yapılacağı, her ne kadar vakıf evlatlarından ... tarafından açılan davanın (Erzurum 1. Hukuk Dairesinin 2023/250 Esas, 2023/789 Karar sayılı ilamı ile) birleştirilmesi değerlendirilmiş ise de;
anılan davanın temyiz aşamasında bulunduğu ve atamanın idarece yapılacağı gözetilerek davaların birleştirilmesi yönünden kaldırma kararı verilmemiş, davacının ehil ve ekber evlat olduğu saptanarak tevliyete müstehak olduğunun tespitine dair verilen Mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davalı tarafın yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davalı ... vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, vakfiyede, erkek evlad-kız evlad ayrımı olduğu, Mahkemenin davacının kız evlad soyundan geldiğine dikkat etmeden karar verdiğini, arz ve izah olunan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Dava, mülhak vakfa mütevelli atanma kararına esas teşkil etmesi yönü ile vakfın tevliyetine ehil vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/4886, K. 2025/6371, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama