KÜNYE
8. Hukuk Dairesi 2024/5387 E., 2025/7720 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1843 E., 2024/702 K.
- İlk derece mahkemesi
- Pazar (Rize) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/59 E., 2023/593 K.
Karar Metni
521 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Dava konusu Rize ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 01... sayılı parsel 5304 sayılı Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 3. maddesi ile değişik 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 4. maddesinin 3. fıkrasına göre yapılan çalışmalarda orman niteliği ile tespit edilmiş, dava dışı üçüncü kişilerin yapılan tespite itiraz etmesi sonucu kadastro komisyonunca itirazların kısmen kabulü ile 132.224,66 m² yüzölçümünde Hazine adına 11.06.2007 tarihinde tespit edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait Rize ili ... ilçesi ... köyü 1 67... parsel sayılı taşınmazın devamı niteliğindeki bir kısım taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında, Hazineye ait 1 01... parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalacak şekilde tescil edildiğini, dava konusu taşınmazın davacıya atalarından kaldığını, taşınmazın büyük bir kısmında çay ve fındık tarımı yapıldığını, bu hali ile orman niteliğinde olduğu düşünülerek Hazine adına tescil edilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek, dava konusu taşınmazın keşifte tespit edilecek olan kısmının tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "dava konusu taşınmazda davacının uzun süreli ekonomik amaca uygun bir zilyetliğin bulunmadığı, dava konusu taşınmazda davacının nizasız ve fasılasız uzun süreli zilyetliğinin bulunmadığı, dava konusu edilen kısımın buraya çay ekilmeden önce herkes tarafından otlak olarak kullanıldığı ve çaylıkların 3-5 yıllık olduğu dosya kapsamında sabit olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; " incelenen 1959, 1969, 1973, 1982, 20 04... tarihli hava fotoğraflarına göre taşınmazların orman vasfında olmadığı belirlenmekle birlikte ziraat bilirkişi raporunda eğimin yüzde 35-40 olduğunun ve çay bitkilerinin 3-5 yaşlarında olduğu tespit edilip, davacının taşınmaz üzerinde kazanmayı sağlayacak süre ve mahiyette zilyetliğinin ispat edilemediği" belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/5387, K. 2025/7720, 22 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama